sonraki
önceki
öğeler

Article

Sağlık açısından çevresel risklerin ele alınması

Dili değiştir
Article Yayınlandı 04.02.2021 Son değiştirilme 17.05.2021
6 min read
Photo: © © Juan Miguel, REDISCOVER Nature/EEA
Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre, kirlilik Avrupa’da yılda 1,4 milyon önlenebilir ölüme yol açsa da iyileşme görülüyor ve Avrupa Yeşil Mutabakatı sürdürülebilirliğe doğru bir sıçrama fırsatı olabilir. DSÖ Avrupa Çevre ve Sağlık Merkezi Başkanı Francesca Racioppi ile kirlilik ve sağlık hakkında konuştuk.

Avrupalıları etkileyen en tehlikeli kirlilik türleri ve bunların sağlık üzerindeki etkileri nelerdir?

Avrupa’da (DSÖ Avrupa Bölge Ofisi’nin 53 Üye Devleti’nde 900 milyondan fazla insan) çevresel risk faktörleri hâlâ yılda 1,4 milyon ölüme yol açıyor ve bu ölümler büyük ölçüde önlenebilir. Bu ölümlerin üçte birinden fazlası, sağlığımız için en önemli çevresel risk faktörü olan hava kirliliğinden kaynaklanıyor. Kirlilikle ilişkili zararlara yol açan bir diğer büyük etken ise tehlikeli kimyasallardır. Maalesef her gün çoğu çocuk yedi kişi ishalle ilgili hastalıklardan ölüyor. Bu nedenle su kalitesi bile sorun olmaya devam etmektedir. AB içinde bile bazı kırsal alanlarda henüz temiz su ve sanitasyona %100 erişim sağlayamadık.

Çevre ve sağlık konusunda hâlâ uzun bir yolumuz var; ancak aynı zamanda farklı gündemlere katılma şeklimizde oldukça akıllı davranabiliriz. Örneğin, hava kalitesinin ele alınması, aynı zamanda iklim değişikliği emisyonlarının da ele alınması anlamına gelebilir.

Son yıllarda Avrupa‘da kirliliğin sağlık üzerindeki etkileri nasıl değişti?

Avrupa’da durum önemli ölçüde iyileşti. Asit yağmurlarıyla mücadele ile göllerin ve deniz suyunun ötrofikasyonu için ilk yasaların yürürlüğe girdiği sırada ben henüz gençtim. Biz belki de çok problemli olan bazı endüstriyel gelişmeleri deneyimleyen ilk nesildik ve büyük ölçekte kirlilikle ilk karşılaşan kişiler olarak bununla başa çıkmak zorunda kaldık. Kirlilikle başa çıkmak için ortak kurallara ihtiyacımız olduğunu öğrendik, çünkü bu sorun sınır tanımıyor.

Elbette artık küreselleşmiş bir dünyada yaşıyoruz ve kirliliğin kıta sınırlarını da aştığını kabul etmeliyiz. Bazı sorunların, Avrupa’dan bazı tehlikeli endüstriyel uygulamalara hâlâ izin verilen diğer bölgelere kaydığını gördük. Bu nedenle, Avrupa’nın ötesine geçen bir sorumluluğumuz var. Küresel sağlık ve politikalarımızın temiz üretimi desteklemesi sorumluluğu.

Hava kirliliği COVID-19 salgınının ilerleyişini etkiler mi?

Hava kalitesi ve COVID-19 arasındaki ilişkiye dair hâlâ cevaplanmamış birçok soru var; bu güncel bir bilimsel araştırma konusu. Ancak, hâlihazırda bazı açıklamalar yapabiliriz. Hava kirliliğinin solunum ve kardiyovasküler hastalıklar açısından önemli bir risk faktörü olduğunu ve bunlara yol açtığını bildiğimiz için, hava kalitesini iyileştirmek her zaman için fayda sağlayacaktır. Bu altta yatan hastalıklara sahip kişiler, COVID-19’a karşı daha savunmasızdır ve bu kişilerin ciddi semptomlar gösterme riski de daha yüksektir.

Kısa vadede şehirler arasında hava kirliliğinde önemli bir azalma gördük. Karantina önlemlerinden en çok etkilenen faaliyetlerden biri olan trafikle yakından ilişkili bir kirletici olan azot oksitlerde bu azalma daha belirgindir. Biz şu anda konuşurken bu konu hakkındaki araştırmalar devam ediyor. Gelecekte bunlardan bilgi edinip yararlanacağız. COVID-19 ilerleyen bir trajedi; ancak aynı zamanda bize çevre ve sağlık açısından faydalar sağlayabilecek “yeni normale” giden yolu yeniden düşünmemize belki de yardımcı olabilecek daha önce görmediğimiz veriler edinmemizi sağladı.

Bu kriz, bizi sürdürülebilir ekonomiye iten bir güç olabilir mi?

