sonraki
önceki
öğeler

Haberler

Hemen ve tutarlı bir şekilde eyleme geçilmezse Avrupa'nın denizleri belirsiz bir gelecekle karşı karşıya kalacak

Dili değiştir
Haberler Yayınlandı 25.06.2020 Son değiştirilme 02.07.2020
5 min read
Photo: © Cristian Umili, REDISCOVER Nature/EEA
Deniz kaynaklarının aşırı kullanımı, kirlilik ve iklim değişikliğinin yol açtığı çok sayıda tehditle karşı karşıya olan Avrupa denizlerini iyi duruma geri getirmek üzere acilen eyleme geçilmesi gerekmekte. Avrupa Çevre Ajansının bugün yayınladığı Avrupa deniz ekosistemleri raporuna göre, onlarca yıllık ihmal ve kötüye kullanımı tersine çevirmek için zamanımız giderek azalmakta.

Denizlerimiz ve deniz ekosistemlerimiz yıllardır süregelen aşırı tüketim ve ihmalden muzdariptir. 

AÇA İcra Direktörü Hans Bruyninckx

AÇA'nın " Deniz Mesajları II (Marine Messages II)" raporuna göre Avrupa denizlerinin mevcut durumu genel olarak kötü. Bu durum yaşam kalitemizi, geçim kaynaklarımızı ve ekonomilerimizi etkilediğinden insanlar için kötü bir haber. Denizlerimizin durumu, diğerler faydalarınınyanı sıra, oksijen, gıda, yaşanabilir bir iklim ve bazı hammaddeleri tedarik etme kapasitelerini belirler ve aynı zamanda rekreasyonumuzu, dinlencemizi ve sağlığımızı destekler.

Baltık Denizi'nden Akdeniz'e kadar denizlerimizin tarihteki ve günümüzdeki kullanımı, deniz türlerinin ve habitatların kompozisyonundaki değişikliklerden, denizlerin genel fiziksel ve kimyasal yapısına  kadar birçok olumsuz değişime neden olmaktadır. Bu karmaşık sorunlara ek olarak diğer tehditlerin etkilerini ağırlaştıran iklim değişikliği faktörü bulunmaktadır. AÇA raporuna göre, bu değişikliklerin etkilerinin birleşmesi nedeniyle şu anda deniz ekosistemlerinde geri dönüşü olmayacak hasara neden olabilecek bir yolda ilerlemektedir. Ancak, kirleticiler, ötrofikasyon ve aşırı avlanma gibi bazı etkileri azaltmaya yönelik önemli çabaların bir sonucu olarak, raporda, bazı bölgelerde deniz ekosisteminin iyileşme belirtileri gösterdiği belirtilmektedir.

AÇA İcra Direktörü Hans Bruyninckx, "Denizlerimiz ve deniz ekosistemlerimiz yıllardır süregelen aşırı tüketim ve ihmalden muzdariptir. Yakında geri dönüşü olmayan bir noktaya gelebiliriz. Ancak, raporumuzun da belirttiği gibi kararlı ve tutarlı bir şekilde hareket eder ve denizleri kullanma şeklimiz ile deniz üzerindeki etkimiz arasında sürdürülebilir bir denge kurarsak, halen deniz ekosistemlerimizi eski haline getirme şansımız bulunmaktadır. Bu bağlamda, 2030'a kadar yeni AB Biyoçeşitlilik Stratejisi ve Avrupa Yeşil Anlaşmasının diğer unsurları, koruma ve restorasyon için acil ve tutarlı bir eylem planının hazırlanacağı yönündeki umudu yeniledi." demektedir.

AB Üyesi Devletlerin 2020 yılına kadar, denizlerin korunmasına yönelik temel AB yasası olan AB Deniz Stratejisi Çerçeve Direktifinin (MSFD) "iyi çevresel durum" hedefine tüm karasularında ulaşması pek olası değil. Ancak, Direktif yürürlüğe girdiğinden beri önemli ilerleme ve başarılar kaydedildi. Bu sonuçlar, yine bugün yayınlanan ve bu Direktifin mevcut durumunu gözden geçiren Avrupa Komisyonunun hazırladığı rapor tarafından da tekrarlanmakta. AÇA'nın raporu Komisyonun incelemesine katkıda bulunmaktadır ve AB'nin özellikle ekosistem tabanlı yönetim yoluyla mevzuatın belirlediği temiz, sağlıklı ve verimli denizler hedefine ulaşmasına yardımcı olabilecek çözümler önermektedir.

AB'deki deniz çevresinin durumuna genel bir bakış sağlayan veri ürünleri ve görselleştirme araçların yanı sıra, AB Üyesi Devletler tarafından Komisyona raporlanan tüm veriler, ilk kez WISE-Marine üzerinden bu konuya adanmış bir web sitesinde kamuya açıklanmıştır.

