sonraki
önceki
öğeler

Article

Avrupa’da sıfır kirliliğe doğru

Dili değiştir
Article Yayınlandı 26.01.2021 Son değiştirilme 03.03.2021
5 min read
Photo: © © Terezie Polívková, REDISCOVER Nature/EEA
Geçtiğimiz bahar koronavirüs, birkaç hafta içinde dünyayı yeniden şekillendirdi. Kıymetini bilmediğimiz pek çok şeye birdenbire ulaşamaz hale geldik. Salgın dünyayı gafil avladı; ancak bulaşıcı hastalıklar alanında çalışan bir bilim insanına göre bu durum sadece an meselesiydi.

İnsan; salgın, iklim krizi ve biyoçeşitlilik krizi arasında bağlantı kurmaktan kendini alamıyor. Bilim insanları bizi pandemi konusunda uyardı. Oldukça doğru senaryolar vardı, ancak kimse pandeminin tam olarak nasıl ortaya çıkacağını bilmiyordu.

İki veya dört derece daha sıcak bir dünyanın nasıl olacağına dair tam bir tablo çizemeyiz. Tüm ekosistemler için kritik eşiklerin tam olarak neresi olacağını bilmiyoruz. Fakat kararlı adımlar atmadığımız ve sistemik geçişler gerçekleştirmeyi hedeflemediğimiz sürece tablonun olumlu olmadığını ve zamanın akıp gittiğini biliyoruz. Pandeminin nispeten kısa süre içinde kontrol altına alınabileceğini umuyoruz. İklim değişikliğinde veya doğanın bozulmasında kritik eşiğe ulaşmanın neden olduğu herhangi bir hasarı tersine çevirmek çok daha zor olabilir.

Bu hızlı ve yavaş ilerleyen krizler ile kirlilik arasındaki bağlantılar açıktır. Hava kirliliğini ve sera gazı emisyonlarını azaltmak neredeyse her zaman birbiriyle yakından ilişkilidir. Su ve toprak kirliliğini kontrol altına almak doğaya fayda sağlar. Kaynak kullanımını azaltmak ve döngüsel ekonomiye geçmek de kirliliği azaltacaktır.

Birçok sağlık yetkilisi, hâlihazırda belirli sağlık sorunları olan vatandaşların COVID-19’a karşı daha savunmasız olabileceği konusunda uyardı. Bu sorunlar arasında bazı durumlarda kötü hava kalitesi sonucu ortaya çıkan veya bu nedenle şiddetlenen solunum hastalıkları yer almaktadır.

Sokağa çıkma yasakları kapsamında alınan sıkı önlemlerin sonucu olarak, başlıca hava kirleticilerin bazıları birçok Avrupa şehrinde önemli ölçüde azaldı. İyi yönetilen bir geçiş için örnek teşkil etmeyen bu tür şoklar istenmiyordu; ancak, araç trafiği azaltılarak ve mevcut hareketlilik şeklimiz değiştirilerek şehirlerdeki hava kalitesinin önemli ölçüde iyileştirilebileceğini gösterdiler. 

İnsanlar ve inşa ettiğimiz kurumlar, bariz ve mevcut tehlikelerle etkili biçimde mücadele etmeye donanımlıdır. Belirsiz, görünmez veya yavaş ilerleyen felaketleri anlamak ve üstesinden gelmek bizim için daha zordur.

Kirlilik de bu zorluklardan biridir.

Avrupa’nın çoğu yerinde hava görüntüsü, hissiyatı, kokusu veya tadı kirli değildir. Yine de her yıl, kötü hava kalitesi yaklaşık yarım milyon Avrupalının erken ölümüne neden olmaktadır. Avrupa’da musluk suyu içmek genellikle güvenlidir. Nehirlerimizin, göllerimizin ve kıyı bölgelerimizin çoğunda balık tutmanın ve yüzmenin keyfini çıkarabiliriz. Yine de Avrupa’nın su kaynaklarının çoğu iyi durumda değil. Avrupa’nın toprakları, onlarca veya yüzlerce yıl önce ortaya çıkan kirlilikten hâlâ zarar görüyor.

Sorunların ne olduğu net; ancak kirlilikle mücadeleye yönelik eylem ve politikaların fark yarattığını da unutmamalıyız. Kötü hava kalitesi sonucu erken ölen Avrupalıların sayısı 1990’ların başındaki seviyelerin yarısından daha az. Avrupa endüstrisi, havaya ve suya daha az emisyonla daha temiz hale geliyor. Gelişmiş atık su arıtma uygulamaları giderek daha fazla topluluğu kapsıyor. Tarım uygulamalarımız yavaş yavaş gelişiyor.

