Tüm gözler havacılık ve gemicilik üzerinde

Dili değiştir
Article Yayınlandı 30.09.2016 Son değiştirilme 06.12.2016
Topics: ,
Bir hafta sonu tatili için uçmak, Bangladeş'te üretilen pamuk tişörtler, Kenya'dan güller... Bunlarküreselleşen ve iyi bağlantılı bir dünyada erişebildiğimiz bazı ürünlerdir. Havacılık ve denizcilik ekonomik gelişmeye katkıda bulunur fakat aynı zamanda insan sağlığı, iklim ve çevre üzerinde de etkileri vardır. Gelişmeye yönelik gelecek öngörüleri ile yüzleşildiğinde bu iki sektörün etkilerini azaltmanın yolları aranmaya başlandı.

Havacılık ve uluslararası gemicilik, mesafeleri büyük ölçüde azaltmaya ve daha ucuz tatiller ve eşyalara erişimimizi artırmaya yardım etti. Aynı zamanda artan ticaret ve turizm sayesinde ülkemizde ve yurt dışında milyonlarca iş oluşturmaya da yardım etti.

İki sektör için talebin daha fazla boş vakit, kolaylık ve eşyalara erişim için önümüzdeki yıllarda artması beklenmektedir. 1995 ve 2050 yılları arasında, AB'de yolcu taşımanın havacılık da dahil olmak üzere, yaklaşık olarak %70 ve yük taşımacılığının %100 oranında artması beklenmektedir . Ekonomik İşbirliği ve  Kalkınma Teşkilatı ‘nın Uluslararası Taşıma Forumu (ITF) uyarınca dünya yük hacimleri de artacaktır. Bu durum büyük ölçüde küresel ticarette öngörülen büyümeye bağlıdır. ITF aynı zamanda, gelişen ekonomilerde ticarette büyümenin daha uzun nakliye mesafelerine yol açacağını düşünerek tüm dünyada ticari alışkanlıklarda coğrafi kaymalarınolmasınıcoğrafi kaymaları öngörmektedir.

Böyle bir büyüme ekonomi için iyiyken, yolcu uçaklarında ve gemicilikte yukarı doğru eğilim iklim, çevre ve insan sağlığı üzerinde artan tehditlere yol açmaktadır. Havacılık ve denizcilik taşıma sektörlerinde gürültü kirliliğinin yanı sıra            seragazları (SG) ve karbondioksit (CO2), azot oksit (NOx) ve kükürt oksit (SOx) emisyonlarında da bir artış görmesi beklenmektedir. Sektörlerin karbondioksit emisyonları halen küresel emisyonların %5'ini temsil etmektedir ve Avrupa Parlamentosu çalışmasına göre havacılık ve deniz taşımacılığı 2050'de küresel CO2 emisyonlarının sırasıyla %22 ve %17'sinden sorumlu olacaktır.

Havada

Uçmak güvenilir ve rahat bir taşıma şekli olarak görülmektedir. Avrupa'da 2014'te uçuş sayısı 1990'da olduğundan yaklaşık %80 daha fazladır. 2008 ve sonrasında ekonomik küçülme nedeniyle bir düşüşten sonra sayılar tekrar yükselmektedir.

Artan sayılar kısmen, daha uzun uçuşlar ve daha fazla koltuklu uçak yönünde eğilime bağlıdır. Büyümenin çoğu, yolcuları geleneksel hava yollarından kendine doğru çeken ve sektörde büyümeye katkıda bulunan yeni rotalar açan düşük maliyetli uçuşlar nedeniyle artan iş hacmine bağlıdır. İndirimli hava yolları filolarını genişletmeye devam ettikçe ve yolculara daha fazla seçenek ve rota sunarak kıtalar arası uçuşlara başladıkça bu eğilimin devam etmesi beklenmektedir. Sektörü düzenleyen BM ajansı olan Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), dünyanın ticari uçak filosunun 2016'da yaklaşık 26.000'den 2036'da yaklaşık 47. 500'e yükseleceğini tahmin etmektedir.

