Sürdürülebilirliği hayata geçirmek: Yeni Avrupa politikaları eşsiz bir fırsat sunuyor

Dili değiştir
Article Yayınlandı 11.11.2019 Son değiştirilme 10.12.2019
5 min read
Avrupa Komisyonu’nun seçilmiş başkanı Ursula von der Leyen, önümüzdeki beş yıl için ekibinin politika önceliklerini belirledi. Gündeminin odağında, iklim ve biyoçeşitlilik krizlerine karşı daha iddialı bir eylem planını ana hatlarıyla açıklayan bir Avrupa Yeşil Anlaşması yer alıyor. Çevresel bozulma ve iklim değişikliği, Avrupa politikalarında birtakım başarılar ve başarısızlıklarla uzun zamandır ele alınıyor. Kamunun giderek artan eylem çağrılarından destek bulan bu yeni politika süreci, yeni Avrupa Komisyonu ve Parlamentosu ile birlikte, Avrupa için yeşil ve adil bir geçişin ölçeğini büyütmek ve bu geçişi hızlandırmak adına eşsiz bir fırsat sunuyor.

İklim ve biyoçeşitlilik krizleri acil eylem gerektiriyor

Avrupa, diğer bölgelerle karşılaştırıldığında, sera gazı emisyonları ve korunan alanlardan hava kalitesi ve kentsel atığa kadar çok sayıda konu başlığına dair güvenilir bilginin yanı sıra uzun vadeli politika hedeflerini de içeren iyi yapılandırılmış bir yasal çerçeveye sahip. Avrupa Çevre Ajansı, bu politika ve bilgi çerçevesinde faaliyet gösteriyor. Faaliyet alanımız ve ağımız, geniş bir coğrafi kapsama sahip olmamıza, entegre ve tematik değerlendirmeler yapmamıza ve hem Avrupa düzeyinde hem de ulusal üzeyde politika görüşmelerine katkıda bulunmamıza olanak tanıyor.

 Değerlendirmelerimiz bazı alanlarda ilerlemeye işaret ederken, aynı zamanda endişe verici trendleri de gösteriyor (öne çıkan önemli konular için bkz. AÇA’ya genel bakış). Örneğin iklim değişikliğinin azaltilmasi konusunda Avrupa Birliği Üye Ülkeleri, sera gazı emisyonlarını azaltmada başarı gösterdiler ve kısa vadeli hedeflerine ulaşacaklar. Ancak uzun vadeli hedefler, çok daha hızlı bir tempoyla daha büyük çaplı azaltmalar gerektiriyor.

Emisyon azaltımını nasıl artırıp hızlandırabiliriz ve iklim zararsızlığına nasıl ulaşabiliriz? Özellikle de ulaşım gibi bazı sektörler, temel olarak artan talep nedeniyle azaltmaya gitmede zorluk yaşarken bunu nasıl başarabiliriz? İklim değişikliği Avrupa’yı etkilemektedir ve bu etki giderek artacaktır. Bu etkiye uyum sağlamak ve hazırlanmak için yeterince önlem alıyor muyuz?

Artan çabalarımıza rağmen çevresel bozulma, biyoçeşitlilik kaybıyla birlikte devam ediyor. Uzun vadede ise tablo daha da vahim. Üretim ve tüketim sistemleri, hem Avrupa’da hem de dünya çapında kara ve su ekosistemlerine sürdürülebilir olmayan bir baskı uygulamaya devam ediyor. Bu sistemlerin yol açtığı sonuçlardan biri olan kirlilik ise devam eden sorunlardan bir diğeri. Salınan farklı kirleticiler atmosferde, suda ve karada birikerek ekosistemler ve insan sağlığı üzerinde önemli potansiyel etkilere yol açıyor. Son on yıllarda Avrupa’nın dış ortam hava kalitesinde görülen önemli gelişmelere rağmen, tek başına hava kirliliğinin halen Avrupa’da her yıl 400.000’i aşkın erken ölüme neden olduğu tahmin ediliyor. Ayrıca bazı gruplar diğer gruplara kıyasla bu tür çevresel ve iklimsel etkilerden zarar görmeye daha açık.

Bununla birlikte, Avrupa muhtemelen dünya çapındaki en kapsamlı çevresel mevzuat paketine sahip. biyoçeşitlilik kaybını durdurmak, hava kalitesini daha da yükseltmek ve insan sağlığına yönelik zararı engellemek için başka neler yapmamız gerek?

