Kaynak verimliliği ve atıklar

Dili değiştir
Sayfa Son değiştirilme 2017.03.10 09:26
Bugün karşı karşıya kaldığımız küresel çevre sorunları, geniş ölçüde insanların, (fosil) yakıtlar, mineraller, su, toprak ve biyolojik çeşitlilik dahil doğal kaynakları aşırı derecede tüketmesinin bir sonucudur. Avrupa’da yüksek kaynak kullanımı, atık oluşturma ve kirliliğe dayalı yaygın ekonomik gelişim modelinin uzun vadede sürdürülemeyeceği giderek daha net olarak görülmektedir . Bugün Avrupa Birliği (AB) yoğun düzeyde ithalata bel bağlamış durumda ve kaynak talebimizi karşılayabilmek için AB’nin toplam yüz ölçümünün iki katına ihtiyacımız var. Kaynakların büyük bir çoğunluğu yalnızca kısa bir süreliğine kullanımda olmakla birlikte, atık depolama alanında toplama veya düşük dönüşüm (geri kazanım işlemleri sürecinde kalite eksiltme uygulaması) yoluyla ekonomide yitirilmektedir. Bu yalnız çevreyi değil, aynı zamanda ekonomik rekabeti de etkilemektedir. Çözüm oldukça açık, ancak dolambaçsız değil: ekonomik büyümeyi daha az doğal kaynakla elde etmek, farklı bir deyişle daha azıyla daha fazlasını başarmak. Bu nedenle, Yedinci Çevre Eylem programı (7. EAP), Kaynakları Verimli Kullanan Avrupa için AB Yol Haritası ve Döngüsel Ekonomi için AB Eylem Planı gibi stratejik dokümanlarda da belirtildiği üzere, kaynak verimliliğimizi iyileştirmek, uzun vadeli çevre politikasının temel öğesidir.

Giriş

Avrupa ekonomisi, su, ekin, kereste, metal, mineral ve enerji taşıyıcılarını da içeren doğal kaynak ve materyallerin kesintisiz olarak akışına bağımlıdır, bu materyallerin kayda değer bir kısmı da ithalatla sağlanmaktadır. Doğal kaynaklar için küresel rekabet arttıkça bu bağımlılık, gittikçe daha yüksek düzeyde bir zafiyet kaynağı olabilir.

Çoğu doğal kaynak küresel olarak dengesiz olarak dağıtılmış durumdadır, bu da erişim ve fiyatları daha kırılgan kılıyor, çatışma potansiyelini artırıyor. Belirsiz ve istikrarsız fiyatlar, bu kaynaklara bağımlı sektörleri de sekteye uğratabilir, firmaları işten çıkarmalara, yatırım küçültmeye, mal ve hizmet tedarikini de durdurmaya zorlayabilir.

Bununla birlikte, doğal kaynakların çıkarılması ve bunların işletilmesindeki hızlı artışlar, Avrupa ve ötesinde çevreye yönelik geniş çaplı olumsuz etkiler doğuruyor. Hava, su ve toprak kirliliği, ekosistemlerin asitlenmesi, biyolojik çeşitlilik kaybı, iklim değişikliği ve atık oluşturma, orta-uzun vadeli ekonomik ve sosyal refahı da riske atmaktadır.

Kaynak verimliliğini artırmak, sınırlı kaynaklara ve ekosistem kapasitesine sahip bir dünyada sosyoekonomik ilerleyişi sürdürebilmek adına kritik derecede önem taşır, ancak yeterli değildir. En nihayetinde verimliliği arttırmak yalnızca, elde edilen kaynak miktarının, kaynak kullanımı ve emisyondan daha yüksek düzeye taşındığının göstergesidir. Uzun vadede Avrupa’da ve küresel olarak, çevreye yönelik baskıların kesin olarak sürdürülebilir düzeylere azaltılacağını garanti etmez.

