Mülakat — Hollandalılar nehre yer açıyor

Dili değiştir
Article Yayınlandı 20.11.2018 Son değiştirilme 14.02.2019
7 min read
Doğa ve su el ele. Hollanda’nın Nehre Yer Aç programının arkasındaki mantık bu. Bu öze dönme yaklaşımı, şu an su yönetimi ve iklim değişikliği ile bağlantılı olarak artan sel risklerine karşı koruma konusunda küresel bir model vazifesi görüyor. Hollanda Altyapı ve Su Yönetimi Bakanlığı’ndan Willem Jan Goossen’e göre 1993 ve 1995’teki son şiddetli seller bir uyandırma ikazı oldu. Kendisine programın sürdürülebilir taşkından korunma açısından ne anlama geldiğini sorduk.

Nehre Yer Aç programının alternatifi ne olurdu?

Sadece, geçtiğimiz on yıllar içinde nehre görece yakın inşa edilmiş olan mevcut setleri güçlendirmeye odaklanmak zorunda kalırdık. Ama bu Hollanda’da son derece yüksek olan sel riskini azaltmaya yetmezdi. Nehre Yer Aç programı61 Ren ve Maas nehirlerinin 1993 ve 1995’teki görece yüksek deşarj hacimlerinin bir sonucu olarak geliştirildi. Bu seller 200.000’den fazla insanın (ve bir milyon hayvanın) tahliye edilmesine yol açtı.

Nehir suyu hacmini arttırmanın genel olarak daha düşük su akıntısı seviyelerine yol açacağını ve bunun da bizi setlerin yüksekliğini ve gücünü sürekli arttırmak zorunda kalmaktan kurtaracağını keşfettik. Aynı zamanda taşkın yataklarında set ile nehrin arasındaki alanları dolduran epeyce tortu birikmesi de olduğunu fark ettik. Bu nehir akıntısını yavaşlatıyor ve çevresine kıyasla daha yüksek nehir seviyelerine yol açıyor.

Nehre Yer Aç programı kapsamındaki spesifik projelerin şu anki durumu ne?

Program 20-30 spesifik proje üzerinden yürütülüyor. 12 yıl önce başladı ve şu an neredeyse hepsi tamamlandı, son bir veya iki proje ise 2018’de tamamlanma aşamasında. Nehre Yer Aç programı bittiği için şimdi aynı programın güçlendirileceği veya yenileneceği yeni bir aşamaya hazırlanıyoruz.

Kıyı ve nehir taşkınlarından daha etkili korunma konusunda yeni fikirler araştırmak için pek çok çalışma yaptık ve setlerimiz ve kıyı savunmalarımız için yeni bir analize ve yeni güvenlik standartlarına ulaştık. Yerel topluluklar, iller ve su kurulları da işin içinde. Bunu Hollanda Delta programı dahilinde gerçekleştirdik ve bu yeni standartlar 2017 başından bu yana yürürlükte. Yeni kuralların sonucu olarak 20-30 yıl daha sürecek yeni bir projemiz var ve şu anda nehir sistemimizin güçlendirilmesinde kullanacağımız yapıları belirleme aşamasındayız. Ama bu sefer Nehre Yer Aç programının unsurları ile birlikte.

Program ne tür zorluklarla karşılaştı?

Nehre Yer Aç genel olarak iyi karşılandı ama başladığında böyle değildi. Geleneksel olarak taşkınlara karşı koruma önlemleri konusunda Hollanda’da destek güçlü olmuştur. Ama hep olduğu gibi ‘benim bahçemde değil’ tepkileri de oldu, özellikle de bir set güçlendirmesi için ev yıkmak gerektiğinde.

Benzer şekilde, tarım arazisi satın alıp bunları taşkın yatağına dönüştüreceğimiz fikri de ilk başta iyi karşılanmadı. Yüzlerce yıldır çiftçiler, nesilden nesile doğal alanları tarım arazisine dönüştürmek için uğraştı. Bu yüzden toprak kullanımının tarımdan taşkın yatağına değiştirilmesi çiftçiler için geçmişle tezat oluşturuyordu ama görüşleri değişti ve giderek daha fazla destek çıkmaya başladılar.