Avrupa Çevre Ajansı tarafından toplanan 2014 ön verilerine göre, uluslararası havacılık  seragazı emisyonları 2000 ve 2007 yılları arasında %22,7 oranında artmış ve 2007 - 2014 yılları arasında %3,5 oranında düşmüştür.  en son gerçekleşen düşüş haricinde, emisyonlar kararlı olarak artmıştır. 1990'dan bu yana iki katına çıkmış ve 2014'de 2000 yılına kıyasla %18,3 daha yüksek olmuşlardır. Yukarı doğru eğilimin de devam etmesi beklenmektedir. Bir çalışmaya  göre uzun mesafeli bir uçuş yapan tek bir kişinin ekolojik ayak izi bir motorcunun iki ayda yaptığı kadar kirliliğe neden olmaktadır[vi]. Başka bir deyişle, ICAO’s emisyon hesaplayıcısına göre ekonomi sınıfında Paris'ten New York'a tek yön transatlantik uçuş 381,58 kilogram CO2 üretmektedir. Bu, 10 gün boyunca ortalama bir evin kullandığı enerji ile oluşturulan emisyonlara eşdeğerdir.

Hava alanlarında çok sayıdaki kalkış ve inişler ile oluşan fazladan gürültü de yakınlarda yaşayanlara sadece rahatsızlık vermek ve uyku bozukluklarına yol açmakla kalmaz aynı zamanda sağlık üzerinde olumsuz bir etkiye sahiptir. Çocukların uçak gürültüsüne maruz kalması hakkında yapılan son araştırmalara göre okul başarısında azalma ve sağlığın zarar görmesine sebep olduğuna dair kanıtlar mevcuttur.

Havacılık sektörü bu sorunların bazılarını, iyileştirilmiş motor ve uçak tasarımları ile yakıt verimliliğini artırarak çözmüştür. Bununla birlikte, sürdürülebilir alternatif yakıt alımı çok yavaştır ve küresel yakıt fiyatlarında yakın zaman önceki düşüş hava yollarının biyoyakıt bazlı yenilenebilir yakıtlar geliştirmeye özendirmeyi kolaylaştırmıştır. Ayrıca, uluslararası uçuşlarda kullanılan jet yakıtları da ulusal vergilerden muaftır. Kara yolu taşımacılığı gibi diğer ağır vergili taşıma şekillerinde kullanılan yakıtlara kıyasla bu vergi muafiyeti uçmanın maliyetini görece ucuzlatır ve kullanıcı çevre ve iklim üzerindeki olumsuz etkilerin çoğu için ödeme yapmaz.

Hava yolları devamlı olarak filolarını yenilemektedir. Yeni uçaklar daha çok yakıt tasarrufludur ve motorları daha sessizdir ancak tüm filoyu daha yakıt tasarruflu uçaklarla değiştirmek zaman alacaktır. Yeni uçak filoları yolcu kilometresi başına emisyonlarda azalmalara yol açmış fakat son yıllarda gelişme hızı ve sonraki yıllarda öngörülen gelişme, teknolojik etkinlık kazanımlarının havacılığın toplam emisyonlarındaki  mutlak artış karşısında yeterli olmayacağı anlamına gelmektedir.

