Sürdürülebilirlik geçişleri

Dili değiştir
Sayfa Son değiştirilme 21.01.2019
Beş yılda bir sunulan en önemli rapor olan SOER 2015 ile AÇA, son yıllarda kaydedilen ilerlemelere rağmen Avrupa’nın, çevre açısından genel görünümünün endişelendirici olduğu kanısına vardı. Gelecekte çevreye dair karşılaşılacak zorlukların, küresel olmasının yanı sıra sistematik bir yapıda olması, AB’nin uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerini gerçekleştirmek için temel toplum sistemlerinde, özellikle gıda, enerji, mobilite ve inşa edilmiş çevreye yönelik temelden değişiklikler gerektireceğini göstermektedir.

Bu geçişi sağlamak verimliliğin kademeli olarak iyileştirilmesinden çok daha fazlasını gerektirecektir. Bundan ziyade halihazırda hakim olan pratik eylemlerde, politikalarda ve düşünce biçimlerinde ciddi değişimler gerekecek ve bu da dolayısıyla yeni bir bilgi birikimi gerektirecektir. Bu, şu anki siyasi ve ekonomik düşünce yapısını egemenliği altında almış olan kısa vadeli anlayışı alt ederek bunun yerine uzun vadeli, entegre, küresel bakış açıları getirecektir.

Giriş

Avrupa’nın toplumsal sistemlerinde temelden dönüşüm yapılmasına dair çağrılar, uzun vadede sürdürülebilirlik elde edebilmek adına, hem gerekli değişimin boyutlarının hem de bu zorluğun sistematik doğasının farkında olunduğunu gösteriyor. Batı menşeli tüketim biçimlerinin yayılması gibi küresel mega akımlar ve bunlara dair kaynak ihtiyaçları, eko-sistemlerin sırtına giderek artan yükler bindirmektedir. Küresel ekonomide öngörülen büyümeyi sınırlı çevresel çizgiler çerçevesinde uzlaştırmak, ancak çekirdek üretim ve tüketim sistemlerinde temelden değişimlerle gerçekleştirilebilir. Öte yanda çevresel baskılarımızın büyük bir kısmına tekabül eden bu sistemler iş, yatırım, yaşam tarzı ve değerler gibi menfaat ve çıkarlarla karmaşık açılardan ilintili olduğundan, bu değişimlere ulaşma yolunda bazı önemli engeller bulunmaktadır. Bu nedenle müdahaleler büyük olasılıkla karmaşık ve net olarak belirlenemeyen hasıla ve maliyet dengeleri doğuruyor, bu da maliyetleri yüklenenlerin değişime karşı dirençlerini artırıyor.

Bu alandaki araştırmalar giderek büyüyor, bu araştırmalarla geçişe gereksinim duyan küresel güçler, çekirdek sistemlerin özellikleri ve işlevleri, sistematik değişime yön verebilecek ve süreçte katalizör görevi görebilecek proses ve idari tedbirleri dikkate alıyor. İlişkili söylemler yalnız inovatif teknolojilerin önemini değil, aynı zamanda inanç ve değerlerdeki değişimlerle desteklenen yeni pratik ve davranışları da vurguluyor. Sistematik değişimin karmaşıklığı ve belirsizliği ayrıca, hem dikkatlice tasarlanmış siyasal karışımlara, hem de adaptif idare tarzlarına duyulan ihtiyacın da altını çiziyor. 21. yüzyılın karmaşık zorluklarının üstesinden gelebilmek için gerekli bilginin büyük ölçüde toplum dahilinde dağılmış bulunduğunu kabul edersek, hükümetler aktif partnerler olarak genellikle işletmeler ve sivil toplumla etkileşim içine girecektir.

Konuya ilişkin AB politikaları

AB’nin Yedinci Çevre Eylem Planı

‘2050 yılında gezegenin ekolojik limitlerini aşmadan, iyi yaşıyoruz’

vizyonunu içermektedir. Burada ve diğer AB politikalarında da ayrıntılı bir şekilde belirtildiği üzere, bu vizyona ulaşmak için, üretim ve tüketim sistemlerinde uzun vadeli değişimler gerekecektir. Örneğin Düşük Karbonlu Ekonomi Yol Haritası çerçevesinde 2050 yılına kadar AB sera gazı emisyonlarının %80 oranında azaltılması öngörülmekte, Döngüsel Ekonomi Stratejisi kapsamında ise 2030 yılına kadar atık azaltma ve yönetiminde önemli iyileştirmeler hedeflenmektedir. Küresel düzeyde, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Gelişim Hedefleri sürdürülebilirliğin hem sosyo-ekonomik hem de çevresel boyutlarına odaklanan zengin bir hedefler dizisi sunmaktadır.

AÇA faaliyetleri

AÇA belirli bir ölçek dizisinde ve değişik analitik yaklaşımlar kullanarak sürdürülebilirlik geçişlerine dair sorunla uğraşmaktadır. Bu çalışma şunları kapsar:

  • Avrupa, bölge ve ulus ölçeğinde, küresel mega akımlar ve gezegene limitlerinin analiz edilmesi.
  • Gıda, enerji, mobilite ve şehircilik sistemleri ile bunların çevre ve doğal kaynaklara etkileri dahil olmak üzere Avrupa’ya ait çekirdek sosyo-teknik ve sosyo-ekolojik sistemlerin analiz edilmesi.
  • Sürdürülebilirlik geçişlerinin teoride ve pratikte ne anlama geldiğini değerlendirmek, Avrupa dahilinde akademik araştırma ve olay inceleme delilleri toplamak.
  • Çevre ve sürdürülebilirlik için geçerli akımların, değişimi destekleyen ögelerin, sistem risklerinin ve yeni oluşan sorunların analiz edilmesi dahil olmak üzere, geleceğe dönük ve sürdürülebilirlik değerlendirmelerine dair bilgi birikimi geliştirmek.
  • Avrupa Çevre Bilgi ve Gözlem Ağı (Eionet) dahilinde kapasite oluşturma ve geleceğe dönük bilgilerin paylaşımı, Avrupa’lı ve uluslararası paydaş ve araştırma ağlarıyla bağlantılar kurmak.

İlgili bağlantılar

Gezegen Sınırları Araştırma Ağı

Sürdürülebilirlik Geçişleri Araştırma Ağı

Gelecek Dünya

Avrupa Strateji ve Politika Analiz Sistemi

Temporal coverage

Belge İşlemleri
Abonelikler
Raporlarımızı (basılı ve/veya elektronik) ve üç aylık bültenimizi almak için Üye ol
Bizi takip edin