Yakın inceleme — Bir plastik okyanusu

Dili değiştir
Article Yayınlandı 20.11.2018 Son değiştirilme 14.02.2019
5 min read
Plastik hafif, kolay şekil alan, dayanıklı ve güçlü mucize bir malzeme olarak geçtiğimiz yüzyılın ortalarından itibaren toplu üretilmeye başladı. O zamandan bu yana üretimi hızla artan plastik topluma pek çok fayda sağlıyor. 70 yıl sonra bugüne geldiğimizde, yıllık plastik üretimi 300 milyon tonu aşmış durumda ve bu ürünlerin gerçek mirasını anlamaya başladık: asla doğadan tamamen ‘yok olmuyorlar.’

 Image © Alex Marttunen, WaterPIX / EEA

Deniz çöpü — Görebildiğiniz kısım

Plastik atıkla ilgili anlamaya başladığımız sorunun bir parçası deniz çöpleridir. Bunlar, kumsallarımızda ve denizlerimizde yüzerken görebildiğimiz atıktır. Çoğu, rüzgar veya yağmur sularının taşımasıyla karadan geliyor.

Oyuncak parçalarından sigara izmaritlerine dek bulabildiği her şeyi yutmuş ölü deniz kuşlarının, altılı meşrubat tutuculara sıkışmış kaplumbağaların, plastikle dolu balina karkaslarının üzücü fotoğrafları deniz çöpü sorununu kamuoyunun gündemine getiren haberler oldular. Ancak uzmanlar arasında bile pek bilinmeyen ise, sorunun gerçek boyutudur.

Artan kanıtlar gösteriyor ki okyanusları temizlemek çok ama çok zor bir iş haline geliyor. Dünya Ekonomik Forumu tarafından yapılan yakın tarihli30 bir çalışmaya göre, her yıl okyanuslara 8 milyon ton kadar plastik karışıyor. Bu rakama ilişkin 10 ila 20 milyon arasında tahminler de var ve bir çalışmaya göre,31 okyanuslarda 5 trilyondan fazla plastik kalıntı parçaları var.

Bu plastik parçalarının çoğunun yolculuğu karadan başlıyor, nehirleri takip ederek okyanuslara ulaşıyor ve devasa kalıntı yığınları birikip yıldan yıla daha da büyüyor.  Bazıları, Pasifik Okyanusu’ndaki çöp yığınına dünyanın sekizinci kıtası bile diyorlar.

AÇA’nın deniz çöpü takip uygulaması

Denizlerimizdeki plastik sorunu ile mücadelede önemli bir nokta, tam olarak neden oluştuğunu ve nereden geldiğini anlamaktır. AÇA kullanıcıların sahillerde bulduğu deniz çöplerini kaydedebildiği bir mobil uygulama olan Marine LitterWatch’u geliştirdi. AB Deniz Stratejisi Çerçeve Direktifi kapsamında, Üye Devletler denizdeki plastik seviyelerini hiçbir zarara sebep olmayacak kadar düşürmek için stratejiler geliştirdiler. Bu deniz çöpü verilerini toplamak sorunu daha iyi anlamayı sağlıyor, bu da AB’nin ve Üye Devletlerin sorunla en etkili şekilde başa çıkmasına yardımcı olabiliyor.

2014’ten 2017’ye kadar Marine LitterWatch32 veritabanına yaklaşık 700.000 çöp kaydedildi. Bunların beşte dördünden fazlası farklı türlerde plastikti. Sahillerde en yaygın bulunan şey uzak ara sigara izmariti ve filtrelerdi (tümünün %18'i). Bunu, şişe kapakları, kulak çöpleri, alışveriş torbaları ve gıda ambalajları gibi farklı formlarda plastik takip ediyor.

Mikro ve nanoplastikler — Suyun altında ne var?

Sahillerimizdeki çöp parçalarını sayabilsek ve bir yere kadar toplayabilsek de, plastik kirliliği sorununun halledilmesi daha da zor başka bir kısmı var.

Zamanla ve ışığa maruz kaldıkça, plastik atık daha da küçük parçalara ayrılıyor. Mikro ve nanoplastikler bu sürekli parçalanmanın bir sonucu olmakla birlikte bazı durumlarda kozmetik veya başka ürünlere bilerek ekleniyorlar ve bu durum kanalizasyon sistemleri üzerinden su kaynaklarına ulaşmaları için doğrudan bir rota sağlıyor. Gelişmiş atık su arıtma tesisleri bu partiküllerin %90’dan fazlasını filtreleyebiliyor ama bu onların tamamen ortadan kaybolmasını sağlamıyor. Kalan sulu çamur çoğu zaman toprağa yayılıyor. Bu partiküller bile aniden bastıran seller veya şiddetli yağış sonucu su kaynaklarına ulaşıyor.

