sonraki
önceki
öğeler

Article

Endüstriyel kirliliği azaltma zorluğu

Dili değiştir
Article Yayınlandı 04.02.2021 Son değiştirilme 03.03.2021
Photo: © © Carolina Pimenta on Unsplash
Topics:
Avrupa’da endüstriyel kirlilik, bir dizi yönetmelik, üretimdeki gelişmeler ve çevresel girişimler sayesinde azalmaktadır. Bununla birlikte, sanayi kirlilik yaratmaya devam ediyor ve bu kesimde sıfır kirliliğe doğru yol almak ciddi bir zorluk.

Kirliliği; toprak, su veya hava gibi bulunduğu yere göre sınıflandırabilir veya kimyasallar, gürültü veya ışık gibi farklı kirlilik türlerine bakabiliriz. Kirliliği incelemenin bir başka yolu da kaynağına inmektir. Arabalar, tarım ve binalar gibi bazı kirlilik kaynakları etrafa yayılmıştır; ancak diğerleri münferit emisyon noktaları olarak daha iyi değerlendirilebilir. Bu noktasal kaynakların çoğu fabrikalar ve enerji santralleri gibi büyük tesislerdir.

Sanayi, Avrupa ekonomisinin önemli bir bileşenidir. Eurostat’a göre 2018 yılında gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYİH) %17,6’sını oluşturmuş ve 36 milyon kişinin doğrudan istihdam edilmesini sağlamıştır. Sanayi, bazı önemli hava kirleticilerinin ve sera gazlarının yanı sıra kirleticilerin suya ve toprağa salınımı, atık üretimi ve enerji tüketimi dâhil olmak üzere diğer önemli çevresel etkilerin toplam emisyonlarının da yarısından fazlasını oluşturmaktadır.

Hava kirliliği genellikle fosil yakıtların yakılmasıyla ilişkilendirilmektedir. Bu durum elbette elektrik santralleri için geçerlidir fakat demir-çelik üretimi veya çimento üretimi gibi kendi yerinde elektrik veya ısı üretimi gerçekleştirilebilecek diğer birçok endüstriyel faaliyet için de geçerlidir. Bazı faaliyetler, havadaki partikül madde yoğunluğuna katkıda bulunan toz üretirken örneğin metal işleme veya kimyasal üretimde solvent kullanımı, kirletici organik bileşen emisyonlarına yol açabilmektedir.

Endüstriyel hava emisyonu eğilimleri

Avrupa’da sanayiden kaynaklanan hava emisyonları son yıllarda azalmıştır. 2007 ve 2017 yılları arasında, toplam kükürt oksit (SOx) emisyonları %54, azot oksit (NOx) üçte birin üzerinde ve enerji santralleri dâhil olmak üzere sanayiden kaynaklanan sera gazları %12 oranında azalmıştır.

Avrupa sanayisinin çevresel performansındaki bu gelişmeler; daha katı çevre düzenlemeleri, enerji verimliliğindeki gelişmeler, daha az kirletici üretim süreçlerine yönelme ve çevresel etkiyi azaltmak için gönüllü planlar dâhil bir dizi nedenden dolayı meydana gelmiştir.

Çevre düzenlemeleri uzun yıllardır bu endüstriyel faaliyetlerin insan sağlığı ve çevre üzerindeki olumsuz etkilerini sınırlamaktadır. Sanayi emisyonlarını hedef alan temel AB önlemleri arasında en büyük endüstriyel tesislerin yaklaşık 52.000’ini kapsayan Endüstriyel Emisyonlar Direktifi ve Orta Ölçekli Yakma Tesisleri Direktifi yer almaktadır.

AB Emisyon Ticaret Sistemi (AB ETS) ise 31 ülkede 12.000’den fazla elektrik üretim ve imalat tesisinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını sınırlamaktadır. AB ETS, AB’ye ait sera gazı emisyonlarının yaklaşık %45’ini kapsamaktadır.

Ancak, bu gelişmelere rağmen sanayi, çevre kirliliği ve atık oluşumu açısından hâlâ çevre için önemli bir yük teşkil etmektedir.

Kamuya hesap verme sorumluluğu — E-PRTR ve endüstriyel emisyon verilerinin şeffaflığı

Avrupa Kirletici Salım ve Taşıma Kaydı (E-PRTR), halkın çevresel bilgiye erişimini artırmak için 2006 yılında oluşturulmuştur.

E-PRTR temelde vatandaşların ve paydaşların Avrupa’nın her köşesindeki kirlilik hakkında bilgi edinmelerini, en çok kirletenlerin kim olduğunu ve kirletici emisyon eğilimlerinin iyileşip iyileşmediğini öğrenmelerini sağlamaktadır.

E-PRTR, 33 Avrupa ülkesinde 34.000‘den fazla tesisi kapsamaktadır. E-PRTR verileri, her tesis ve yıl için havaya, suya ve toprağa salınan kirletici madde miktarının yanı sıra atık sudaki atık ve kirletici maddelerin saha dışına taşınmasına ilişkin bilgileri göstermektedir. E-PRTR verileri özel ve interaktif bir web sitesinde ücretsiz olarak mevcuttur. Web sitesi, 65 ekonomik faaliyette 91 kirleticinin salımına ve taşınmasına ilişkin geçmiş verileri arşivlemektedir.