Turizm ve taşıma
Turizm sektörü taşımacılığa dayalıdır ve turizm sektöründeki talep taşıma sektöründeki büyümeye katkıda bulunur. Artan gelir düzeyleri ve azalan tatil seyahat masrafları ile, daha fazla insan 'yeni yerler keşfetme'yi arzulamaktadır. Küreselleşme ve kapsamlı taşıma ağları potansiyel olarak her yeri tatil yerine dönüştürmektedir. Dünyada uluslararası turist ziyaretlerinin yarısından fazlası tatiller ve geziler içindir.
Havacılık ve gemicilik sektörleri büyümesine rağmen, turist seyahatlerinin en büyük kısmı arabayla gerçekleşmektedir. Ancak, hava taşımacılığı turizm ile ilişkili  seragazı emisyonlarının en büyük payını alırken, gemicilik seyahat edilen kilometre başına en yoğun seragazı emisyonuna sahip taşıma şekli olmaktadır. Ayrıca, birçok gemi seyahati limanlara ulaşmak için uçaklarla başlamaktadır, bu ise gemi seyahatinin toplam emisyonlarını %10 ve %30 arasında arttırmaktadır.
Avrupa önemli bir turist destinasyonudur.. 2007'de Avrupa'da hava yolcusu sayısı yaklaşık 600 milyon olarak hesaplanmış olup, bunların 400 milyonu gezi yolcusudur. 2030'da, Avrupa'da nüfusunun neredeyse %90'ına karşılık gelen uluslararası turist ziyareti beklenmektedir.

Deniz otobanları

Binlerce kargo gemisi rutin olarak uzun mesafe seyahat ederek kıtalar arasında milyonlarca ton mal - taze meyve ve televizyon setlerinden tahıl ve yağa kadar -taşımaktadır. Deniz taşımacılığı sektörü Avrupa ekonomisinde önemli rol oynamaktadır. AB'nin dış yük ticaretinin neredeyse %90'ı deniz aracılığıyla taşınarak Avrupalı tüketicileri dünyanın geri kalanından ithal edilen mallara çok fazla bağımlı hale getirmektedir. Deniz taşımacılığı dünyada mal taşımanın en ucuz yolu olarak görülmektedir ancak, sektör oldukça dengesizdir ve ekonomik döngülerde ani düşüş ve yükselişlere meyillidir.

Sektörün seragazı emisyonları payı kara yolu taşımacılığından veya hava yolu taşımacılığından daha düşük olsa da çevresel etkisi artmaktadır. Nakliye endüstrisinin yılda yaklaşık 1 milyon ton CO2 saldığı tahmin edilmektedir ve bunun 2050'ye kadar 1,6 milyar tona artması öngörülmektedir. Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün (IMO) en son rakamları, çalışmaönlem alınmamasıçalışma yapılmaması durumunda gemi taşımacılığından kaynaklı seragazı emisyonlarının 2050'ye kadar %250 artacağını ve bunun küresel emisyonların %17'sini temsil edecektir.

Sektör çalışmasını devam ettirmek,çalıştırmak için üyükbüyüküyük oranda fosil yakıtlara bağımlıdır. Gemi yakıtları özellikle daha az rafine, daha kirletici olan  mazot, ağır akaryakıt ve sıvılaştırılmış doğal gaz yakıtlarının ucuz karışımından oluşmaktadır.oluşmaktadır.  

Gemiler genellikle denizde seyir halinde olduğundan, emisyonların bildirilmesi ve analizine daha az hassasiyet gösterilmektedir. Ancak, kıyıya yakın seyahat ederken, emisyonların etkileri daha belirgindir. Gemi yakıtlarının yanması kükürt dioksit ve azot oksit salarak asit yağmurlarına neden olur ve ince partikül oluşturur. Bu kirleticiler insan sağlığı ve ekosistemler için tehlikelidir.

Hava kirliliği deniz taşımacılığının neden olduğu çevresel etkilerden sadece biridir. Son yıllarda petrol sızıntısı, atıklar ve diğer kirleticilerin denize boşaltılmasını () önlemek konusunda daha fazla tedbir alması için sektöre baskı yapılmaktadır. Yolcu gemileri çevresel etkileri nedeniyle daha fazla denetleme geçirmiştir. Gemi seyahati talepleri artmaya devam etmektedir ve bu durum 5 000'den fazla yolcu ve 1 000’den fazla mürettebat taşıyabilen denizde yüzen şehirler haline gelen mega gemilerin inşa edilmesine yol açmaktadır. Bu gemiler, çevre üzerinde artan riske neden olduğu düşünülen çok miktarda kanalizasyon, çöp, atık su ve hava kirliliği oluşturmaktadır.

