sonraki
önceki
öğeler

Article

Batı Balkan ülkeleri, çevre ve iklim sorunlarının üstesinden gelebilmek için AÇA ile ortaklık kurmada değerli bir rol oynamaktadır.

Dili değiştir
Article Yayınlandı 31.01.2022 Son değiştirilme 17.03.2022
5 min read
Photo: © Perry Wunderlich, REDISCOVER Nature/EEA
Avrupa Çevre Ajansı, Batı Balkanlar da dahil olmak üzere çok sayıda ülke ile işbirliği yapmaktadır. Bu işbirliği AB'nin çevre konusundaki çalışmalarını nasıl ilerletecek ve Arnavutluk, Bosna-Hersek, Karadağ, Kuzey Makedonya, Sırbistan ve Kosova’ya nasıl yarar sağlayacaktır? AÇA'nın çevreyi iyileştirmek için bu ülkelerle nasıl çalıştığını tartışmak üzere Koordinasyon, Ağ ve Strateji Programı Başkanı Luc Bas ile bir araya geldik.

Batı Balkan ülkeleri neden AÇA için bu kadar önemli? İşbirliği yapmanın katma değeri nedir?

Bu ülkeler, AB’ye katılmış veya katılım öncesinde bulunan ülkelerdir. AB'ye tam üye olabilmek için birtakım politikaların uygulanmaya konulması gerekmekte olup, çevre konusu da önemli bir mevzuat paketi ile birlikte en büyük politika alanlarından birisidir.

Buna ek olarak, Batı Balkanlar bizim komşularımızdır. Hepimizin bildiği üzere, çevre sınırda son bulmamaktadır. Bu nedenle çevre konularında yakın işbirliği AB'nin de çıkarınadır.

Son olarak, Avrupa Çevre Bilgi ve Gözlem Ağı (Eionet) içinde işbirliği yapan ülkeler olarak, Batı Balkan ülkeleri de karşılaştıkları çevresel zorluklarda kendilerine yardımcı olacak geniş bir uzman havuzuna erişim imkânına sahiptirler. Buna karşılık, bu ülkelerden uzmanlar, kendi bilgi birikimleriyle ağa katkıda bulunmaktadırlar.

Özellikle hangi alanlarda işbirliği AÇA'nın çalışmaları için hayati derecede önem taşımaktadır?

İşbirliğimiz büyük ölçüde izleme, raporlama ve değerlendirme etrafında gelişmektedir. Batı Balkan ülkeleri, hava emisyonları veya su kalitesi gibi alanlarda düzenli olarak AÇA'ya veri göndererek, verileri işlememize ve değerlendirmemize olanak tanımaktadırlar. Bu veriler, bilgiye dayalı karar vermenin temelini oluşturmaktadır.

Bölge, özellikle hava, su ve toprak kirliliği konusunda bir dizi zorlukla karşı karşıya bulunduğundan, bunlar sağlam ve güvenilir veri ve bilgiler mevcut olduğunda uygun bir şekilde ele alınabilmektedir. Bölge özellikle iklim değişikliği açısından da hassastır. Ayrıca, etkili korumaya ihtiyaç duyan çok sayıda el değmemiş-bakir doğa da bulunmaktadır. AÇA, uzmanlık ve kapasite geliştirme hizmetleri sağlayarak bu alandaki sorunları da ele almayı amaçlamaktadır.

Bu işbirliği uygulamada nasıl işlemektedir?

Batı Balkanlar, “işbirliği içinde bulunulan ülkeler” sıfatıyla Eionet'in çalışmalarına entegre edilmiştir. Uygulamada ise bu, bu ülkelerde ulusal bir Eionet ağını muhafaza edip sürdürdüğümüz anlamına gelmektedir. Bu ağlar, ilgili kurumlar tarafından atanmış olan Ulusal Odak Noktaları (NFP’ler) tarafından yönetilmektedir. Bizler NFP'lerle yakinen çalışmaktayız, ve, onlar çalışmalarımızın daha çok stratejik yönlerinin tartışıldığı ve kararlaştırıldığı düzenli NFP/Eionet toplantılarına davet edilmektedirler. Bunun yanı sıra, ulusal ağ, her biri belirli bir çevre temasını kapsayan Ulusal Referans Merkezlerinden (NRC'lerden) oluşmaktadır.

Tüm üye ve işbirliği içinde bulunulan ülkelerden NRC'ler, Eionet'teki işbirliğinin ağırlıkla teknik yönlerini tartışmak üzere düzenli olarak toplanmaktadırlar. Ek olarak, Batı Balkanlar ve Avrupa Komisyonu gibi diğer paydaşlarla birlikte, özel yardımın gerekli olduğu çok sayıda tematik alanı da sıklıkla belirlemekteyiz. Bu konular, AÇA uzmanları, Avrupa Konu Merkezleri (ETC'ler) ve ağdaki diğer ilgili ortakların yardımıyla derinlemesine ele alınmaktadır. Ele aldığımız temel alanlar, tipik olarak hava kalitesi raporlaması, su kalitesi sorunları, biyoçeşitlilik, atık ve iklimle ilgili konulara yönelik desteklerdir.

Somut bir örnek vermek gerekirse, yakın zamanda Batı Balkan ülkelerinde, AB ülkeleri için de hazırlamakta olduğumuz atık yönetimi ülke profillerini yayınlamış bulunmaktayız. 

Çevre sorunlarının üstesinden gelebilmek için işbirliğimizi geliştirmedeki temel zorluklar nelerdir?

Avrupa'nın sınır ötesinde paylaştığı, hava ve su kirliliği gibi birçok çevresel zorluk bulunmakta olup, iklim değişikliğinin etkileriyle de mücadelesi sürmektedir. Bu sorunları uygun bir şekilde ele alabilmek için yeterli veri ve bilgiye ihtiyaç bulunmaktadır.

Bazı ülkelerde izleme altyapısının günün şartlarına uymadığını görmekteyiz. Bu, özellikle hava kalitesinin izlenmesinde görülmektedir. Batı Balkanlar, Avrupa Hava Kalitesi Endeksi'nin bir parçası olmakla birlikte, bazı bölgelerde yeterli izleme istasyonu bulunmamaktadır. Bölgedeki diğer paydaşların yardımıyla sorunu ele almaya çalışmaktayız. Diğer alanlarda da dikkat edilmesi gereken veri boşlukları da bulunmaktadır.

Batı Balkan milletleriyle işbirliği içinde bulunulması 20 yıl öncesine dayanmaktadır. Şimdiye kadar acaba neler başarılmıştır?

Bu ülkeler ile farklı katılım öncesi finansal araçlarıyla çalışmaktayız. Yıllar geçtikçe Batı Balkanlar Eionet'in entegre bir parçası haline gelmiş olup, tüm ülkeler gerekli verileri düzenli olarak AÇA'ya göndermektedirler.

AÇA, üye ve işbirliği içinde bulunan ülkelerin performansına ilişkin yıllık bir genel bakış hazırlamaktadır. Batı Balkanlar yıllar içinde net bir ilerleme sağlamış olup, genel olarak AÇA üye ülkeleriyle aynı düzeyde performans göstermekte, bazıları ise verilerin güncelliği ve kalitesi açısından gereksinimlerin %100'ünü karşılamaktadır. Batı Balkanlar, AÇA'nın her beş yılda bir hazırladığı Çevre Durum Raporu’nun da (SOER) entegre bir parçası olmuştur.

Bu işbirliği, AB'nin Avrupa Yeşil Anlaşması ile ne şekilde uyum içinde bulunmaktadır? Batı Balkanlar da bu hedeflere ulaşmayı arzu ediyor mu?

Batı Balkanlar, Yeşil Anlaşması ile büyük ölçüde uyumlu olan ve bu ülkeler tarafından geniş çapta onaylanan “Batı Balkanlar için Yeşil Gündem”i kabul etmiştir. 

AÇA, şu anda, katılım öncesi (IPA III) finansmanı kapsamında bir proje önerisi hazırlamaktadır. Bu öneri, Yeşil Gündem ile tamamen uyumlu olacak ve karbonsuzlaştırma, döngüsel ekonomi, kirliliğin giderilmesi, sürdürülebilir gıda sistemleri ve biyoçeşitlilik gibi çok sayıda temayı ele alacaktır. Bu öneriyle AÇA, Batı Balkan ülkelerinin “Batı Balkanlar için Yeşil Gündem” ‘de belirtilen hedeflere ulaşmalarına yardımcı olmayı amaçlamaktadır.

Bu işbirliğinin önümüzdeki yıllarda nasıl gelişeceğini düşünüyorsunuz? AÇA tam üyeliği bir seçenek midir?

AÇA üyeliği, kuruluş tüzüğünde de öngörüldüğü üzere "üçüncü ülkelere" açıktır. Gerçekten de, AÇA halihazırda AB'nin bir parçası olmayan beş üye ülkeye sahiptir.

Bu bağlamda, ülkeler teknik olarak hazır bulunduklarında, bunların AÇA üyeliği olasılıklarını açık bir şekilde görmekteyiz. Bu, AÇA'nın etkisinin çok az olduğu siyasi bir süreçtir. Ancak, "AÇA-Eionet Stratejisi 2021-2030” ‘da da belirtildiği üzere, önümüzdeki yıllarda ilişkilerimizi sürdürmeye ve yoğunlaştırmaya son derece kararlıyız.

Luc Bas

AÇA Program, Koordinasyon, Ağ ve Strateji Başkanı

Röportaj, AÇA’nın Aralık 2021 Bülteninde yayınlanmıştır

Permalinks

Geographic coverage

Temporal coverage

Topics

Belge İşlemleri