Ayrıca E-PRTR artık Endüstriyel Emisyonlar Direktifi çerçevesinde büyük yakma tesisleri için daha fazla bilgi içeren daha geniş kapsamlı raporlar ile entegre edilmiştir. Avrupa Komisyonu ile birlikte AÇA şu anda bu verilere ve bilgilere erişimi iyileştirmek için yeni bir web sitesi üzerinde çalışmaktadır.

Endüstriyel hava kirliliğinin maliyet hesabı 

Hava kirliliğinin dış maliyetlerini hesaba katmak için tek bir kirleticinin insan sağlığı ve çevre üzerindeki olumsuz etkileri, farklı bilimsel ve ekonomik disiplinler arasında iş birliği ile geliştirilen ortak bir ölçü olan parasal bir değerle ifade edilmektedir.

Hasar maliyeti tahminleri yalnızca tahmindir. Fakat diğer bilgi kaynaklarıyla birlikte dikkate alındığında bu tahminler karar aşamasındaki zımni dengelere (etki değerlendirmelerini ve bunları takip eden mevzuatları detaylandırmak için kullanılan maliyet-fayda analizleri gibi) dikkat çekerek kararları destekleyebilir.

AÇA, 2014 yılında E-PRTR kapsamındaki endüstriyel tesislerinden kaynaklanan emisyonların 2008-2012 yılları arasında neden olduğu 5 yıllık toplam hasar maliyetinin en az 329 milyar Euro (2005 değeri) olduğunu ve bu değerin artacağını öngörmüştür. Bu analizde belki daha da çarpıcı olan konu, hasar maliyetlerinin yaklaşık yarısının, veri setindeki 14.000 tesisin yalnızca 147’sinden (%1‘inden) kaynaklanan emisyonların bir sonucu olmasıdır.

Ölçülen hasar maliyetlerinin çoğu, temel hava kirleticileri ve karbondioksit emisyonlarından kaynaklanmaktadır. Ağır metal ve organik kirletici emisyonlarla ilişkili hasar maliyeti tahminleri önemli ölçüde daha düşük olsa da yine de sağlığa ve çevreye zarar vererek yüz milyonlarca avro maliyete neden olur ve yerel ölçekte önemli olumsuz etkilerle sonuçlanabilir. AÇA şu anda bu rakamları güncelleyecek yeni bir çalışma yürütmektedir.

Endüstriyel kirliliğin azaltılması — değerlendirme, mevzuat ve uygulama

AÇA, E-PRTR ve diğer verilere dayanarak Avrupa’da endüstriyel kirlilik eğilimlerini düzenli olarak değerlendirmektedir. Bu değerlendirmeler, hem havaya hem de suya emisyonlar açısından son on yılda endüstriyel kirliliğin azaldığını göstermektedir. Mevcut ve yeni AB politika araçlarının endüstriyel emisyonları daha da azaltması beklenmektedir; ancak kirliliğin gelecekte insan sağlığı ve çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin devam etmesi muhtemeldir.

Döngüsel malzeme akışlarına dayanan ve güçlü, büyüyen, düşük karbonlu bir sanayi, AB sanayi politikası stratejisinin bir parçasıdır. Amaç, doğal kaynaklardan giderek daha az yararlanan, havaya, suya ve toprağa karışan kirletici emisyonları azaltan ve atık miktarını azaltan bir sanayi sektörü oluşturup geliştirmektir.

Başka AB mevzuatları ise daha somut hava emisyonu azaltma hedefleri (ör. Ulusal Emisyon Tavanları Direktifi ve Endüstriyel Emisyonlar Direktifi) belirlemektedir.

Bunlar özellikle mevcut en iyi tekniklerin (BAT) sürekli olarak benimsenmesi yoluyla emisyonların iddialı bir şekilde önlenmesini ve azaltılmasını amaçlamaktadır.

Yakın tarihli bir AÇA analizine göre mevcut en iyi teknikleri kullanmak ve Endüstriyel Emisyonlar Direktifi’nin daha iddialı hedeflerini uygulamak, emisyonların önemli ölçüde azaltılmasıyla sonuçlanacaktır: Kükürt dioksit için %91, partikül maddeler için %82 ve azot oksitler için %79.

Bu direktiflerin tam olarak uygulanması, AB’nin hava ve su kalitesi gibi çevresel hedeflere ulaşmasına yardımcı olacaktır.

Ancak, emisyonla ilgili direktifler genellikle bağımsız olarak hareket etmektedir ve çevresel hedeflerin AB sanayi politikasına daha fazla entegre edilmesi için çaba sarf edildiği aşikârdır. Sıfır kirliliğe doğru ilerlemek, gelecekte endüstrilerin hem temiz hem de sürdürülebilir olmasını sağlamak için daha da kapsamlı mevzuat, uygulama ve izleme gerektirecektir.

Daha fazla bilgi için:

Permalinks

Geographic coverage

Temporal coverage

Topics

Topics:

Etiketler

kategorileri:
kategorileri: signals, signals2020
Belge İşlemleri