Bu en küçük partiküller çoğu zaman gözle görülemiyor. Doğaya ve sağlımıza etkileri hala tam olarak anlaşılmış değil. Kaygıları daha da arttıracak şekilde, birçok plastik yüksek oranda absorban olduğu için ağır metaller, endokrin bozucu kimyasallar ve dirençli organik kirleticiler gibi diğer kirleticileri çekiyor. Bu maddeler hayvanlar ve insanlar üzerinde, doğum kusurları, bilişsel gelişim bozuklukları, üreme sorunları ve kanser gibi geniş bir aralıkta zararlı etkilere sahip olabilirler.

AÇA’nın Avrupa’nın denizlerinin durumu33 raporu, mikro-plastik parçalarındaki kirlilik konsantrasyonlarının deniz suyu ortamından binlerce kat daha yüksek olabileceğini ve bunların deniz yaşamını zararlı kimyasallara maruz bırakabileceğini belirtiyor. Bu şekilde mikroplastikler ve taşıdıkları kimyasallar insanların tabaklarına ve sindirim sistemlerine de ulaşacak.

Plastikleri düşünmenin yeni bir yolu

Yeni bilgiler ışığında, plastikleri üretimleri noktasında bir tür kirletici olarak düşünmemiz ve plastik ürünlerin ve atıkların çevreye karışmasını engellememiz gerektiği açık hale geldi.

Plastik sorunu ile mücadeleye yardımcı olmak için 2018 başında Avrupa Birliği Döngüsel bir ekonomide plastikler için Avrupa stratejisini34 sundu. Strateji ‘AB’de ürünlerin tasarlanma, üretilme,kulanılma ve geri dönüştürülme şekillerini değiştirmeyi’ hedefliyor. Geri dönüşümü daha karlı hale getirmek ve özellikle de tek kullanımlık ürünlerde plastik atığı azaltmak, stratejinin en önemli girişimleri arasında. Avrupa Komisyonu ayrıca Avrupa Kimyasallar Ajansı’ndan kozmetik ve vücut temizleme ürünleri ile boyalara eklenen mikroplastiklerin, çevreye verilen zararı önlemek için kısıtlanması veya yasaklanması gerekip gerekmediğine ilişkin bir incelemeyapmasını istedi. AB plastik stratejisinin parçası olarak, Avrupa Komisyonu aynı zamanda, kayıp ve terkedilmiş balıkçılık malzemelerinin yanı sıra Avrupa sahillerinde ve denizlerinde en çok bulunan tek kullanımlık 10 plastik ürünü hedefleyen yeni kurallar önerdi35.

Strateji, birçok çevresel sorunda olduğu gibi, küresel işbirliğini güçlendirmenin plastik kirliliğini durdurmada kilit önemde olduğunu kabul ediyor. Bir Alman çalışmasına36 göre, dünya okyanuslarındaki plastik atığın yaklaşık %90’ı sadece 10 büyük nehirden geliyor ve bunlar sekizi Asya’da, ikisi ise Afrika’da olan Yangtze, İndus, Sarı, Hai, Ganj, Pearl, Amur, Mekong, Nijer ve Nil nehirleri. Teoride, bu, sorunla baş etmeyi de kolaylaştırmalı.

İlgilerin plastik kirliliğine odaklanması, sorunu daha iyi anlamaya ve nihayetinde çözmeye yönelik araştırma ve inovasyonu arttırdı. Yakın zamanda Orb Media tarafından yapılan bir araştırma projesi,37 11 büyük şişe su markasını test etti ve şişe sularının %93’ünün mikroplastik kontaminasyonu belirtisi gösterdiğini ortaya çıkardı. Çözüm tarafında ise, bilim insanlarından oluşan uluslararası bir ekip, plastik şişeleri yeni şişeler yapılabilecek malzemeye dönüştürebilen bir enzim geliştirmeyi başardı.

Özellikle de deniz ortamında plastik konusunda artan endişeler, sıradan tüketicileri plastik kirliliğinin durdurulmasına ve yeni iş fırsatları da yaratan daha çevre dostu alternatiflere yönelik talebi arttırmada büyük bir güç haline getiriyor. Yakın tarihte, Hollandalı bir süpermarket plastik içermeyen 700  ürün bulunduran dünyanın ilk plastiksiz reyonunu açtı. Benzer şekilde, plastik kirliliğini azaltmak için, İngiltere’deki bir süpermarket müşterilerin eti ve balığı kendi kaplarında38 almasına imkan tanımaya başladı. Örneğin geri dönüştürülmüş kağıttan elde edilen selülozla, tekstille, bitkilerle veya yosunla artık üretilebilmekte olan biyoçözünür malzemelerde de inovasyonlar söz konusu olmaktadır.

Geographic coverage

Temporal coverage

Belge İşlemleri
kategorileri:
Avrupa Çevre Ajansı (AÇA)
Kongens Nytorv 6
1050 Kopenhag K
Danimarka
Telefon +45 3336 7100