Ulaşım

Dili değiştir
Sayfa Son değiştirilme 21.08.2019
4 min read
Ulaştırma toplumda ve ekonomide hayati bir rol oynar. Yaşam kalitemiz verimli ve erişilebilir bir ulaştırma sistemine bağlıdır. Ulaştırma, aynı zamanda Avrupa Birliği’nde (AB) temel çevresel baskı kaynaklarından biridir ve iklim değişikliğine, hava kirliliğine ve gürültüye neden olmaktadır. Ayrıca geniş arazi şeritlerini kapsar ve çarpık kentleşmeye, yaşam ortamlarının parçalanmasına ve yüzeylerin tıkanmasına da katkıda bulunur.

Ulaştırma, AB dahilinde tüm nihai enerjinin üçte birini tüketmektedir. Bu enerjinin büyük kısmı petrolden gelmektedir. Bu çerçevede ulaştırma, AB’nin sera gazı salımlarının büyük bir kısmından sorumludur ve iklim değişikliğinin önemli nedenlerinden biridir. Enerji üretimi ve endüstri gibi diğer birçok ekonomik sektör, 1990 yılından bu yana salımlarını azaltırken, ulaştırma kaynaklı salımlar artmıştır. Ulaştırma kaynaklı salımlar şu anda, AB’nin toplam sera gazı salımlarının dörtte birinden fazlasını teşkil etmektedir. Bu yönelimin tersine çevrilmesi şu an için ufukta görünmemektedir. Bu durum ulaştırma sektörünü, AB’nin iklim koruma hedeflerini gerçekleştirmenin önünde önemli bir engel haline getirmektedir. Araba, kamyonet, kamyon ve otobüsler, ulaştırma kaynaklı sera gazı salımının %70’ini oluşturmaktadır. Sera gazı salımının geri kalanı, daha çok gemicilik ve havacılıktan gelmektedir.

Ulaştırma özellikle şehirlerde önemli bir hava kirliliği   kaynağı olmaya devam etmektedir. Parçacık madde (PM) ve azot dioksit (NO2) gibi hava kirleticiler insan sağlığı ve çevreye zarar vermektedir. Yakıt kalite standartlarının, Avrupa araç salım standartlarının uygulanması ve daha temiz teknolojilerin kullanımı sayesinde, ulaştırma kaynaklı hava kirliliği son on yılda azalmış olsa da, hava kirleticilerin konsantrasyonları hâlâ çok yüksektir.

Gürültü kirliliği, ulaştırmayla bağlantılı bir başka önemli çevresel sağlık sorunudur. Kara yolu trafiği gürültünün en yaygın kaynağıdır. Avrupa Çevre Ajansına (AÇA) üye ülkelerde 100 milyondan fazla insan, gürültünün ulaştığı zararlı seviyelerden etkilenmektedir. Hava trafiği ve demir yolları da önemli gürültü kaynaklarıdır.

Dahası, ulaştırma altyapısının doğa üzerinde de ciddi bir olumsuz etkisi vardır çünkü bu altyapı, doğal alanları küçük parçalara böler ve bu da hayvan ve bitkiler için ciddi sonuçlar doğurur.

AB politikaları

Ulaştırmanın olumsuz etkilerini azaltmak, önemli bir AB politikası hedefidir. Bu faaliyetin ana başlıkları, ulaştırmayı en az kirletici ve en verimli yöntemlere kaydırmak, daha sürdürülebilir ulaştırma teknolojisi, yakıt ve alt yapısı uygulamak ve ulaştırma fiyatlarının olumsuz çevre ve sağlık etkilerini eksiksiz yansıtmasını sağlamaktır.

AB strateji belgeleri, ulaştırmayı karbonsuzlaştırmaya odaklanır. Avrupa Komisyonunun 2018 stratejisi ‘Herkes için Temiz bir Gezegen: Müreffeh, çağdaş, rekabetçi ve iklime zararsız bir ekonomi için stratejik uzun vadeli Avrupa vizyonu’ 2050’ye kadar AB genelinde ‘net sıfır’ sera gazı salımlarına doğru geçiş için bir yol haritası çizmeyi amaçlamaktadır. Strateji, ulaştırma için  sistem temelli bir yaklaşım ihtiyacının altını çizmekte, düşük karbon yöntemlerine ve sıfır salım araçlara geçişin önemini vurgulamakta, elektriklileştirme ve yenilenebilir enerji kaynaklarının merkezi rolünün önemini vurgulamakta ve işletme verimliliğinin iyileştirilmesini teşvik etmektedir. Ayrıca, daha iyi şehir planlamasını ve toplu taşımanın avantajlarının tam kapsamıyla gerçekleştirilmesi yönünde çağrıda bulunmaktadır. Aynı şekilde 2016 yılında ‘Düşük salımlı taşınırlık için Avrupa Stratejisi’ daha verimli bir ulaştırma sistemini, düşük salımlı yakıtların hızla yayılmasını ve düşük ve sıfır salımlı araçlara geçişi  öncelikli eylem alanları olarak tanımlamıştır.

Ayrıca AB mevzuatı, ulaştırmanın çevreye ve sağlığa etkilerini, bağlayıcı kurallar koyarak doğrudan ele almaktadır. Bu kurallar, araba, kamyonet, kamyon ve otobüsler için salım sınırlarını, ulaştırma için özel zorunlulukları ve havaalanları gibi büyük ulaştırma altyapıları için gürültü haritaları ve gürültü yönetimi eylem planlarını içermektedir.

AÇA faaliyetleri

AÇA,  (EC) No 443/2009 ve (EU) No 510/2011 sayılı AB Tüzükleri uyarınca, Avrupa’da kayıtlı bütün yeni arabalara ve kamyonetlere dair verileri toplamakta ve yayınlamaktadır. Bu veriler, yeni araç filolarının verimliliğini değerlendirmek için gerekli olup CO2 salımlarına ve araç ağırlığına dair bilgiler içerir. Toplanan verinin kapsamı, gelecekte kamyon ve otobüsleri içine alacak şekilde genişletilecektir. AÇA aynı zamanda, üye ülkelerinden sera gazı ve hava kirleticiler hakkında ulusal envanter verileri de toplamaktadır. Bu veriler, ulaştırmanın Avrupa’daki iklim değişikliğine ve hava kirliliğine katkısına dair önemli bir fikir vermektedir. Buna ek olarak, AÇA, yakıt tedarikçilerine kara yolu taşımacılığı için temin edilen yakıtın sera gazı yoğunluğunu azaltmaları için zorunluluklar getiren 98/70/EC  sayılı Yakıt Kalite Talimatının  raporlama sürecini yürütmektedir.

AÇA’nın bir başka önemli faaliyeti, Ulaştırma ve Çevre Raporlama Mekanizması’dır (TERM). Bu mekanizma yoluyla AÇA, Avrupa’daki ulaştırmanın çevresel performansını izlemektedir. TERM, ulaştırmayla ilgili politika hedeflerinin karşılanmasına yönelik ilerlemenin ölçülmesi için kullanılan bir dizi göstergeyi temel alır. AÇA aynı zamanda, her yıl farklı bir başlığa odaklanan ulaştırma alanındaki mevcut gelişmeler üzerine yıllık bir rapor yayınlamaktadır. Ulaştırmanın gürültü kirliliğine katkısını soruşturmak da AÇA’nın görevleri arasındadır.

İlgili içerik

İlgili yayınlar

Ayrıca bkz.

Belge İşlemleri
Abonelikler
Raporlarımızı (basılı ve/veya elektronik) ve üç aylık bültenimizi almak için Üye ol
Bizi takip edin