sonraki
önceki
öğeler

Article

Mülakat — Toprak kirliliği: sanayileşmenin rahatsız edici mirası

Dili değiştir
Article Yayınlandı 20.12.2019 Son değiştirilme 20.12.2019
6 min read
Toprak kirliliği ortak geçmişimizle ve Avrupa’nın nasıl dünyanın önce endüstriyel sonra çevresel öncüsü olduğunun hikayesinin bir kısmıyla güçlü şekilde bağlantılı bir sorundur. Toprak kirliliği sorununu daha iyi anlamak için Birleşik Krallık’ta bulunan Cranfield Üniversitesi’nde Fahri Profesör ve Avrupa’nın öncü toprak uzmanlarından biri olan Mark Kibblewhite ile konuştuk.

Toprak kirliliği ne anlama gelir?

Prensip olarak, kirlenen toprak içine insan faaliyetleriyle herhangi bir madde eklenmiş topraktır. Bu doğrudan olabileceği gibi dolaylı da meydana gelebilir ve kirlilik çok uzun zaman önce gerçekleşmiş olabileceği gibi şu an da gerçekleşiyor olabilir. Arazi, insanların toprak atıklarına maruz kalma ihtimallerinin bulunduğu bir şey için kullanıldığında bu ciddi bir sorundur. Toprak kirliliğini ortadan kaldırmak zordur ve bunun maliyeti genellikle çok yüksektir. Çok önceki nesiller tarafından yapılan kirliliği temizlemek bir nesil için oldukça meşakkatlidir.

Toprak kirliliğinin temel kaynakları nelerdir? Bunların ele alınması için ne yapılabilir?

Farklı atıkların farklı kaynakları vardır, ancak muhtemelen en önemli kaynaklar önceki endüstriyel faaliyetlerdir. Bunlardan geriye genellikle metal, katran ve diğer ilgili maddeler olmak üzere ciddi toprak kirlenmesine sahip bölgeler kalır. Diğer önemli kaynak ise eğitim sahalarında yapılanlar dâhil olmak üzere askeri faaliyetlerdir. Örneğin, toprak kirlenmesinin Avrupa’daki en kötü örneklerden bir tanesi insanlara yönelik mayınların yerleştirildiği eski Yugoslavya’dadır ve bu aşırı toprak kirlenmesine neden olur.

Atıkların farklı türlerinin çeşitliliği oldukça geniştir ve yalnızca metalleri içermez fakat organik molekülleri, patojenleri, biyolojik olarak aktif materyalleri, radyoaktif maddeleri ve bunun gibi örnekleri de içerir ve tüm bunların farklı kaynakları vardır.

Geçtiğimiz 30-40 yıldaki düzenlemeler ve standartlar, toprak kirliliğinin önlenmesinde giderek artan şekilde başarılı olmuştur. Bu sırada birçok ağır derecede kirli saha daha güvenli koşullara getirilmiş olmasına rağmen birçoğu ile hâlâ ilgilenilmemiştir. Çok fazla sayıda teknoloji gerek atığı ortadan kaldırarak gerek bunu kontrol altına alarak toprak kirliliği riskini azaltmak için kullanılabilir. Kritik konu iyileştirme maliyeti bağlamında kabul etmeye hazırlıklı olduğumuz kalıntı riskinin seviyesidir.

Geçmiş kirliliğin ne kadarını temizleyebiliriz? Bu bölgeler nasıl seçilir?

Toprak kirliliğini temizlemek için iki büyük neden insan sağlığına ve yüzey suyu ile yeraltı suyu kalitesine yönelik risklerdir. AB’nin Su Çerçeve Direktifi[i] hedeflerini gerçekleştirmek su ekolojisini korumak için toprak iyileştirmesini gerekli kılabilir. Üçüncü bir neden ise tarım üretimi ve bitki sağlığı ile gıda güvenliğinin temin edilmesidir.

Birçok şey arazinin nihai kullanımına ve geliştiriciler tarafından fonlamanın var olmasına bağlıdır. Uzun endüstriyel geçmişi olan şehirlerde, iş bölgesi veya su yakınındaki büyük siteler gibi çok yüksek değerli alanlarda bulunan toprak kirliliği artık geniş ölçüde halledilmiş durumda, yani riskler kontrol altına alındı. Bu iyi bir ilerleme, ancak yüksek ekonomik önemi olmayan bölgeler yönünden iyileştirme için fonlamanın temini genellikle mümkün olmuyor.

Avrupa’daki toprakları temizleme konusunda devasa ilerleme sağladık ancak yine de bir sorunumuz var. Avrupa’da toprak kirliliğini temizlemek için ekonomik teşviklerin ve motivasyonun henüz ortaya çıkmadığı birçok yer var. Sonunda, önemli soru kabul etmeye hazırlıklı olduğumuz risk seviyesi nedir ve bu risklerin çok fazla artması durumunda bununla ilgili ne yapacağız.

Tarım, toprak kirliliğiyle nasıl bağlantılıdır?