Avrupa Komisyonu’nun Avrupa Yeşil Mutabakatı üzerinde çalışıyor olması mükemmel; çünkü bu anlaşma toparlanma dönemini sürdürülebilir şekilde yürütmek için büyük destek verebilecek çok güçlü bir taahhüt. Bu “yeni normalin” sürdürülebilir ekonomik kalkınmaya doğru bir sıçrama olması için eşi görülmemiş bir fırsat var ve Komisyon ile iş birliği içinde bunun için çalışmayı dört gözle bekliyoruz.

Kirliliği azaltmanın en kolay yöntemleri neler olabilir?

Hava kirliliği örneğine odaklanırsak, sektörleri yerelden küresel ölçeğe doğru ilerleyerek ve çıkış noktasından başlayarak - enerji sektörü, ulaşım, tarım, atık yönetimi ve birçok endüstri - ele almalıyız. Geçtiğimiz yıllarda çok şey yapıldı; ancak yine de küresel olarak insanların %90’ının DSÖ’nün hava kalitesi kılavuz değerlerini karşılamayan şehirlerde yaşadığını görüyoruz. Bu, örneğin daha temiz ve güvenli ulaşım sistemlerini nasıl teşvik edebileceğimizi görmek için farklı sektörlerle çalışmayı gerektiren uzun bir yolumuz olduğu anlamına geliyor. Tüm sektörler için ileriye dönük olumlu yollar vardır.

Genel olarak kirliliğin ve özelde hava kirliliğinin etkilerinin eşit olarak dağılmadığını kabul etmenin de önemli olduğunu düşünüyorum. Daha yoksul bölgelerde yaşayan insanlar, genellikle kirli alanların yakınında veya çok yüksek trafik akışının olduğu alanlarda yaşarlar. Farklılıklar yalnızca ülkeler arasında değil, ülkeler içinde de büyük olabilir.

DSÖ Avrupa, çevre ve kirlilik alanında ne gibi çalışmalar yürütüyor?

Otuz yılı aşkın süredir DSÖ olarak temel misyonumuz, Üye Devletlerimizle ve ülkelerde çalışarak çevre ve sağlık önceliklerini ele almalarına destek olmaktır.

Bu, 2017’de Ostrava’da düzenlenen son Avrupa Çevre ve Sağlık Bakanları Konferansı’nda çok net bir şekilde görüldü. 53 Üye Devletin tümü bir araya gelerek çevre ve sağlıkla ilgili eylemler için ulusal portföyler geliştirmeyi kabul etti. Biz onların yanındayız, ulusal öncelikleri belirlemelerinde onlara destek oluyoruz ve ardından bu yöndeki çalışmaları destekliyoruz.

Ayrıca, DSÖ’nün olağan çalışmalarına devam ediyoruz: Merkezimiz, DSÖ küresel hava kalitesi kılavuzunun güncellenmesi sürecini koordine ediyor. Geçen yıl, Üye Devletlerimizde ve Avrupa düzeyinde standartlar için mevzuat ve politika oluşturmayı desteklemek için halk sağlığı odaklı öneriler sunan DSÖ çevresel gürültü kılavuzuna başladık.

Gürültü ile ilgili yeni DSÖ kılavuzunun ve hava kirliliğine ilişkin yakında yapılacak güncellemenin AB tarafından da benimsenmesini bekliyor musunuz?

Benimseneceğini umuyorum. DSÖ kılavuzu, sağlık ve hava kirliliği veya çevresel gürültü arasındaki ilişki hakkında bildiklerimizin en güncel bilimsel kanıtlarına dayalı sağlam tavsiyeler sunmaktadır. Bu noktadan itibaren, standartları belirlerken bu kılavuz değerlerin dikkate alınıp alınmaması siyasi bir karardır. Avrupa Komisyonu’nun sıklıkla DSÖ kılavuzlarına başvurduğunu biliyoruz. Örneğin; AB İçme Suyu Direktifi, DSÖ’nün içme suyu kalitesi kılavuzunun en son baskısındaki sağlık temelli önerilere ve kılavuz değerlere göre revize edilmiştir. Avrupa bölgesi için çevresel gürültü kılavuzu, Çevresel Gürültü Direktifi’nin revizyonunda dikkate alınmıştır. Küresel hava kalitesi kılavuzlarının yaklaşan güncellenmesi söz konusu olduğunda bunların Avrupa Birliği politikalarına nasıl yansıyacağı tartışma konusudur. Siyasi sürece ve AB’nin ve Üye Devletlerinin müzakerelerine saygı duymalıyız; ancak bu politikaların sağlığı artıracağını ve koruyacağını umuyoruz ve onları desteklemek için buradayız.

 

Francesca Racioppi
DSÖ Avrupa Çevre ve Sağlık Merkezi Başkanı

Permalinks

Geographic coverage

Temporal coverage

Topics

Etiketler

kategorileri:
kategorileri: signals, signals2020
Belge İşlemleri