Avrupa üretim ve tüketim sistemlerine ait sürdürülebilirliğin değerlendirilmesinde bu nedenle, üretimin, kaynak kullanımı ve ilgili baskılardan daha hızlı artış gösterip göstermediğine dair ölçümlerden daha fazlası zorunludur ('göreceli ayrıklaştırma'). Bundan ziyade, kaynak kullanımı azalırken üretimin arttığı 'kesin ayrıklaştırma'ya dair bir delil bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

Kaynak kullanımı ile ekonomik kazanım arasındaki ilişkinin değerlendirilmesine ek olarak, toplumun kaynak kullanımından kaynaklı çevresel etkilerin azalıp azalmadığının değerlendirilmesi de önemlidir ('etki ayrıklaştırma').


Konuya ilişkin AB politikaları

Kaynak verimliliğinin bir üst düzeye taşınması, 7. EAP dahilinde 2050 yılı için ‘gezegen sınırları içinde iyi yaşayabilme’ vizyonuna ait üç anahtar hedeften biri olarak tanımlanmaktadır. Bu üç hedef şunlardır:

  • AB’nin doğal servetini korumak, muhafaza etmek ve güçlendirmek;
  • AB ekonomisini kaynak verimliliğine sahip, yeşilrekabetçi ve düşük karbonlu bir yapıya dönüştürmek;
  • AB vatandaşlarını çevreyle ilişkili baskılardan, sağlık ve refaha ilişkin risklerden koruyabilmek.

Aslında bu hedefler birbiriyle yakından bağlantılıdır. Birbirinden farklı ama birbiriyle ilişkili politika çerçevelerine (Kaynak Verimliliğine Sahip Avrupa için Yol Haritası ve Düşük Karbonlu Ekonomiye giden Yol Haritası gibi) tabidir.

Diğer bir politika kümesiyle, doğrusal büyüme kalıbı 'al-yap-tüket-çöpe at' sistemini terk edip, ürün, bileşen ve materyal kullanımının sürdürüldüğü, ekonomideki değerlerinin muhafaza edildiği bir sisteme sırtını yaslayan, daha döngüsel bir modele geçiş hedeflenmektedir. Döngüsel Ekonomiye yönelik AB Eylem Planında belirtildiği üzere bu hedef, ürün tasarımı, iş modelleri, tüketim tercihleri dahil olmak üzere, tedarik zincirleri ve atık önleme-yönetimi dahilinde değişiklikler gerektirecektir. Burada AB atık mevzuatı, ana politika faktörlerinden biridir. 

 

AÇA faaliyetleri

AÇA materyal akışlarını ve atık istatistiklerini analiz eder, bunun sonucunda ise ilgili gösterge ve değerlendirmeleri sunar. Politika ilerleyişi, atık yönetimi, atık önleme ve kaynak verimliliği çerçevesinde üç paralel raporlama serisi dahilinde analiz edilir. Yıllık döngüsel ekonomi raporlarında ve AÇA’ya ait Avrupa Çevre — Durum ve Genel Bakış 2020 (SOER2020) gibi entegre değerlendirmelere yapılan katkılar çerçevesinde çok geniş kapsamlı bir bakış açısı sunulmaktadır.

Kaynak verimliliği politikasına ait belirli faktörler üzerinde gerçekleştirilen mevzubahis analizler (konseptlerin, çevresel hedeflerin, piyasa bazlı araçların denetimi ve diğer müdahale stratejileri gibi) düzenli aralıklarla gerçekleştirilir.

Paydaş etkileşimi ve bu değerlendirmelere ilişkin kapasite artırma, atık ve kaynak verimliliğine sahip ekonomi ve çevreye dair ulusal referans merkezlerinde düzenli aralıklarda EIONET toplantıları ve çalıştaylarıyla önemli bir çalışma ögesidir.

 

Genel Bakış

Mevcut çalışma öncelikle kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi ve atık alanlarında kanıta dayalı bir çalışma tabanının geliştirilmesine yönelik düzenlenmiştir. Hem tematik bilgiler (atık ve kaynak kullanımı) aracılığıyla, hem de döngüsel ekonomiye geçişe dair sistematik analiz kanalıyla, SOER2020’ye yönelik katkılar öngörülmektedir.  

Geographic coverage

Avrupa Çevre Ajansı (AÇA)
Kongens Nytorv 6
1050 Kopenhag K
Danimarka
Telefon +45 3336 7100