Avrupa’da döngüsel ekonomi: hepimizin üstleneceği bir rol var

Dili değiştir
Article Yayınlandı 14.06.2017 Son değiştirilme 15.09.2017
Çoğu insana uzak bir konsept olmasa da, döngüsel ekonomi fikri soyut bir kavram olarak kalmaya devam ediyor. ‘Yeşile geçiş’ dünya çapında popülaritesi gittikçe artan bir tema da olsa, sürdürülebilir bir gelecek temin edebilmek ve uzun vadede refahımızı güvenceye alabilmek için ileride yaşam tarzımızda yapmamız gereken daha büyük çaplı değişikliklerden çoğu insan henüz haberdar durumda değil.
©Sitra / Sari Gustafsson

©Sitra / Sari Gustafsson

Günümüze ait kaynak kullanımı sürdürülebilir durumda değil. Gezegenimizin uzun vadede sağlayabileceğinden çok daha fazla ham madde çıkarıyor ve tüketiyoruz. 2050 yılına geldiğimizde, tüm dünyada 6-7 milyar civarı orta sınıf tüketici olacak, bu da tüketim ve çevre üzerinde gittikçe artan bir baskı kuracaktır. Modern yaşamımız giderek artan düzeyde rahatlık gerektirmekte ve bunun da bir maliyeti bulunmaktadır. Sadece plastik kullanımını ele alırsak; geri dönüşüm yetersiz bir şekilde yapıldığından dolayı pek çok plastik ürünün son adresi okyanuslarımız ve denizlerimiz olmakta ve bu da gerçek anlamda tahribata yol açmaktadır.

Avrupa’nın uzun vadeli hedefleri

Avrupa Birliği ve dünyadaki diğer bölgeler karbon emisyonlarımızı azaltarak iklim değişikliğiyle mücadelede önemli ilerlemeler kaydetmektedir. Emisyonu azaltımının ekonomik büyüme açısından zararlı olmadığını, aksine oldukça faydalı olduğunu daha önce gösterdik. 1990 yılından bu yana AB’nin gayrisafi yurt içi hasılası %50 büyüdü, sera gazları %24 oranında düştü. Gittikçe daha fazla insan, kendi üstüne düşeni yapıyor, arabalarını paylaşarak enerji kullanımlarını düşürüyor ya da geri dönüşümden tam anlamıyla gerçekleştirerek ev atıklarını ayrıştırıyor. Bunlar iyi adımlar, ama düşük karbonlu bir geleceğe ulaşmak için ya da Avrupa Birliği’nin uzun vadeli ‘gezegenimiz sınırları dahilinde iyi yaşam’ hedefine ulaşmak için bu tedbirlerin yeterli olmayacağını biliyoruz.

Bu soruna yönelik olarak kamu bilincinin giderek arttığını, yeni politika planlarının geliştirilmekte olduğunu ve bunların üretim, tüketim ve yaşam biçimimizi temelden değiştireceğine dair işaretler görmekteyiz. Bu siyasal planlar, bu değişime dair uzun vadeli bir perspektifle entegre ve sistematik yanıtlar bulmaya çalışmaktadır. 2015 yılı sonlarında Avrupa Komisyonu, Avrupa’nın ortaya koyduğu yol haritasına yönelik kanun hükmünde bir döngüsel ekonomi paketini yasalaştırdı. Pakette üretim ve tüketimden, atık yönetimine kadar bir ürünün uzatılmış yaşam döngüsünün değişik aşamaları yer almaktadır. Önerilen tedbirler hem çevreye hem de ekonomiye fayda sağlayacak şekilde tasarlanmaktadır. Bu tedbirlerle, fiziksel materyallerin ve değerlerinin ekonomik döngüde mümkün olduğunca muhafaza edilmeleri, atığın azaltılması, enerji tasarrufunun arttırılması ve sera gazı emisyonlarının azaltımı hedeflenmektedir. Bu öneriler 54 tedbirle desteklenmekte, şu anda çok sayıda ekonomik faaliyet ve sektörü kapsayan sağlam ilkelere dönüştürülmektedirler.

Döngüsel ekonomiye geçiş, mevcut ‘yap-kullan-at’ eksenli doğrusal ekonomimizin neden olduğu çevre ve insan sağlığı problemlerinin hafifletilmesine yardımcı olacaktır. Buna karşın kaynak verimliliği ve atık geri dönüşümünün çok ötesine geçen üretim ve tüketim sistemlerine yönelik devasa değişiklikler gerektirecektir.

Bilginin inşası ve ilerlemenin izlenmesi

Döngüsel ekonomiyi gerçeğe dönüştürmenin kilit öğesi, bilgi inşa etmek, ilerleyişi denetlemek, destekleyici ve esnek politikalar geliştirilmesine öncülük edebilmek için kanun koyucuların ihtiyaç duydukları anlayış, veri ve bilgilere sahip olmalarını sağlamaktır. Bu, Avrupa Çevre Ajansı’nda bizim üstlendiğimiz kilit bir görevdir.

Yakın zamanda Helsinki’de gerçekleşen Dünya Döngüsel Ekonomi Forumu’nda 100’den fazla ülkeden 1500 kadar siyasetçi, araştırmacı ve iş dünyası lideri ile bir araya geldim ve döngüsel ekonomi modelinin nasıl ana akıma yerleştirileceğine dair fikir, vizyon ve çözümler hakkında görüşerek paylaşımlarda bulunduk. Bu konferansta AÇA, bilgi inşasının önemini vurguladı. Ajansımız planlı döngüsel ekonomi raporları serisinde ikinci sunumunu gerçekleştirdi. ‘Tasarım itibariyle döngüsel – döngüsel ekonomide ürün’ adlı son raporumuzda, ürün tasarımını etkileyen faktörlerle birlikte yeni çıkan üretim ve tüketim akımlarının döngüsel materyal kullanımını nasıl daha da güçlendirebileceği veya sekteye uğratabileceği ele alındı. Örneğin, modüler cep telefonları veya yedek parçaların 3D baskısı gibi yeni çıkan inovasyonlar ‘döngüsele geçiş’ sürecinde nasıl yer alıyor? ‘Tasarım itibariyle döngüsel’ kendi başına gerçekleşemez. Bunun, önümüzdeki süreç için bir yol haritası ortaya koyacak olan güçlü kamu ve özel idari yapılarla desteklenmesi gerekecektir. Hangi pazar koşullarının, yeni teknolojilerin, hangi araştırma ve geliştirme süreçlerinin üzerinde durulması gerektiğine toplum ve iş sektörü tarafından etkin bir biçimde bakılması gerekecektir.

Döngüsel ekonomiye geçişi destekleme konusunda hepimizin üstleneceği bir rol var. Büyük geçişi gerçekleştirebilmek için hepimizin doğru bilgi ve çözümlere sahip olması kritik önem taşıyor. Açık olan şu ki, döngüsel ve düşük karbon ekonomiye geçişimizi hızlandırmak üzere ileri derecede inovasyonları veya teknolojileri kullanmadığımız takdirde bu gerçekleşmeyecektir.

 Hans Bruyninckx

Hans Bruyninckx

AÇA İcra Direktörü

AÇA Bülteni, sayı 2017/2, Haziran 2017'de yayınlanan editoryal.

Temporal coverage

Abonelikler
Raporlarımızı (basılı ve/veya elektronik) ve üç aylık bültenimizi almak için Üye ol
Bizi takip edin
 
 
 
 
 
Avrupa Çevre Ajansı (AÇA)
Kongens Nytorv 6
1050 Kopenhag K
Danimarka
Telefon +45 3336 7100