sonraki
önceki
öğeler

Article

Arazi ve toprak kirliliği — yaygın, zararlı ve gittikçe artan

Dili değiştir
Article Yayınlandı 04.02.2021 Son değiştirilme 28.09.2021
Photo: © © Terezie Polívková, REDISCOVER Nature/EEA
Pastoral manzaralara, sanayi bölgelerine ve çöplüklere dağılmış birçok üzüm bağının ortak noktası nedir? Cevap, kimyasalların varlığı olabilir. Yiyeceklerimizi yetiştirdiğimiz toprak ve üzerine evlerimizi inşa ettiğimiz arazi ağır metallerden organik kirleticilere ve mikroplastiklere kadar pek çok farklı kirleticiye maruz kalmış olabilir. Kirletici maddeler yaygındır ve Avrupa’nın arazilerinde ve topraklarında birikmektedir. Bu sorunu nasıl çözebiliriz?

Ayaklarımızın altındaki yer; kaya, toprak ve alüvyondan çok daha fazlasıdır. Her metrekaresi bileşimi, yapısı, barındırdığı ve desteklediği canlılar açısından benzersiz olabilir. Bazıları, belirli mineraller açısından zengin kayaçlar içerir; diğerleri ise hava ve suyla dolu bitki kalıntıları bakımından zengindir.

Toprak, biyoçeşitliliğin genellikle ihmal edilen bir alanıdır; ancak küçük bir toprak parçası bile minik organizmalardan mantarlara ve solucanlara kadar değişen ve her biri toprak ekosisteminin işleyişinde hayati rol oynayan canlılarla iç içe olabilir. Ayrıca, besinlerin bitkilerin alabileceği şekillere girerek biyokütlenin karbon oluşturup depolamasına izin verdiği alan da burasıdır. Ayrıca, muhtemel içme suyumuz, yer altı suyuna doğru yaptığı doğal arıtma yolculuğuna da burada başlar. 

Bu yerel bir sorun mu? 

Toprağı kullanma şeklimiz, belirli mahsulleri korumak veya besin maddeleri eklemek için bu benzersiz ekosistemlerin içine genellikle ilave maddeler katar. Sanayi, ulaşım ve diğer ekonomik faaliyetlerden salınan kirleticiler de uzun mesafeler katederek seyreltik hale geldiği ve geçici süreyle depolandıkları topraklara ulaşabilirler. Arazinin bileşeni olan toprak, kirleticiler insan sağlığını veya çevreyi olumsuz etkilediğinde kirlenmiş kabul edilir.

Attığımız her adımda, toprakta karışımı ve yoğunluğu çok farklı olan kirletici maddeler üzerinde duruyor olabiliriz. Kirletici maddelerin, toprağın, iklim ve arazi kullanım koşullarının çok çeşitli olması, arazi ve toprak kirliliğinin tam anlamıyla izlenmesini ve değerlendirilmesini maliyetli hale getiriyor. Bildiklerimiz, büyük ölçüde ülkelere dağılmış arazi numunelerine dayanıyor.

Metaller, gübreler ve pestisitler

Yiyeceklerimizi yetiştirmek için tarıma ihtiyacımız var, ancak bazı sürdürülemez tarım uygulamaları toprağı kirletmeye devam ediyor.

Bitkiler, büyümek için diğer şeylerin yanı sıra besin maddelerine ihtiyaç duyar ve yoğun tarım, topraktaki besin maddelerini doğanın onları yenilemesinden daha hızlı tüketebilir. Gübreler, fazladan besin sağlayarak bu açığı telafi eder. Ne yazık ki gübrenin tamamı bitkiler tarafından alınmaz ve ilk başta toprakta olan fazla gübre nihayetinde göllere ve nehirlere ulaşır. Suya ulaştıktan sonra fazla azot genellikle bitkilerin ve yosunların aşırı büyümesine yol açar; bunların ayrışması sudaki oksijen seviyelerini ciddi şekilde düşürerek bu ekosistemdeki hayvan ve bitki türlerine zarar verebilir.

Bakır, üzüm bağlarında ve meyve bahçelerinde onlarca yıldır mantar ilacı olarak yaygın şekilde kullanılmaktadır. Yakın zamanda yapılan büyük ölçekli bir çalışma, üzüm bağlarındaki bakır yoğunluğunun Avrupa topraklarındaki ortalamadan üç kat daha fazla olduğunu göstermiştir. Bakır, hayvan yemine de eklenir ve gübre otlaklara ve diğer tarım alanlarına yayıldığında çevreye dağılır.