Yine de çok daha fazlasını yapabiliriz ve yapmalıyız. Bunun için mevcut politikaların daha iyi uygulanması ve ayrıca bu önemli sürdürülebilirlik geçişinde iklim nötrlüğü, sıfır kirlilik, döngüsel ekonomi, sağlıklı doğa ve sosyal adalete giden yolu gösteren iddialı hedefler gerekecektir.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, önümüzdeki 5 yıl için ekibinin siyasi önceliklerine yönelik iddialı bir gündem hazırladı. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve mutabakatın sıfır kirlilik hedefi, Avrupa vatandaşlarının iklim ve biyoçeşitlilik krizlerinin ele alınması talebini yansıtan eylemleri ana hatlarıyla belirtirken insanların göz ardı edilmediği adil bir geçiş sağlar. Bu, Avrupa’da kalıcı mirasa sahip olabilecek bir gündemdir.

Avrupa Çevre Ajansı’nın (AÇA) çalışmasına göre özellikle gıda, hareketlilik ve enerji alanındaki sürdürülebilir olmayan üretim ve tüketim sistemlerimiz, kirlilik dâhil olmak üzere sürdürülebilirlik yolunda karşılaştığımız zorlukların merkezinde yer alıyor. Bu sistemler yaşam tarzımıza derinlemesine yerleşmiştir ve bir gecede değiştirilemez; ancak doğru yönde hareket etmeliyiz ve isteklerimiz yeteneklerimizle uyumlu olmalı.

Modern tarihte ilk kez, zararlı kirlilik olmadan ısı ve elektrik üretmeyi, etrafta dolaşmayı ve yiyecek yetiştirmeyi amaçlayacak araçlara sahibiz. İnsanları ve çevreyi etkileyen kirliliği, artık ilerlemenin kaçınılmaz bir yan etkisi olarak kabul etmemize gerek yok.

Avrupa, güçlü ve yaptırımı olan mevzuatla ilerleme kaydedebileceğimizi gösterdi. Zararlı teknolojiler yasaklandığında, işleri yapmanın daha iyi yollarını buluyoruz. Bilgiyi arttırmanın ve kirliliğe yeterince yüksek bir fiyat etiketi koymanın işe yaradığı kanıtlandı. Seçilebilecek birçok politika aracı mevcut ve emeller doğru olduğu sürece insanlar doğru yönde hareket etmenin yollarını bulacaktır.

AÇA, kirlilik ve diğer çevresel zorluklar hakkında çok fazla bilgi ve uzmanlığın yanı sıra bunlara yönelik çözümlere de sahiptir. AÇA İşaretler 2020, ele almaya çalıştığımız sorunlar hakkında kısaca bilgi vermektedir.

«Bir daha asla ...» insanoğlunun kendine çok sık söylemek zorunda kaldığı bir ifadedir. Ancak, geçmişte yapılan hataları tekrar etmeme ve aynı trajedilerin ortaya çıkmasına müsaade etmeme inancı, bireyleri koruyan ve toplumlarımızı daha güçlü kılan hareketlere ve Avrupa Birliği gibi kurumların ortaya çıkmasına da yol açmıştır.

“Yeni Nesil AB” kurtarma paketi, koronavirüs pandemisinin getirdiği ekonomik ve sosyal hasarı gidermeyi hedeflemektedir. Paket, gelecek nesillerle, geleceğimizle ve gezegenimizin sınırlarına saygı duyacak ve insanların uzun vadeli refahını sağlayacak şekilde ekonomimizi ve toplumumuzu yeniden keşfetmekle alakalıdır.

Geçtiğimiz on yıllardaki ilerlemelere rağmen, AÇA’nın dönüm noktası niteliğindeki değerlendirmesi “Avrupa’da çevre - Durum ve genel görünüm 2020”, Avrupa’nın artık benzeri görülmemiş seviyede ve aciliyette çevre sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu açıkça göstermiştir. Çevreyi, iklimi ve insanları korumak için önümüzdeki on yıl içinde acilen harekete geçmeliyiz.

 Hans Bruyninckx

Hans Bruyninckx
AÇA İcra Direktörü

Permalinks

Geographic coverage

Temporal coverage

Topics

Etiketler

kategorileri:
kategorileri: signals, signals2020
Belge İşlemleri