Projenin en önemli başarılarından biri belediyelerin ve yerel sakinlerin katılımının ciddiye alındığından emin olmaktı. Merkezi hükümet, Hollanda’daki ana nehir ve karayolu ağlarımızın sahibi olan Koruma Alanları Yönetim Birimi (Rijkswaterstaat) ile birlikte, yerel topluluklara, su seviyelerini düşürmek için Nehre Yer Aç amaçlarını karşılayacaklarsa alternatif planlar sunma seçeneği verdi. Bu yaklaşımın hedefi Nehre Yer Aç programına yerelde sahiplenme ve destek yaratmaktı.

Programa ne kadar para harcandı ve devam eden maliyet var mı?

Tüm projenin bütçesi yaklaşık 2,3 milyar Euro. Devam eden maliyetler konusunda ise, tamamlanan projelerin bakımının yanı sıra Nehre Yer Aç sonrasında taşkından korunmanın geleceğine ilişkin yoğun bir tartışma var.

Örneğin, taşkın yatakları oluşturulmasındaki sorunlardan biri, ağaçların büyümesini kontrol altında tuttuğumuzdan emin olmak zorunda oluşumuz. Bunları büyümeye bırakırsak, nehir akıntısının hızını düşürebiliriz. Dolayısıyla tüm nehir sisteminin yüksek su deşarjları ile başa çıkabilmesini sağlamak için yıllık olarak belirli sayıda ağaç kestik. Bunu tamamen doğanın akışına bırakırsak, setlerin seviyesini ve gücünü daha da arttırmak zorunda kalacağız. Gerçekten de, maliyet-fayda analizi ağaç kesmenin daha az maliyetli olduğunu gösterdi.

Nehir tortularının taşkın yataklarından tortu eksikliği olan delta alanlarına geri taşınıp taşınamayacağına da bakıyoruz. Set bakımı da önemli. Setler her yıl bakıma girmeli ve kontrolden geçmeli ve geleneksel olarak 30-40 yıl sonra güçlendirilmeli. İklim değişikliği ile birlikte her 14 yılda bir geliştirme yapmanız gerekecek. Dolayısıyla bu, daha yüksek deniz seviyeleri de dahil, değişen iklim etkilerini dikkate almak ve buna uygun şekilde koruma seviyelerini arttırmak zorunda olduğunuz yeni bir sistematik yaklaşım.

Proje Avrupa ve dünya için bir model olabilir mi?

20 yıldan uzun süredir Ren, Maas, Scheldt ve Emse gibi diğer ülkelerden gelen her büyük nehir için nehir temelli işbirliği organizasyonlarımız var. Almanya veya Belçika gibi ülkelerde taşkın koruması konusunda işbirliği yapmak gündemin ilk sırasında oldu ve bu da birçok projede sınırların ötesine geçen iyi bir koordinasyon sağladı. Üstelik herkes Nehre Yer Aç yaklaşımını benimsiyor.

Doğa konusundaki çalışmalar günümüzde giderek daha fazla destek görüyor ve bunun haklı sebepleri var. Taşkın yataklarının geleneksel olarak pek de önemli görülmediği Asya ülkeleri dahil dünyanın dört bir yanından ziyaretçilerim oldu. Onlar için mesele tamamen ekonomik ve tarımsal gelişme ile ilgiliydi, yani aynen bizim yaptığımız hataları yapıyorlardı. Taşkın yataklarımızı koruyup muhafaza edersek, hem risklerle başa çıkmak için esnek ve sağlam oluruz hem de ekonomik gelişmeyi sürdürebiliriz.

Projenin getirdiği ekstra faydalar oldu mu?

