sonraki
önceki
öğeler

Haberler

Avrupa'daki tüm kanser vakalarının %10'unun nedeni kirliliğe maruz kalma

Dili değiştir
Haberler Yayınlandı 28.06.2022 Son değiştirilme 05.07.2022
6 min read
Photo: © Victor Troyanov, Environment & Me/EEA
Bugün yayınlanan Avrupa Çevre Ajansı (AÇA) raporuna göre; hava kirliliği, ikinci el duman (pasif içicilik - pasif olarak maruz kalınan sigara dumanı), radon, ultraviyole radyasyon, amyant, belirli kimyasallar ve diğer kirleticilere maruz kalma, Avrupa'daki tüm kanser vakalarının %10'undan fazlasına neden olmaktadır. İyi haber ise, bu risklerin önlenebilir olmasıdır.

AB'nin Sıfır Kirlilik Eylem Planı ve Sürdürülebilirlik için Kimyasal Stratejisi yoluyla kirliliğin azaltılması ve bunun yanı sıra mevcut diğer AB politikalarının güçlü bir şekilde uygulanması, kanser vakaları ve ölümlerinin azaltılmasında önemli bir mesafe katedilmesini sağlayacaktır. Bu, vatandaşlarımızın refahı için etkili bir yatırım olacaktır.

Hans Bruyninckx, AÇA İcra Direktörü

AÇA’nın Kanserle Mücadele - Avrupa'da çevrenin katkısı web raporuna göre, çevre ve işyerindeki kirleticiler ile bazı doğal risklerin sağlığımız üzerindeki etkisi büyük olup, bu bazı durumlarda kansere de yol açmaktadır. Avrupa Birliği genelinde her yıl yaklaşık 3 milyon yeni hasta ve 1.3 milyon ölüm ile, kanser toplumumuzda büyük bir zarara yol açmaktadır. Ekonomik maliyeti de oldukça büyük olup, sadece 2018'de bunun yaklaşık 178 milyar Euro olduğu tahmin edilmektedir.

AÇA raporuna göre, bu çevresel ve mesleki kanser risklerinin çoğu, kirliliğin önlenmesi ve davranışların değiştirilmesiyle azaltılabilir. Bu risklere maruz kalmayı azaltmak, kanser vakalarını ve bununla ilişkili ölümleri azaltmada etkili ve uygun maliyetli bir yolu ortaya koymaktadır.

AÇA ilk kez, hava kirliliği, radon, ultraviyole radyasyon, ikinci el duman ve kimyasallar hakkındaki en son bilimsel kanıtları inceleyerek, kanser ve çevre arasındaki bağlantıları araştırmıştır. Rapora göre, Avrupa'daki kanser vakalarının yaklaşık %10'unun arkasında çevresel ve mesleki riskler yatmaktadır.

Çevre, balıkçılık ve okyanuslardan sorumlu AB Komiseri Virginijus Sinkevičius şunları dile getirmiştir: “AÇA raporu, bir çok kanser vakasının altında, çevresel bir nedenin bulunduğunun altını çizmektedir. İyi haber şu ki, kirliliği azaltmak ve ölümleri önlemek için şimdi harekete geçebiliriz. Avrupa Yeşil Anlaşmasının Sıfır Kirlilik hedefleri çerçevesinde , zararlı kirleticilere maruz kalmayı azaltarak kanser önlemede uygun maliyetli faydalar sağlayabiliriz. Çevre için daha iyi olan, bizim için de daha iyidir.”

AB Sağlık ve Gıda Güvenliği Komiseri Stella Kyriakides şunları dile getirmiştir: "Avrupa'da her yıl, tahminen çeyrek milyonu aşkın insan çevresel kanser nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Önleme her zaman tedaviden daha iyi olacaktır. Avrupa'nın Kanserle Mücadele Planının bir parçası olarak su, toprak ve havadaki kirleticileri azaltmak için güçlü bir taahhütte bulunduk. Daha bu hafta, zirai ilaçların kullanımını 2030 yılına kadar %50 oranında azaltmak üzere Çiftlikten Sofraya Stratejimiz kapsamında önemli bir öneri sunduk. Avrupa Çevre Ajansı'nın bulguları, gezegenimizin sağlığı ile vatandaşlarımızın sağlığının birbirine nasıl yakından bağlantılı olduğunu çok açık bir şekilde göstermektedir. Doğaya karşı değil, onunla birlikte çalışmalıyız.”

AÇA İcra Direktörü Hans Bruyninckx şunları dile getirmiştir: “Çevremizdeki kirliliğin Avrupa vatandaşlarının sağlığı ve yaşam kalitesi üzerindeki etkisini ve bu nedenle de kirliliğin önlenmesinin refahımız için çok önemli olduğunu görmekteyiz. AB'nin Sıfır Kirlilik Eylem Planı ve Sürdürülebilirlik için Kimyasal Strateji aracılığıyla kirliliğin azaltılması ve ayrıca mevcut diğer AB politikalarının güçlü bir şekilde uygulanması, kanser vakalarını ve ölümlerini azaltmada önemli bir mesafe katedilmesini sağlayacaktır. Bu, vatandaşlarımızın refahına etkili bir yatırım olacaktır.”