Çoğu liman henüz gemilere elektrik gücü verecek şekilde donatılmamıştır. Sonuç olarak, gemi motorları veya gemideki jeneratörler geminin iç enerji ihtiyaçlarını karşılamak için demir atmışken bile çalışmaya devam eder, bu da liman kentlerinde hava kalitesini kötüleştirir. Ayrıca, kuzey ve güney kutupları, mercan resifleri gibi hassas ekosistemler yolcu gemileri sebebiyle artan turist trafiğinden dolayı zarar görme riskiyle karşı karşıyadır.

Kararlaştırılmış ve bağlayıcı hedefler olmamasına rağmen, sanayi ve IMO, seragazı emisyonlarını ve kirliliği azaltmada bazı adımlar atmıştır. Yavaş buhar, kükürt emisyonu kontrol alanları, daha iyi rota ve hassas deniz bölgelerinde boşaltımın yasaklanması gibi yeni operasyonel önlemler ve , yakıt verimliliği ve güvenliğini artırmak için yeni gövde tasarımları benimsenmektedir. Aynı zamanda biyoyakıt gibi daha temiz yakıt kullanımı ve elektrik hibrit motorları da araştırılmaktadır. Yakıtta izin verilen kükürt miktarına, 2020 yılından itibaren geçerli olacak yeni bir sınırlama getirilecektir ve bu yeni sınır küresel ölçekte yakıtta kükürt miktarını %0,5 ilesınırlayacaktır. AB, ticari gemi taşımacılığında  Manş Tünelinden Baltık Denizine kadar uzanan bir bölgede kükürtü %0,1 ile sınırlandırmıştır.

Değişim zamanı?

Hava yolu şirketleri ve nakliye şirketleri bu önlemlerin yeterli olmayacağını bildirmektedir. 'Paris Anlaşması'nın küresel ortalama sıcaklık artışını sanayileşme öncesi dönemdeki seviyenin 2 °C, ve mümkünse 1,5 °C üzerinde tutulması hedefi, uluslararası havacılık ve denizcilik sektörleri tam dahil edilmezse ulaşılabilir olmayacaktır. Bu sektörlerdeki paydaşlardan bazıları hali hazırda eyleme geçmiştir. Örneğin, yer hizmetleri ile ilişkili endişeleri göz önünde bulundurarak  bazı hava alanları sadece gürültü kirliliğini ve seragazı emisyonlarını azaltmak için değil aynı zamanda hava alanlarını iklim değişikliği etkilerine hazırlamak için bir dizi önlem almaktadır. Şu anda, 92 Avrupa hava alanı  Hava alanı Karbon Akreditasyon Programına katılmıştır ve 20'si karbon nötrdür.

Bununla birlikte, sektör çapında eyleme geçilmesi için, sorumluluk uluslararası düzenleyici makamlardadır. iklim anlaşmasının sağlanması için çalışan ICAO havacılık sektöründe üstlenici rol almıştır ICAO üyesidevletler 2020'ye kadar karbon nötr büyüme hedefinde anlaşmıştır ve halihazırda ICAO bu hedefe ulaşmak için 2020'ye kadar 'küresel pazar bazlı mekanizma' (GMBM) veya küresel karbon denkleştirme planını hayata geçirmeye çalışmaktadır. Plan aynı zamanda daha verimli motor ve biyoyakıtların kullanılmasını da kapsamaktadır.. Bununla birlikte, piyasa araçlarındaki bu değişimle sektörden kaynaklı emisyonlarda doğrudan azalma beklenmemelidir; uçuş operatörleri artan seragazı emisyonlarını, diğer ekonomik sektörlerde azaltmalarla dengeleyecektir. Bu durumda hava kirletici emisyonlarının ve gürültünün artması beklenmektedir.

Benzer şekilde IMO, gemi taşımacılığı yapan ülkeler arasında emisyonları sınırlandırmaya yönelik görüşmelere öncülük etmektedir. Deniz yolu taşımacılığından emisyonlar hakkında bilgi toplamak için küresel  veri toplama planı, emisyon azaltma hedefi ve hedefe ulaşmak için pazar tabanlı sistemi kapsayan çeşitli girişimler teklif edilmiştir.

Avrupa Birliği hava yolları ve taşıma  kaynaklı emisyon artışlarını yavaşlatmak için hali hazırda önlemler almıştır. AB ve EUROCONTROL (Avrupa hava trafiğini yöneten uluslararası örgüt) de daha etkili bir Avrupa hava sahası kullanımı ve hava trafiği yönetimi için Tek Avrupa Hava Sahası Girişimi aracılığıyla yönlendirmektedir. AB  sanayi ile işbirliği yaparak, gürültü ve diğer kirlilik kaynakları açısından daha çevre dostu jet motorları üretmek için araştırma programları üzerinde çalışmıştır.

2012 yılından itibaren başlayarak, Avrupa Ekonomik Alanı ([1]) içerisinde uçuşlardan seragazı emisyonları AB Emisyon Ticareti Sistemi'ne (ETS) dahil edilmiştir. ICAO'nun küresel anlaşma yapabilmesine  zaman tanımak için 2016 sonuna kadar Avrupa Ekonomik Alanı dışı ülkelere ve bu ülkelerden Avrupa Ekonomik Alanına yapılan uçuşlar AB tarafından muaf tutulmuştur.

Benzer şekilde, AB IMO'yu kirliliği azaltmada küresel yaklaşıma uyması için zorlamıştır. Avrupa Komisyonu, IMO ve sanayiyi yeni operasyonel önlemlerin  benimsenmesi, mevcut gemilerin enerji verimliliğini arttırmaya ve yenilerini tasarlamaya itmektedir.  AB izleme, raporlama ve doğrulama yönetmeliğindeki yeni düzenleme gereğince 2018 yılından itibaren AB limanlarını kullanan büyük gemiler (5 000 ton üzerinde) teyit edilmiş yıllık CO2 emisyonlarını ve diğer ilgili bilgileri bildirmek zorunda olacaktır. Gemiler AB limanlarına/limanlarından ve limanları arasında ve aynı zamanda AB limanlarındayken salınan CO2 miktarını izlemek ve bildirmek zorunda kalacaktır. Bu raporlama sisteminin seyahat kaynaklı  karbon emisyonlarını %2'ye kadar düşüreceği tahmin edilmektedir.

Avrupa kıyı sularında ve limanlarında kükürt emisyonlarıyla mücadele için de AB kuralları mevcuttur. Bir Avrupa Parlamentosu raporu  deniz taşımacılığı sektörü için gemilere güç sağlamak amacıyla alternatif yakıtlar ve diğer yenilenebilir enerjiler bulunmasını önermiştir.  

Karbon denkleştirme
On yıldan uzun zaman önce başlayan karbon denkleştirme programları tüketicilerin seyahat emisyonlarını veya gemi taşımacılığı ile oluşan emisyonları 'nötralize etmek' için karbon kredisi alımına olanak sağlar. Karbon denkleştirme çalışmalarına  halk ilgisi azalmış görünmektedir. Halen uluslararası uçuşların yalnızca %2'si yolcular tarafından karşılanmaktadır ve birçok hava yolu ve gemi turu şirketinin hizmet sunmaya devam etmesine rağmen bunun gelecekte yükselmesi beklenmemektedir.

 

 ([1]) Avrupa Ekonomik Alanı Avrupa Birliği'nin 28 üye ülkesini, İzlanda'yı, Lihtenştayn ve Norveç'i kapsar.

İlgili içerik

Related briefings

İlgili yayınlar

Ayrıca bkz.

Avrupa Çevre Ajansı (AÇA)
Kongens Nytorv 6
1050 Kopenhag K
Danimarka
Telefon +45 3336 7100