Temiz, yenilenebilir enerjiyi sağlamak

Temiz enerjideki araştırmalar, enerji verimliliği ve enerji tasarruflarıyla birlikte yürütülmelidir. Yenilikçi çözümler, enerjiyi üretme, saklama, taşıma ve kullanma şeklimizi temelinden değiştirebilir. Fosil yakıtlardan yenilenebilir ve temiz enerjiye bu geçiş kısa vadede, fosil yakıtlara dayalı toplulukları etkileyebilir. Hedefe yönelik politikalar ve profesyonel yeteneklere yapılan yatırımlarla temiz enerji yeni ekonomik olanaklar sağlayabilir.

Daha fazla okuyun

Küresel ve yerel: güvenli ve uygun fiyatlı enerji

Enerji, küresel piyasalarda ticareti yapılan bir üründür. Uygun maliyetli enerji kaynaklarına erişim sağlayamama, enerji akışlarındaki kesintiler, yüksek ithalat bağımlılığı ve ani fiyat dalgalanmaları, etkilenen toplumların ekonomisini ve dolayısı ile ekonomik ve sosyal refahını etkileyen potansiyel zayıflıklar olarak görülüyor. Avrupa ve dünya genelinde yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, küresel enerji politikasının kurallarını değiştirebilir mi? AB’nin Enerji Birliği buna nasıl katkı sağlıyor?

Daha fazla okuyun

Elektrikli geleceğe doğru mu gidiyoruz?

Avrupa yollarında çok ciddi bir değişime yelken açıldı. Elektrikli taşıt kullanımının Avrupa genelinde büyük bir artış göstereceği öngörülüyor. Bu, daha yeşil bir karayolu ulaşım sistemine zemin hazırlayabilecek, ancak enerji talebini karşılama ve ilgili altyapılara yatırım yapma konusunda zorluklar çıkarabilecek bir hareket.

Daha fazla okuyun

Röportaj - Enerji verimliliği hepimize yarar sağlıyor

Enerji verimliliğinin arttırılmasından sağlanacak potansiyel faydalar oldukça fazla. Söz konusu faydalar yalnızca enerji tasarrufu yapmak ve iklim değişikliğine karşı mücadele vermek anlamında değil, aynı zamanda insan sağlığını geliştirmek ve iş olanakları oluşturmak dahil, diğer ortak yararlar yelpazesine de katkıda bulunuyor. Kopenhag Enerji Verimliliği Merkezi Baş Danışmanı Tim Farrell’a, konu enerji verimliliğini artırmak olduğunda en iyi neyin işe yaradığını sorduk. Hedeflenen politika önlemleri ile uygulamayı ve uygunluğu destekleyecek yeterli kaynakların başarıya yönelik önemli unsurlardan birkaçı olduğunu vurguladı.

Daha fazla okuyun

Enerji ve iklim değişikliği

İklim değişikliğini hafifletmek ve uyumu sağlamak, 21. yüzyılın ana zorlukları arasında yer alıyor. Bu zorlukların temelinde enerji sorunu, daha net bir ifadeyle genel enerji tüketimimiz ve fosil yakıtlara olan bağımlılığımız, yer alıyor. Küresel ısınmayı sınırlandırmada başarılı olabilmek için, dünya hiç vakit kaybetmeden enerjiyi verimli kullanmalı ve aynı zamanda hareket, ısınma ve soğutma süreçlerini temiz enerji kaynaklarını benimseyerek yürütmeli. Bu enerji geçişini temin etmede Avrupa Birliği politikaları önemli bir rol oynuyor.

Daha fazla okuyun

Avrupa’da Enerji — Mevcut durum

Avrupa ülkeleri 10 yıl öncesine kıyasla daha az enerji tüketiyor. Bunun ana nedeni enerji verimliliği kazanımları. Avrupa aynı zamanda enerji tasarrufları ve beklenenden daha hızlı yenilenebilir enerji üretimi sayesinde fosil yakıtlara daha az bağımlı kalıyor. 2005-2015 yılları arasında AB’nin enerji tüketiminde yenilenebilir enerjinin payı %9’dan neredeyse %17’ye çıkarak ikiye katlandı. Temiz enerji doğrultusunda bazı sektör ve ülkeler başı çekiyor. Pazar payı giderek azalsa da, fosil yakıtlar Avrupa’da baskın enerji kaynağı olmayı sürdürüyor.

