sonraki
önceki
öğeler

Haberler

AB denizyolu taşımacılığı: Birinci çevresel etki raporu, sürdürülebilirliğe doğru iyi bir gidişat olduğunu bildirmekte ve artan talebe hazırlanmak için daha fazla çabanın gerektiğini doğrulamaktadır

Dili değiştir
Haberler Yayınlandı 01.09.2021 Son değiştirilme 01.09.2021
7 min read
Photo: © Getty Images
Denizyolu taşımacılığı küresel ve Avrupa’daki ticaret ve ekonomide temel bir rol oynamaktadır ve oynamaya devam edecektir. Son yıllarda denizyolu sektörü çevresel etkilerini azaltmak amacıyla önemli önlemler aldı. Küresel sevkiyat hacimlerinde öngörülen bir artış öncesinde, yeni bir rapor AB denizyolu taşımacılık sektörünün çevre üzerindeki etkisinin tam kapsamını ilk defa ortaya çıkarmakta ve sürdürülebilirliğe ulaşmanın önündeki güçlükleri tespit etmektedir.

Avrupa politikalarına ve uluslararası politikalara dayanan adımlar atılmış olsa bile,  en hassas ekosistemlerimizin ve kıyı bölgelerimizin hayatta kalmasını, gelecekteki refahını ve Avrupalıların refahını güvence altına almaya destek olacak sürdürülebilir bir denizyolu taşımacılığı sektörüne doğru kökten bir geçiş için çok daha fazlası gerekiyor

Hans Bruyninckx, EEA İdari Müdürü

Avrupa dış ticaretinin %77’sinin ve AB Üye Ülkeleri arasındaki ticaretin değer bazında %35’inin deniz üzerinden taşındığı düşünüldüğünde denizyolu taşımacılığı, uluslararası tedarik zincirinin temel bir parçasıdır. COVID-19 pandemisinin etkisiyle 2020 yılında sevkiyat faaliyetlerinde yaşanan düşüşe rağmen, ana üretim kaynakları ve konteyner sevkiyatına yönelik artan taleple desteklenen sektörün önümüzdeki on yılda büyük bir büyüme göstermesi bekleniyor.

Bu arkaplan karşısında bugün Avrupa Çevre Ajansı ve Avrupa Deniz Güvenliği Ajansı tarafından sunulan Avrupa Denizyolu Taşımacılığı Çevre Raporu sektörün ilk kapsamlı durum kontrolü olma özelliği taşımaktadır. Rapor, karayolu (%71) ve havayolu (%14,4) taşımacılığından sonra AB’de taşımacılık sektöründen kaynaklanan tüm sera gazı emisyonlarının %13,5’ini gemilerin ürettiğini göstermektedir. Avrupa limanlarına uğrayan gemilerden kaynaklanan sülfür diyoksit (SO2) emisyonları 2019 yılında toplamda yaklaşık olarak 1,63 milyon ton kadar gerçekleşti; daha sıkı çevre kuralları ve önlemleri nedeniyle önümüzdeki yıllarda daha da düşmesi beklenen bir rakam bu.

Denizyolu taşımacılığının, AB sularındaki deniz altı gürültü seviyelerininin 2014-2019 yılları arasında iki kattan fazla arttığı gerçeğine katkıda bulunduğu ve 1949 yılından bu yana Avrupa denizlerine giren tüm egzotik türlerin yarısından sorumlu olduğu tahmin edilmektedir. Bununla birlikte, her ne kadar deniz üzerinden taşınan petrol hacmi istikrarlı bir şekilde artsa da, son on yılda dünya genelinde kaza sonucu oluşan toplam 62 orta-büyük düzeyli petrol tankeri sızıntısı vakasının sadece sekizi AB sularında gerçekleşmiştir.

Bu ortak rapor, alternatif yakıt kaynakları, batarya ve kıyıda güç kaynakları da dahil olmak üzere yeni ortaya çıkan denizyolu taşımacılığı sürdürülebilirlik çözümlerinin mevcut durumunu değerlendirmekte ve bunların AB’de yükselişine dair kapsamlı bir resim çizmektedir. Ayrıca, limanlarda deniz seviyelerinin yükselmesinin potansiyel etkisi dahil olmak üzere, iklim değişikliğinin sektörde gelecekte teşkil edeceği güçlükleri de özetlemektedir.