Kadmiyum, mineral fosforlu gübrelerde bulunan oldukça toksik bir metaldir. İyi yönetilmezlerse arıtma çamurları, çiftlik gübresi, kompost ve biyolojik atık gibi bazı “organik gübreler” çok çeşitli ağır metaller ve organik kirleticilerden oluşan bir karışımla da sonuçlanabilir.

Uzun süreli pestisit kullanımıyla ortaya çıkan kimyasallar Avrupa genelinden alınan toprak örneklerinde de bulunmaktadır. Bir çalışmada test edilen toprakların %80‘inden fazlasının pestisit kalıntıları içerdiği ve %58‘inin iki veya daha fazla türde kalıntı içerdiği ortaya konmuştur.

Atık yönetimi, endüstri ve sınırların ötesi

Tarımsal uygulamalar, elbette arazi ve toprak kirliliğinin tek sebebi değildir. Hem belediye hem endüstriyel atıklar kötü yönetiliyorsa endüstriyel faaliyetlerden sonra yerel kirliliğin üçte birinden daha fazlasına sebep olmaktadır. AB‘de potansiyel olarak kirletici faaliyetler yürüttüğü tahmin edilen birkaç milyon sahadan yalnızca bir kısmına ait ayrıntılı kamuya açık bilgiler mevcuttur.

Arazi ve toprak kirliliği de küresel bir sorundur. Hava ve su, azot bileşenleri ve küçük plastik parçalar da dâhil olmak üzere kirleticileri dünyanın her yerine taşıyabilir ve bunları yeryüzünde biriktirebilir. Kirleticiler, en yüksek tepelerde ve en ücra sahillerde bile bulunur.

Sonsuza kadar kalır ve birikir

Bazı kirleticiler zamanla toprakta parçalanır; ancak diğerleri sonsuza kadar kalır. Çoğu durumda arazi ve topraklar, çeşitli kirleticilerin zamanla en son ulaştığı ve biriktiği nihai varış noktasıdır. Bu kimyasalların tüm riskleri ve farklı karışımları tam olarak bilinmemektedir. Ancak, numune toplanan alanlara göre arazi ve toprak kirliliğinin insan sağlığı, toprak biyoçeşitliliği ve ekosistem sağlığı üzerinde önemli etkileri olabileceğini biliyoruz. Bu kirleticiler toprak organizmalarını etkileyebilir, muhtemelen yiyecek ve içme suyumuzu kirletebilir.

Kirlenmiş araziyi iyileştirmek zor ve pahalıdır; ancak geçmişte meydana gelmiş kirliliği temizlemek için gereklidir. Bununla birlikte yerel yönetimler genellikle iyileştirmeyi yönetecek imkânlara ve araçlara sahip değildir. AB‘de 65.000‘den fazla saha iyileştirildi; ancak şu ana kadar potansiyel olarak en çok kirlenmiş sahalara hâlâ dokunulmadı.

En iyi çözüm — önleme

Önleme, uzun vadede sağlıklı toprak ve daha temiz su ve hava sağlamanın en etkili ve en ucuz yolu olmaya devam etmektedir. Ürün tasarımı, daha iyi geri dönüşüm, atık yönetimi, ürün rotasyonu, hassas uygulamalı tarım ve daha az pestisit ve gübre kullanımından daha temiz ulaşım ve endüstriye kadar kirliliği önlemeyi ve azaltmayı ve yetkili kurumların etkili önlemleri uygulamalarını desteklemeyi amaçlayan herhangi bir girişim bu hayati ekosistemlerin üzerindeki baskıyı azaltmaya katkı sağlayacaktır.

Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamındaki döngüsel ekonomi, çiftlikten sofraya stratejisi, biyoçeşitlilik stratejisi, kimyasallar stratejisi, yeni toprak stratejisi ve sıfır kirlilik eylem planı gibi birçok mevcut ve hazırlanan politika girişimi Avrupa’ya özgü bir çerçeve sağlar, ulusal makamlara ve arazi kullanıcılarına araziyi ve toprağı kirlilikten koruma konusunda destek sağlar. Yerel makamlara ilave destek sağlanması ve toprakla ilgili daha tutarlı bir AB politika çerçevesi oluşturulması, bu çabaları daha da güçlendirecektir. Nihayetinde kirlilik, toprakların ve arazinin karşı karşıya olduğu birçok tehditten yalnızca biridir.

Permalinks

Geographic coverage

Temporal coverage

Topics

Etiketler

kategorileri:
kategorileri: signals, signals2020
Belge İşlemleri