Çevresel riskler

Hava kirliliği (hem iç hem de dış mekânda), Avrupa'daki tüm kanser vakalarının yaklaşık %1'iyle bağlantılı olup, tüm kanser ölümlerinin yaklaşık %2'sine neden olmaktadır. Sadece akciğer kanserleri için bu ölümlerin %9'una varmaktadır. Son zamanlarda yapılan araştırmalar, yetişkinlerde ve çocuklarda, önemli bir hava kirleticisi olan partikül maddeye uzun süreli maruz kalma ile lösemi arasında ilişkiler tespit edilmiştir.

Radon ve ultraviyole radyasyon da Avrupa'daki kanser yüküne önemli ölçüde bir yük getirmektedir. İç mekânda radona maruz kalma, tüm kanser vakalarının %2'sine kadar ve Avrupa'daki her on akciğer kanseri vakasından biri ile bağlantılıdır. Doğal ultraviyole radyasyon, Avrupa'daki tüm kanser vakalarının %4'üne kadar sorumlu olabilir. Özellikle, ciddi bir cilt kanseri türü olan melanoma vakası son birkaç on yılda Avrupa'da genelinde artmıştır.

İkinci el dumana maruz kalma, kendisi hiç sigara içmemiş olan kişilerde tüm kanserler için genel riski %16'ya kadar artırabilir. Avrupalıların yaklaşık %31'i evde, işte, boş zamanlarında, eğitim kurumlarında veya kamusal ortamlarda ikinci el tütün dumanına maruz kalmaktadır.

Avrupa'daki işyerlerinde kullanılan ve çevreye salınan belirli kimyasallar kanserojendir ve kansere neden olmaya katkıda bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, bu kimyasalların birçoğunun kurşun, arsenik, krom, kadmiyum, akrilamid, zirai ilaçlar, Bisfenol A ve per- ve poliflorlu alkil maddeler (PFAS) de dahil olmak üzere, birçok organda kansere neden olduğu bilinmektedir veya bundan şüphelenilmektedir.

Amyantın tüm türleri, mezotelyoma ve akciğer kanserleri, gırtlak ve yumurtalık kanserleri ile ilişkili olan iyi bilinen kanserojenlerdir. AB 2005'te amyantı yasaklamış olsa da, binalarda ve altyapıda halen mevcut bulunmakta, bu da yenileme ve yıkım işlerinde yer alan çalıșanların buna maruz kalmasına neden olmaktadır. Buna ek olarak, kanser maruz kaldıktan yıllar sonra da kendini apaçık göstermeye devam etmekte olup, amyantın mesleki akciğer kanserlerinin %55-88'ini oluşturduğu tahmin edilmektedir.

AB'nin kanser ve kirlilikle ilgili eylemi

Avrupa'nın Kanserle Mücadele Planı, kansere yol açmada çevresel ve mesleki risklerin rolü ile etkili önleme stratejileri aracılığıyla hayat kurtarma potansiyelini tanımakta ve kabul etmektedir. Bu hedef doğrultusunda, Sıfır Kirlilik Eylem Planı, hava ve sudaki kirliliği azalmayı hedeflemekte ve insanların çevre kirliliğine maruz kalmasını azaltmayı ve kanserin çevresel ve mesleki yükü de dahil olmak üzere sağlık üzerindeki etkilerini azaltmayı amaçlamaktadır.

AB, Avrupa için hava kalitesi standartlarını belirleyen Ulusal Emisyon Azaltma Taahhütleri (NEC) Direktifi ve Ortam Havası Kalitesi Direktifi kapsamında, hava kirliliği konusunda halihazırda ciddi önlemler almıştır. Avrupa Komisyonu, diğer hususların yanı sıra hava kalitesi standartlarını Dünya Sağlık Örgütü'nün en son hava kalitesi yönergeleriyle daha uyumlu hale getirmeyi amaçlayan ortam hava kalitesi yönergelerinde bir revizyon başlatmıştır.

Sürdürülebilirlik için Kimyasal Strateji, kansere neden olanlar da dahil olmak üzere ürünlerdeki en zararlı kimyasalları yasaklamayı ve tasarımı gereği güvenli ve sürdürülebilir kimyasalların kullanımını teşvik etmeyi amaçlamaktadır.

Radonla ilgili olarak, Temel Güvenlik Standartları Direktifi, doğal radyasyon kaynaklarına maruz kalmaya karşı yasal olarak bağlayıcı kurallar getirmiştir. AB Üye Devletlerinin ulusal radon eylem planları oluşturmasını gerektirmektedir.. Diğer AB eylemleri arasında, Avrupa'nın ikici el duman ile mücadele çabalarını koordine etmek ve ultraviyole radyasyonun tehlikeleri konusunda farkındalığı artırmak yer almaktadır.

Permalinks

Geographic coverage

Temporal coverage