Diğer temel bulgular:

  • AB'nin denizcilik ekonomisi büyümeye devam etmekte ve buna bağlı olarak, balık, fosil yakıtlar, mineraller veya yenilenebilir enerji üretimi ve mekanı gibi deniz kaynakları üzerindeki rekabetinin artması beklenmektedir. Bu durum, halihazırda aşırı kullanılmış deniz ekosistemleri üzerinde daha çok baskı yaratacaktır. Bunun oluşmasını önlemek amacıyla bu sektördeki büyümenin deniz ekosisteminin bozulması ve tükenmesi üzerindeki etkisinin kaldırılması ve sürdürülebilir kullanım sınırları içinde tutulması  gerekmektedir.
  • AB’de ve küresel ölçekteki mutabakatlara rağmen, Avrupa denizlerindeki biyolojik çeşitlilik kaybı durmamıştır. Çok sayıda deniz türü ve habitat değerlendirmesi, "istenmeyen koruma statüsü" sergilemeye devam etmektedir. Çalışmalar; deniz kuşları, deniz memelileri (foklar ve balinalar) ve morina balığı gibi balık popülasyonunun kendilerini buldukları zorlu duruma işaret etmektedir.
  • Tekil deniz türlerini ve habitatları hedef alan yönetim önlemleri, bazı AB deniz bölgelerindeki durumlarda iyileşmeler sağlamıştır ancak bu kısmi başarı, tüm Avrupa denizlerindeki insan faaliyetlerinden kaynaklanan birden çok baskının birleşik etkilerini dengelememektedir.
  • Bölgesel iş birliğinin sürekli olarak sağlandığı ve uygulandığı durumlarda, belirli baskılardaki gerileme trendi, örneğin, besin ve kirletici seviyeleri veya yabancı türlerin getirilmesi gibi durumlarda . tersine çevrilmeye başlamaktadır.
  • Kara-deniz etkileşimleri ve kıyı alanlarının önemi; deniz çevresi üzerindeki baskıları azaltmak için eylemler planlanırken dikkate alınması gereken önemli boyutlardır.
  • Okyanus sıcaklığı ve oksijen içeriğindeki değişiklikler ve okyanusun asitik düzeyinin artması, AB deniz bölgelerinde olumsuz sistemsel değişikliklerin gerçekleştiğini göstermekte ve bu, iklim değişikliğine karşı direnç dahil olmak üzere ekosistemlerin direncini daha da azaltan bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır.Geçmiş AB ve bölgesel politika uygulamaları, deniz ekosistemlerini eski haline getirmek için bir dizi dersin çıkarılmasına yardımcı olmakta ve bunların temiz, sağlıklı ve verimli denizlere ulaşmak için eylemler ve çözümler üretilirken kullanılması gerekmektedir.
  • Avrupa; politik kararlılık, ek kaynaklar ve paydaşlar arasında artan koordinasyon ve politika entegrasyonu ile 2030 yılına kadar mevcut AB politika çerçevesi kapsamında, denizleri için "iyi duruma" ulaşabilir. Bu hedefe ulaşmak için deniz ekosistemleri üzerindeki baskıların azaltılması gerekmektedir. 2030'a kadar yeni AB Biyoçeşitlilik Stratejisi, Avrupa denizlerinin %30'unu koruma ve %10'unu "sıkı koruma" altında tutma hedefleri ile bu tür baskıların azaltılmasına yeni bir ivme kazandırmaktadır.
  • Avrupa denizlerinin iyi duruma getirilmesi, Avrupa Yeşil Anlaşmasında belirtildiği üzere Sürdürülebilir Mavi Ekonomi ve deniz alanı planlaması hedefleri için gereklidir.

Genel Bilgiler

 

AÇA "Marine Messages II (Deniz Mesajları II)" raporu, aşağıdaki tematik değerlendirmelere dayanmaktadır:

Contaminants in Europe's seas - Moving towards a clean, non-toxic marine environment (Avrupa denizlerindeki kirleticiler - Temiz, toksik olmayan bir deniz çevresine doğru ilerlemek) 

Nutrient enrichment and eutrophication in Europe's seas - Moving towards a healthy marine environment (Avrupa denizlerinde besin artışı ve ötrofikasyon - Sağlıklı bir deniz ortamına doğru ilerlemek)

Biodiversity in Europe's seas (Avrupa denizlerinde biyoçeşitlilik) 

Multiple pressures and their combined effects in Europe's seas (Avrupa denizlerindeki birden fazla baskı ve bunların birleşik etkileri)

Permalinks

Geographic coverage

Temporal coverage