Daha fazla okuyun

Avrupa’da enerjinin geleceğini şekillendirmek: Temiz, akıllı ve yenilenebilir

Yaşam kalitemiz, tüm diğer etkenlerin yanı sıra, enerjinin uygun bir fiyata güvenilir bir şekilde tedarikine bağlıdır. Evlerimizi ısıtabilmek ve soğutabilmek için, gıdalarımızı muhafaza edebilmek için, seyahat edebilmek için, okul, hastane veya yollar inşa edebilmek için enerji kullanıyoruz. Varlık ve refahımıza katkıda bulunan pek çok görevi yürütmek üzere makinelerden faydalanıyoruz ve makineler de enerji ile çalışıyor. Kullandığımız enerjinin büyük bir bölümünü elde etmek için halen fosil yakıtlar tüketmekteyiz. Dahası, kullanım esnasında ve öncesinde bu enerjinin kayda değer bir kısmını da israf etmekteyiz.

Daha fazla okuyun

Röportaj — Toprağımızda gıda mı yoksa yakıt mı yetiştirelim?

Yaklaşık on yıl kadar önce, bitkilerden biyoyakıt elde etmek, fosil yakıtlara ekolojik bir alternatif olarak kabul gördü. Yakın dönemde bunun sadece sera gazları ve hava kirletici emisyonların azaltılmasında etkin bir çözüm olmakla kalmadığı, aynı zamanda gıda üretimiyle de rekabete girdiği gözlemleniyor. Biyoyakıt üretimi ve tarım hakkında ve bunun nasıl sürdürülebilir olarak yapılabileceğine dair Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Doğal Kaynaklar Yetkilisi Irini Maltsoglou ile görüştük.

Daha fazla okuyun

İklim finans: düşük karbonlu, iklim direncine sahip bir Avrupa için kaynaklar

İklimimiz değişiyor. İklim değişikliği hızını sınırlandırmak için, sera gazı emisyonlarını azaltmak ve aynı zamanda, bugüne ve geleceğe yönelik etkilere hazırlanmamıza yardımcı olacak tedbirler almak zorundayız. Bu tedbir kanallarının her ikisi de, yatırımların benzeri görülmemiş biçimde yeniden yönlendirilmesini gerektirmektedir. Bu durum, Paris ve yakın zamanda Marakeş’te gerçekleştirilen iklim konferansları tarafından kabul edildi. Finans sektörü Avrupa’nın düşük karbonlu ve iklim değişikliğine dirençli bir topluma dönüşümünde kritik bir rol oynayabilir ve oynayacaktır da.

Daha fazla okuyun

Elektrikli araçlar: sürdürülebilir bir hareketlilik sistemine doğru

Modern toplum ürünlerin ve insanların hareketine dayalıdır, fakat mevcut taşımacılık sistemlerimizin insan sağlığı ve çevre üzerinde olumsuz etkileri vardır. Elektrikli araçlar hakkında hazırlanan bir raporun proje yöneticisi olan Magdalena Jóźwicka ile araçlar için konvansiyonel yakıtlara alternatif olarak elektrik kullanmanın çevresel avantajları ve zorlukları hakkında konuştuk.

Daha fazla okuyun

Paris'in Ötesinde: Düşük karbonlu ekonomiyi mümkün kılmak

Paris'te geçen Aralık ayında dünya, kendine iddialı bir hedef koydu: küresel ortalama sıcaklık artışını 2 derecenin mümkün mertebe altında ve endüstri öncesi düzeylerin 1,5 derece üzerinde sınırlamak. Bu ayın başlarındaki G20 zirvesinde, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri Paris anlaşmasına resmi olarak bağlılıklarını bildirdiler. Bu, sera gazı emisyonlarını kesmeye ve küresel ısınmayı sınırlamaya yönelik uluslararası çaba için önemli bir ileri adımdır. Ancak, imza sahibi ülkeler tarafından şimdiye kadar verilen mevcut azaltma taahhütleri bu iddialı hedefi karşılamak için yeterli değildir.

Daha fazla okuyun

Avrupa’da sağlıklı ormanların anahtarı sürdürülebilir bir yönetimdir

Avrupa’daki ormanlar bize temiz hava, temiz su, doğal karbon depolama, kereste, yiyecek ve diğer ürünler olmak üzere bir çok yarar sağlar. Aynı zamanda, pek çok canlı türüne ve doğal ortama ev sahipliği yaparlar. Avrupa Çevre Ajansı’nda orman ve çevre uzmanı olan Annemarie Bastrup-Birk ile Avrupa ormanlarının yüzleştiği zorluklar üzerine konuştuk.

Daha fazla okuyun

İklim anlaşması: düşük karbonlu, iklim değişikliğine dirençli bir dünyaya doğru

Paris'te 195 ülke tarafından mutabık kalınan iklim anlaşması, bu türden ilk evrensel ve hukuken bağlayıcı anlaşma olma özelliğini taşımaktadır. Paris anlaşması uzun yıllar süren hazırlık ve görüşmelerin ve iklim değişikliğinin mevcut ve potansiyel etkileriyle mücadele ihtiyacına dair farkındalığın artmasının bir sonucudur. Düşük karbonlu ve iklim değişikliğine dirençli bir dünya inşa etmeye yönelik önemli ve umut verici bir adımdır. Aynı zamanda politika belirleyicilerine ve işletmelere fosil yakıtlardan uzaklaşma, temiz enerji ve uyum faaliyetlerine yatırım yapma hususunda açık bir mesaj göndermektedir.