Bütçenin %95’i su güvenliğine ayrılırken, küçük de olsa diğer hedeflere ayırdığımız meblağlar projelerden en çok etkilenen bölgelerde yaşam kalitesini geliştirme konusunda son derece iyi sonuçlar almamızı sağladı. Buna taşkın yataklarındaki evlerin sahipleri için yeni evler veya yerel topluluklar için yeni limanlar dahil. Örneğin Alman sınırı yakınındaki Waal nehri üzerinde yer alan Nijmegen şehrinde yapılan yeni nehir parkı, yeni köprüler ve yeni bir nehir cepheli konut projesi, hem yerel yaşam kalitesini arttırdı hem de taşkın yatağını genişletti.

Nüfus yoğunluğu yüksek Hollanda için yeni dinlenme alanları da önemli. Bunlar yerel topluluklara değer katıyor ve bir yandan da turizm açısından önemli olan geleneksel eski köyleri ve Hollanda peyzajının karakteristiklerini muhafaza ediyor. Kumul ve sahilleri korumak için, kıyı kesimlerine yönelik olarak aynı yaklaşım benimsendi.

Hollanda’nın su ile bir aşk ve nefret ilişkisi var. Özellikle de iklim değişikliği ile birlikte, bu mücadeleyi kazanmanız mümkün mü?

Bu yüzlerce yıldır verdiğimiz bir mücadele. Hollanda’nın ruhunda 1953 seli bugün hala yankılanıyor ve mevcut su politikalarımız üzerinde büyük bir etkisi var. 1500’den fazla can kaybına mal olan bu taşkınlar nedeniyle Hollanda halkı nehir ve deniz taşkını projelerini birincil önceliği olarak görüyor ve hükümetin önleyici tedbirler almasını bekliyor.  Su bizim genlerimizde var ve kültürümüzün ve yaklaşımımızın merkezinde yer alan ‘denizden toprak kazanma modeli’ ile, yönetim tarzımız üzerinde bile etkili.

Bugün soru iklim değişikliğinin bizi hangi hızla vuracağı. İklimin değiştiğinin ve bunun etkilerinin hepimiz farkındayız, şu anki tehdidin birkaç on yıl sonra göreceklerimizden çok farklı olduğunu biliyoruz. Kazanma konusunda ise, en azından bu yüzyıl için ve belki daha bile uzun süre baş edebileceğimizden eminim, ama ancak doğru stratejiye sahipsek. Risk ortada, bu yüzden bize düşen sağlam durmak ve uyum kilit önemde.

 

Nehre Yer Aç Programı

Hollanda’nın yarıdan fazlası deniz seviyesinin altında, bu da ülkeyi deniz ve iç kesimlerdeki nehirlerin taşması karşısında son derece hassas kılıyor. Hollanda yüzyıllardır setler ve deniz duvarları inşa ederek suyu öteleme mücadelesi veriyor. 1993 ve 1995’teki şiddetli iç kesim taşkınları, taşkına karşı korunmada doğa bazlı çözümleri benimseyen yeni, daha sürdürülebilir bir yaklaşıma neden oldu. Nehre Yer Aç programı gelecekte taşkın felaketleri riskini azaltma konusunda mevcut savunmaları tamamlıyor. Doğal taşkın yataklarının, sulak alanların eski hallerine getirilmesini, setlerin yenilenmesini ve denizden kazanılan toprakların tekrar boşaltılmasını içeren 30 spesifik projeye milyarlarca Euro yatırım yapıldı. Bunların tümü mevcut savunmaları güçlendirme ve ülke kat eden en büyük delta nehirlerinin kapasitesini ve akışını hızla yükselen sularla baş edecek şekilde geliştirme amaçlı.

 

Willem Jan Goossen,

İklim uyumu ve su konusunda kıdemli politika danışmanı

Altyapı ve Su Yönetimi Bakanlığı

Lahey, Hollanda

 

Geographic coverage

Temporal coverage

Belge İşlemleri
kategorileri: