Odak noktasında havacılık ve denizcilik emisyonları

Dili değiştir
Article Yayınlandı 12.04.2018 Son değiştirilme 18.04.2018
Yakın zaman önce Avrupa Çevre Ajansı (AÇA), bu yıl havacılık ve denizciliğe odaklanan, yıllık Ulaştırma ve Çevre Raporlama Mekanizması (TERM) raporunu yayımladı. Bu iki sektör hızla büyümekte, özellikle emisyonlar açısından, ve çevre üzerinde etkiye de sahip olmaktadır. AÇA hava kirliliği uzmanı Anke Lükewille'den bu yılki TERM raporunun kilit noktalarını açıklamasını istedik.

 Image © Simon Hadleigh-Sparks, Benim Şehirim/ AÇA

Bu yılki TERM raporu havacılık ve denizcilik faaliyetlerinin etkilerini mercek altına aldı – neden bu sektörler seçildi?

Bu iki sektörün sera gazı emisyonları ve hava kirliliği bakımından yarattığı ortak sorunları vurgulamak üzere, TERM raporunuzun bir parçası olarak havacılık ve denizciliği  ele almaya  karar verdik.  Uçuşların yanısıra  havalimanlarının kendileri de dahil olmak üzere, havacılık faaliyetleri, sera gazı emisyonları, hava kirliliği, gürültü kirliliği, su  talebi ve atık oluşumu dahil, çevre üzerinde çok sayıda olumsuz baskı yaratır. Buna ek olarak,  uluslararası havacılık faaliyetlerinden dolayı AB sera gazı emisyonları 1990 yılından bu yana iki katından daha fazla bir artış gösterdi.

Denizcilik faaliyetleri de kayda değer sera gazı emisyonlarına ve hava, gürültü ve su kirliliğine yol açmaktadır. Harekete geçilmezse, küresel denizcilik faaliyetlerinden kaynaklanan karbon dioksit emisyonları, 2050 yılına kadar tüm karbon dioksit emisyonlarının %17'sini tek başına oluşturabilir. Karayolu  ulaşımından kaynaklanan bazı kirleticilerde (karbon dioksit  olmasa da) genel olarak bir azalma görülse de, havacılık ve denizcilikten kaynaklanan kirleticiler artmaya devam etmektedir.  Daha ileri emisyon azaltım önlemleri alınmaması  halinde, 2050 yılına kadar, küresel havacılık ve denizciliğin  birlikte, kürsel karbon dioksit emisyonlarının neredeyse %40'ını oluşturacağı beklenmektedir. Bu sektörler, TERM göstergelerimizin bir parçası olarak düzenli değerlendirilmeye tabi tutulmakta, ancak yalnızca taşımacılık alt sektörlerinden biri olarak yer almaktadır, ayrıca havacılık 2016 Avrupa Havacılık Çevre Raporu'nda ele alınmıştır. Bu yüzden, ilk defa TERM raporumuzda bu sektörleri özel olarak ele aldık.

Havacılık ve denizcilikten kaynaklanan emisyonlar neden artıyor?

Son on yılda ticarette bir küreselleşme gözlemlemekteyiz ve hem havacılık hem de denizcilik faaliyetleri için muazzam bir büyüme söz konusu. Bu da emisyonlarda sürekli bir artışa yol açmaktadır. Örneğin Avrupa'da ve küresel çapta havayolunu tercih eden yolcuların sayısı 1990 yılından bu yana üçe katlanmıştır. Diğer bir örnek, gelişmekte olan  ekonomilerle ticaretin artması sonucu uzayan seyahat mesafeleridir.  Ayrıca pazar payını artıran indirimli havayollarının  daha ucuz uçuşlarını da görmekteyiz. Bu gelişmeson zamanlarda Avrupa'daki yolcu taşımacılığındaki büyümenin  nedenidir.  İndirimli havayolu filoları genel olarak daha yeni ve daha temizdir, ancak toplam uçuş payı on yıllık  dönemde ikiye katlanmıştır.

Havacılık ve denizcilik sektörleri nasıl daha sürdürülebilir olabilir?

Hükûmetler, yeni gelişen teknolojiler için devlet yardımları, ürün standartları ve araştırma konusunda yatırımı destekleyerek anahtar bir rol oynayabilirler. Daha hafif malzemeler ya da başka teknik seçenekler  sunarak yakıt verimliliğini artırmak gibi önlemler, Avrupa emisyon ve sürdürülebilirlik hedeflerini karşılamak için yeterli olmayacaktır. Vatandaşlar da üzerine düşeni yapabilir. Şimdiden sürdürülebilir  seyahat ve müşteri davranışlarının tartışıldığını görmekteyiz, ve bu geliştirilmelidir.  Bu, yaşam tarzlarının ve  ulaşım alışkanlıklarının değişmesine  yardımcı olabilir.

Bu iki sektör diğer  ulaşım sektörlerinden neler öğrenebilir?

Bazı durumlarda, fosil yakıt yakımına ve hatta yanmalı motorlara alternatifler söz konusudur. Örneğin denizcilik faaliyetlerini ele alalım. Kopenhag'da toplu  ulaşım sisteminin bir parçası olan liman botları  biyoyakıtlarla çalışmaktadır. Norveç ve diğer bazı ülkelerdeki feribotlar çevresel ayak izlerini iyileştirmek için şimdiden  batarya ile çalışmaktadır. Şehirler, limanlardaki gemiler için, motorlarını rölantide çalıştırmak zorunda kalmadan, fişlerini takarak kıyıdan elektrik almayı mümkün kılan bir altyapı oluşturabilir. Bu yalnızca emisyonları azaltmakla kalmayacak, aynı zamanda hava kalitesinin artırılmasına da yardımcı olacaktır. Aksine havacılık için sera gazı emisyonlarının azaltılması ulaştırma  sektörü için en büyük güçlüklerden biri olarak kalmaya devam etmektedir. Uçaklar öngörülebilir gelecekte hala fosil yakıtlara bağımlı kalacak ve havayolu ulaşımına  olan talep  artmaya devam edecektir.

Bu TERM raporu AB tarafından nasıl kullanılacaktır? AB bu alanda emisyonları azaltmak için neler yapıyor?

Bu rapor, Avrupa’da,  ulusal ve yerel seviyede politika tartışmalarını bu iki sektörden kaynaklanan emisyonlarkonusunda bilgilendirmeye yardımcı olmaktadır. Küresel doğası  gereği, havacılık ve denizcilik emisyonları büyük ölçüde IMO ve ICAO gibi uluslararası kuruluşlarca düzenlenmektedir. Ancak, AB de bu konuda adımlar atmaktadır. 2012 yılının Ocak ayından bu yana, havacılık faaliyetlerinden kaynaklanan karbon dioksit emisyonları AB Emisyon Ticaret Şeması'na (ETS) dahil edilmektedir. Ancak havacılık emisyonlarına ilişkin küresel bir anlaşmaya varabilmek amacıyla saati durdurma' hükmü nedeniyle  şimdilik AET dışındaki ülkelerle karşılıklı uçuşlar ETS kapsamı dışında tutmaktadır. Ayrıca denizcilik sektöründe hava kirliliği emisyonlarını azaltma yöntemlerinden biri olarak, AB sularında tahsis edilen iki Emisyon Kontrol Bölgesinde sülfür oksit emisyonlarda sınırlandırmalara gidilmiştir. Bu alanlardan biri Baltık denizinde olup, diğeri ise Manş Kanalı  dahil olmak üzere, Kuzey Denizini kapsamaktadır. Bu sınırlandırmalara uymak için, örneğin operatörler, daha düşük sülfürlü yakıt kullanabilir, entegre filtreler uygulayabilir ya da alternatif yakıt teknolojilerinden faydalanabilir.

AÇA olarak güncellenen göstergelerimiz, periyodik raporlarımız ve toplantılarımızla havacılık ve denizcilik sektörlerinden kaynaklanan emisyonları mercek altında tutmaya devam edeceğiz.

 

Anke Lükewille

AÇA hava kirliliği uzmanı

15 Mart 2018 tarihli 2018/1 sayılı AÇA Bülteninde yayımlanan röportaj 

Temporal coverage

Makaleler
Menu
Abonelikler
Raporlarımızı (basılı ve/veya elektronik) ve üç aylık bültenimizi almak için Üye ol
Bizi takip edin
 
 
 
 
 
Avrupa Çevre Ajansı (AÇA)
Kongens Nytorv 6
1050 Kopenhag K
Danimarka
Telefon +45 3336 7100