Daha fazla okuyun

İklim değişikliği ve yatırımlar

İklim değişikliğini hafifletme ve uyum sağlamaya yönelik önlemlerin, genellikle pahalı olduğu varsayılır ve ekonomi üzerinde ek bir yük taşıdığı düşünülür. Ancak, Avrupa ülkeleri halihazırda araştırma, altyapı, tarım, enerji, ulaşım, kentsel kalkınma, sosyal korunma, sağlık ve doğanın korunması konularında kamusal ve özel fonlar harcıyorlar. Bu alanlara yapılan mevcut harcamaların çevre dostu olmasını ve yeni iş alanları yaratılmasına olanak sağlayacak sürdürülebilir seçeneklerin desteklenmesini sağlayabiliriz.

Daha fazla okuyun

Toprak ve iklim değişikliği

Toprak, iklim sisteminde önemli ve genellikle ihmal edilen bir unsurdur. Okyanuslardan sonra ikinci en büyük karbon deposu ya da "yutağıdır". Bölgeye bağlı olarak, iklim değişikliği bitki büyümesinden dolayı daha fazla karbonun bitkilerde ve toprakta depolanmasına veya daha fazla karbonun atmosfere salınmasına neden olabilir. Toprak üzerindeki kilit ekosistemlerin yeniden iyileştirilmesi ve kentsel ve kırsal alanlarda toprağın sürdürülebilir bir şekilde kullanılması, iklim değişikliğini hafifletmemize ve uyum sağlamamıza yardımcı olabilir.

Daha fazla okuyun

İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak

2014 kayıtlara geçen en sıcak yıl oldu. Ayrıca, gittikçe ısınan yıllar serisindeki yıllardan biriydi. Küresel ısınmayı, sanayileşme öncesi dönemin 2°C üstüyle sınırlandırmak ve iklim değişikliğinin etkilerini en aza indirmek için, atmosfere salınan sera gazlarının büyük ölçüde azaltılması gerekmektedir. Hükümetler hedefler belirleyebilir, ancak eyleme geçilmesi nihai olarak endüstriye, işletmelere, yerel otoritelere, hanelere ve bireylere bağlıdır. Bu eylem; emisyonların azaltılmasını, atmosferik sera gazı konsantrasyonlarının dengelenmesi, sıcaklık artışlarının durdurulmasını ve iklim değişikliğinin sınırlandırılmasını hedeflemelidir.

Daha fazla okuyun

Aldığımız her nefes

Doğduğumuz andan öldüğümüz ana kadar nefes alıyoruz. Bu yalnızca bizim için değil, yeryüzündeki tüm yaşam için hayati ve sürekli bir ihtiyaçtır. Kötü hava kalitesi hepimizi etkiler: Bizim sağlığımıza ve çevrenin sağlığına zarar verir, bu da ekonomik kayıplara yol açar. Peki, soluduğumuz hava nelerden oluşuyor ve çeşitli hava kirleticiler nereden geliyor?

Daha fazla okuyun

Sadece sıcak hava değil - Küresel diplomasi ve Kyoto Protokolü’ne ardıl arayışı

Her kış Kopenhag’ın, şehir merkezindeki eski bir eğlence parkı olan ünlü Tivoli Bahçelerinin kapısı, uzun Noel döneminin resmi başlangıcını kutlamak üzere açılır. Bu Aralık ayında Tivoli’nin yanıp sönen ışıkları, büyük bir olasılıkla, tüm dünyadan binlerce diplomat, politikacı, iş adamı, çevreci ve iklim uzmanının Danimarka’nın başkentine akın edeceği – tarihteki en önemli küresel iklim değişikliği toplantısı olan – (Taraflar Konferansı)– COP 15’in gölgesinde kalacaktır.

Daha fazla okuyun

Biyoenerji patlarsa — Petrolden biyoenerjiye geçiş risksiz bir süreç değil

Biyoenerji yeni bir şey değil. Binlerce yıl boyunca, insanlar odun yakmıştır. 1800’lerin ortalarındaki sanayi devrimiyle, kömür ve petrol başta olmak üzere, ‘fosil yakıt’ diye tabir edilen yakıtlar yükselişe geçmiştir. Ancak, fosil yakıtları bulmak ve çıkarmak giderek zorlaşmakta, pahalanmakta, hararetli siyasi tartışmalara konu olmaktadır.

Daha fazla okuyun

Avrupa Çevre Ajansı (AÇA)
Kongens Nytorv 6
1050 Kopenhag K
Danimarka
Telefon +45 3336 7100