Avrupalılar çıtayı yükseltmeye hazır

Avrupa halkı, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik konularında ylem çağrısında bulunuyor. Binlerce öğrenci, ebeveynleri ve büyükanneleri-büyükbabaları eşliğinde Avrupa genelinde yürüyüşler düzenliyor. Bu eşi benzeri görülmemiş kamu desteği ve bizi bekleyen görevlerin büyüklüğü değerlendirildiğinde, bu sorunların önümüzdeki aylarda ve yıllarda Avrupa politikası hedeflerinin odağında olmasına şaşmamak gerek. Yeni Avrupa Parlamentosu’nun yapısı, bu kamusal taleplerin bir yansıması niteliğinde ve Von der Leyen’in gündemi Daha fazlasını isteyen bir Birlik de bu taleplere işaret ediyor. Bu gündem, bir sonraki Avrupa Komisyonu’nun politika önceliklerini ana hatlarıyla açıklıyor. İlk sıradaki hedef olan Avrupa Yeşil Anlaşması, Avrupa Çevre Ajansı’nın çalışmalarıyla ve sahip olduğu bilgiyle doğrudan ve yakından bağlantılı bir dizi öncelik belirliyor.

AÇA değerlendirmeleri yıllardır ulaşım, enerji ve yakın zamanda gıda da dahil olmak üzere temel toplumsal sistemlerle ilişkili sorunlara dikkati ekiyor. Ayrıca Avrupa politikaları, bu yaklaşımı iklim ve enerji de dahil olmak üzere kanun paketlerine de yansıttı. Ayrıca von der Leyen’in gündeminde de öne çıktığı gibi, sürdürülebilirliğe geçiş ihtiyacını ve bu geçişleri kolaylaştırmada politikanın rolünü de vurguladık.

Temel soru halen şu: Hep birlikte çalışarak politika başlıklarını Avrupa’da, ulusal düzeyde ve hatta şehir düzeyinde gerçekliğe nasıl dönüştürürüz? Avrupa Yeşil Anlaşması’nı nasıl hayata geçiririz?

Şüphesiz ki bu, ulaşım, enerji üretim ve kullanım, ayrıca gıda üretim ve tüketim yöntemlerimizin oluşturduğu temel sistemler üzerine yeniden düşünmeyi ve bu sistemleri yeniden tasarlamayı beraberinde getiriyor. Ancak ulaşım ve enerji sisteminde ele almamız gereken zorluklar, gıda sistemindeki zorluklarla aynı değil. Son yıllarda yenilenebilir enerji, enerji sisteminin temel bileşenlerinden biri haline gelirken, kara yolu taşımacılığı halen özel araç mülkiyetini temel alıyor. AÇA bilgileri, her sistemle ilgili olası müdahale noktalarını vurguluyor.

Önümüzdeki zorlukların aciliyeti ve büyüklüğü, bu zorlu konuları le almayı daha fazla erteleyemeyeceğimiz anlamına geliyor. Küçük hedeflere çoktan ulaşıldı. Şimdi çevreye zarar vermeden nasıl gıda üretimi yapabiliriz ve kırsal toplulukları nasıl destekleyebiliriz? Adil bir geçişi nasıl sağlayabilir ve toplulukların geride kalmadığından nasıl emin olabiliriz? Kamusal ve özel fonları çevresel bozulmaya ve iklim değişikliğine neden olan faaliyetlerden nasıl uzaklaştırıp bu fonları sürdürülebilirliği destekleyen faaliyetlere nasıl yönlendirebiliriz?

Avrupa iyi nitelikte çok sayıda yenilikçi fikir ve politika örneğine sahip. Artık ölçek büyütüp hızlanma vakti geldi. Rekor seviyeye ulaşan halk desteğiyle eşsiz bir an yaşıyoruz ve Avrupa’da sürdürülebilirliğin önünü açmak için ihtiyacımız olan belirleyici adımları atabiliriz. Avrupa Çevre Ajansı, bu geçişi kolaylaştırmak için mevcut ve yeni ortaya çıkan sorunlara ilişkin Mevcut en iyi bilgileri sunarak politikacıları ve halkı desteklemeye devam edecek.

Hans Bruyninckx

AÇA İcra Direktörü

Bu yazı AÇA Bülteni 03/2019 Eylül 2019 sayısında yayınlanmıştır

Temporal coverage

Belge İşlemleri
Makaleler
Menu
Abonelikler
Raporlarımızı (basılı ve/veya elektronik) ve üç aylık bültenimizi almak için Üye ol
Bizi takip edin