İki metal bu bağlamda özellikle önemlidir; kadmiyum ve bakır. Kadmiyum fosfat gübrelerde bulunan bir yabancı maddedir ve bunların kullanıldığı toprakta her zaman bir miktar fazladan kadmiyum bulunur. Miktarlar küçük olabilir, ancak bunlar birikerek artar. Kadmiyum kanserojen bir madde olduğundan bu birikmeyi dikkatli bir şekilde izlememiz gerekir. Bu sorunu ölçmek ve gübrelerdeki kadmiyumun nasıl azaltılacağını bulmak için birçok çalışma yapıldı ve yapılmakta. Üzüm bağı olan ve geçmişte mantar önleyici olarak metal kullanılmış olan yerlerde bakır bulunur. Bu bakır ne yazık ki toprakta birikmiştir. Bunlar ve diğer metaller toprağa eklendiğinde orada kalırlar ve bunları ortadan kaldırabilecek az sayıda gerçekçi olasılık vardır.

Böcek ilaçları da tarımla ilgili başka bir sorun. Örneğin, uzun zamandır yasak olan organoklor böcek ilaçlarının tüm Avrupa’da hâlâ topraklarda olduğunu biliyoruz. Mevcut böcek ilaçları yönünden, bunların toprak biyotasına etkilerine oldukça sınırlı şekilde odaklanılmıştır. Henüz fark etmediğimiz sorunlar oluşturabilirler. Hatta tarım kimyasallarının toprak üzerindeki etkileriyle ilgili mevzuat rejimimiz, bence, oldukça zayıf.

Toprak kirliliği biyoçeşitliliği nasıl etkiliyor?

Toprak kirliliğinin, toprak biyotası ve toprak işlevleri üzerindeki etkilerine yönelik anlayışımız görece zayıf; bugün toprak kirliliği ve yer üstü biyoçeşitliliğiyle bağlantılı birtakım karışıklıklar var. Tüm Avrupa’da birçok bölge uzun yıllardır terk edilmiş halde ve bunun sonucu olarak bu bölgeler doğal rejenerasyonu takiben türlerin ve biyoçeşitliliğin önemli birer rezervi haline geldiler. Bunları temizlemek bu biyoçeşitliliğe zarar verebilir.

Küresel olarak düşünüldüğünde, özellikle hava kökenli emisyonlarımız çok uzun mesafelere kadar toprağı kirletebilir ve toprak biyoçeşitliliğine zarar verebilir; bu yüzden, bu emisyonların en az seviyeye indirildiğinden emin olma sorumluluğumuz var. Kutup bölgeleri ve diğer çok uzak alanlarda bile tamamen insan kaynaklı atıklar buluyoruz.

Toprak kirliliği hakkında eksik olan diğer tür bilgiler nelerdir? Ortaya çıkmakta olan sorunlar nelerdir?

Radyoaktiviteyi bir sorun olarak küçümsemiş olabiliriz. Bu yaygın görülen düşük seviyede bir sorun, ancak eski mücevher ve saat yapım bölgeleri barındıran şehirler gibi bazı önemli noktalar da var. Bu bölgeler luminesant ve düşük ölçekli atölyelerde kullanılan diğer maddelerden kaynaklanan ilerlemiş radyoaktif toprak kirliliği seviyeleri içerebilir.

Yeni mekansal veri setleri ile toprak bilgilerini birleştirerek nerede kirlilik bulunduğuna dair daha net bir fikir edinebiliriz. Paralel olarak, epidemiyolojik çalışmalar gittikçe daha da sofistike bir hal alıyor ve belli bölgelerle bağlantılı hastalık örnekleri hakkında gittikçe daha fazla bilgi sahibi oluyoruz. Bu iki şey bir araya geldiğinde genel nüfusta gözlemlediğimiz bazı hastalıkların toprak kirliliğiyle açıkça bağlanabildiğini görebiliriz ve bunun, bugüne kadar gösterilmesi oldukça zordu.

Gelecek için ne tür bir pozitif ilerleme görüyorsunuz?

Gelecek için en iyi şey toprak kirliliğinin artmasını engellemektir. Endüstriyel toprak kirliliğini kontrol eden, var olan düzenlemelere eklemeler yapabilir ve vatandaşları daha doğrudan bir şekilde bu konuya odaklayabiliriz. Plastikler iyi bir örnektir. Plastik kullanımını azaltmaya yönelik şimdiden vatandaşlar tarafından yönlendirilen bir hareketimiz var ve insanların, kendi bireysel faaliyetlerinin etkileriyle ilgili daha fazla farkındalığa sahip oldukça davranışlarını değiştireceklerine ve bunun da genel olarak, kirlilik de dâhil olmak üzere, toprak yönetimi üzerinde olumlu bir etkisinin olacağına dair oldukça iyimserim.

Mark Kibblewhite

Fahri Profesör, Cranfield Üniversitesi, Bedford, Birleşik Krallık

 

 



 

Permalinks

Geographic coverage

Temporal coverage

Topics

Belge İşlemleri