“Sürdürülebilir ve Akıllı Mobilite Stratejimiz, gemi nakliyatı dahil tüm taşımacılık tarzlarının daha sürdürülebilir, akıllı ve esnek olması gerektiğini açıkça göstermektedir. Denizyolu taşımacılığı son yıllarda çevresel ayak izini azaltma konusunda gelişme sağlasa da, karbonsuzlaşma ve kirliliği azaltma konularında hâlâ büyük sorunlarla yüz yüzedir. Tüm yeni kanıtlar ışığında, politikalarımız yenilikçi çözümler ve dijital teknolojilerden en iyi şekilde faydalanarak sektörün bu zorlukları ele almasına yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Bu şekilde, denizyolu taşımacılığı büyümeye ve yurttaşlarımızın günlük gereksinimlerini çevreyle uyum içinde karşılamaya devam ederken, aynı zamanda rekabetçiliğini koruyup nitelikli istihdam yaratmayı sürdürebilir.” Adina Vălean, AB Ulaştırma Komiseri.

“Bu ortak rapor, denizyolu taşımacılığıyla ilişkili mevcut ve gelecekteki zorluklara dair harika bir genel bakış sağlıyor. Mesaj açık ve net: Denizyolu taşımacılığının önümüzdeki yıllarda artması bekleniyor ve harekete geçmediğimiz takdirde sektör gitgide daha fazla sera gazı emisyonu, hava kirleticileri  ve deniz altı gürültüsü üretecek. Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın hedeflerini karşılamak ve karbon nötrlüğüne doğru ilerlemek açısından sektörün yumuşak, ama hızlı bir şekilde geçiş yapması hayati önem taşıyor. Bu ayrıca, sürdürülebilir bir deniz ekonomisine zorunlu geçişin bir parçası olarak Avrupa taşımacılık sektörü için yeni ekonomik fırsatlar da yaratacaktır. Önümüzdeki güçlükler devasa; fakat bunların üstesinden gelmek için gereken teknolojiler, kaynaklar ve iradeye sahibiz.” Virginijus Sinkevičius, Avrupa Çevre, Okyanuslar ve Balıkçılık Komisyonu Delegesi.

“Gemi taşımacılığı için yenilik odaklı sürdürülebilirlik, yelkenli gemilerin yerine buharlı gemilerin geçmesiyle aynı ölçekte bir dönüşümü gerçekleştirme fırsatıdır. Bu yeni denizcilik devrimi, ileri teknoloji ve dijital çözümlerle geliştirilmiş gemilere, ama bunun yanı sıra, çevresel yönlere ek olarak emniyet, güvenlik ve toplumsal yönleri de kuşatan ulusal, uluslararası ve Avrupa ölçeğinde çok katmanlı, tamamen kapsayıcı bir sürece dayanacaktır. Fakat, gemi taşımacılığının uluslararası lojistik zincirinde bir halka olarak rolü de çok önemlidir. Bu, limanlardan gemi inşaatı sektörüne, taşımacılardan özel ve kamu mali sektörlerine kadar zincirin her parçasının sürdürülebilirlik hedefimize dahil edilmesi gerektiği anlamına geliyor.” Maja Markovčić Kostelac, EMSA İdari Müdürü.

“Avrupa’nın denizyolu taşımacılığı sektörü ekonomik refahımız açısından hayati bir rol oynuyor olsa da bu rapor Avrupa ve tüm uluslararası gemi taşımacılığı sektörünün çevresel ayak izini azaltmak için çabalarını yoğunlaştırma konusunda acil bir sorumluluğu olduğunu açık bir şekilde göstermektedir. Avrupa politikalarına ve uluslararası politikalara dayanan adımlar atılmış olsa bile,  en hassas ekosistemlerimizin ve kıyı bölgelerimizin hayatta kalmasını, gelecekteki refahını ve Avrupalıların refahını güvence altına almaya destek olacak sürdürülebilir bir denizyolu taşımacılığı sektörüne doğru kökten bir geçiş için çok daha fazlası gerekiyor.” Hans Bruyninckx, EEA İdari Müdürü.

Çevre üzerindeki önemli etkiler

  • Sera gazı emisyonları: AB ve Avrupa Ekonomik Alanı’ndaki limanlara uğrayan gemiler 2018 yılında toplamda 140 milyon ton  civarinda CO2 emisyonuna neden oldu (aynı sene dünya genelinde denizyolu taşımacılığının neden olduğu tüm CO2 emisyonlarının yaklaşık %18’i).
  • Hava kirliliği: 2019 yılında Avrupa limanlarına uğrayan gemilerden kaynaklanan sülfür diyoksit (SO2) emisyonu, yaklaşık 1,63 milyon tona düzeyindedir ve bu da uluslararası gemi taşımacılığının neden olduğu toplam SO2 emisyonlarının yaklaşık %16’sına karşılık gelmektedir.
  • Deniz altı gürültüsü: Gemiler, deniz türlerini farklı şekillerde etkileyebilen bir gürültüye neden olmaktadır. 2014-2019 arasında deniz altında yayılan toplam birikimli gürültü enerjisinin AB denizlerinde iki kattan fazla yükseldiği tahmin edilmektedir. Konteyner gemileri, yolcu gemileri ve petrol gemileri pervane kullanımı nedeniyle en yüksek gürültü enerjisi emisyonlarını üretmektedir.
  • Egzotik türler: 1949’dan bu yana denizyolu taşımacılığı sektörü, AB çevresindeki denizlerde ortaya çıkan en büyük egzotik tür oranının sorumlusuydu: bu, en yüksek kısmı Akdeniz’de olmak üzere, tüm türlerin yaklaşık %50’sine tekabül etmektedir. Toplamda 51 türün hepsi yüksek etkiye sahip olarak sınıflandırılmıştır; bu da, söz konusu türlerin ekosistemleri ve yerli türleri etkileyebileceği anlamına gelmektedir. Rapor aynı zamanda habitatlar ve türler üzerindeki tam etkiyi değerlendirmek için kısıtlı veri bulunduğuna işaret etmektedir.
  • Petrol kirliliği: 2010 yılından bu yana dünyada kaza sonucu gerçekleşen toplam 18 büyük petrol sızıntısından sadece üçü (%17) AB’de gerçekleşti; son 30 yılda deniz yoluyla taşınan petrol miktarı istikrarlı bir şekilde büyüyor olmasına rağmen daha iyi takip, yaptırımlar ve farkındalık petrol kirliliği vakalarını azaltmaya yardımcı oluyor.

Sürdürülebilirliğe doğru seyir

AB denizyolu taşımacılığının önünde, daha ekonomik, toplumsal ve çevresel açıdan sürdürülebilir bir sektöre geçiş için çok önemli bir on yıl var. Rapora göre, AB limanlarına uğrayan geminin çoğu, hızlarını 2008 yılına kıyasla %20 azalttı ve böylelikle emisyonların düşmesini sağladı.

Ayrıca, biyoyakıtlar, bataryalar, hidrojen veya amonyak gibi alternatif yakıt ve enerji kaynakları gemi taşımacılığı için olası alternatifler olarak ortaya çıkıyor ve sektörü karbonsuzlaştırarak sıfır emisyona ulaşma potansiyeli taşıyor. Karada bulunan güç kaynakları (rıhtıma yanaşmış gemilerin motorlarını kapatıp karadaki bir güç kaynağına bağlanması) da denizcilikte ve iç sularda taşımacılık yapılan limanlarda temiz bir enerji kaynağı sağlayabilir.

 

 

RAPORA BAĞLANTI VE ÖZET

EEA: https://www.eea.europa.eu/publications/maritime-transport/

EMSA: http://www.emsa.europa.eu/emter

BASIN İLETİŞİMİ

 

Permalinks

Geographic coverage

Temporal coverage

Topics

Etiketler

kategorileri:
kategorileri: emsa, maritime transport
Belge İşlemleri