İklim değişikliği ve şehir

Dili değiştir
Article Yayınlandı 12.10.2015 Son değiştirilme 2016.09.15 10:50
Birçok Avrupalı artık şehirlerde yaşıyor, bu yüzden kentsel altyapılar konusunda yaptığımız seçimlerin iklim değişikliği ile ne kadar iyi mücadele ettiğimiz hakkındabüyük bir etkisi olacaktır. Yağışlar, taşkınlar ve sıcaklık dalgalarının daha sık görülmesinin, Avrupa şehirlerinin karşılaşacağı iklim değişikliğinden kaynaklanan zorluklar arasında olması muhtemeldir. ICLEI'nın Bölge Direktörü Yardımcısı Holger Robrecht'e iklim değişikliğine uyum sağlamak için şehirlerde neler yapıldığını sorduk.

İklim değişikliğinin şehirler üzerindeki etkileri neler olacak?

İklim değişikliğinin şehirler üzerinde çeşitli etkileri var. Avrupa'da görülmesi en olası etkiler taşkın, fırtına ve sıcaklık dalgaları gibi şiddetli hava olaylarındaki artış olacaktır. Bu durumun ulaşım sistemleri, kanalizasyon sistemleri ve hatta gıda dağıtım sistemleri gibi kentsel altyapılar üzerinde ciddi bir etkisi olacak. Şiddetli yağışlar ve sellerde, tahliye ve kanalizasyon sistemlerimizin bununla başa çıkamama tehlikesi mevcut. Bunun bir örneğini, şiddetli yağışlarda kesinti olabileceğini, Kopenhag'da 2011'deki yağmur fırtınası sırasında gördük. Bu fırtına evleri sel basmasına neden oldu ve ayrıca demiryollarına, karayollarına ve metro sistemine hasar verdi. Şiddetli yağışlar aynı zamanda şehir dışındaki dağlarda ve tepelerde toprak kaymalarına da neden olabilir. Bu toprak kaymaları yolları keserek gıda ve diğer malların dağıtımını zorlaştırabilir. Bu durumun daha önce Filipinler'de ve İtalya'da Cenova yakınlarındaki Ligurya bölgesinde yaşandığını görmüştük.

İklim değişikliği karayolları, evler ve kanalizasyon sistemleri gibi "sert" altyapılarımız üzerinde basınç oluşturur. Ancak aynı zamanda, sağlık sistemleri gibi "yumuşak" altyapılarımız üzerinde de basınç oluşturur. Bu durum, kentsel alanlar için başka bir sorun olan sıcaklık dalgaları gibi olaylarda oldukça belirgindir. Şehirler, kırsal alanlardan çok daha sıcak olan "ısı adaları" oluşturur. Özellikle yaşlıların kentsel alanlarda ölüm riski daha fazladır. Bu durum, sağlık sistemlerimiz için yeni bir zorluk yaratmaktadır.

Şehirler iklim değişikliğine nasıl uyum sağlıyor?

Londra, Kopenhag, Bratislava ve Portekiz'deki Almada gibi Avrupa'daki birçok şehir, oldukça ilerici uyum planlarına sahiptir. Yalnızca üç tanesini vurgulamam gerekirse, bunlar Rotterdam, Gent ve Bologna olacaktır. Rotterdam ve Gent'ten söz edecek olursak, bu şehirler, sıcaklık dalgaları sırasında şehir içinde en sıcak olabilecek yerlerin değerlendirilmesi için araştırma kuruluşlarıyla ortaklık yaptılar. Çeşitli yerlere termometre yerleştirmeye karar verdiler ve hatta tramvaylara mobil termometre yerleştirdiler. Bu şekilde, şehirlerde ısı adası etkisinin en yüksek olduğu yerleri tespit edebildiler. Sonuç olarak, bu ısı adalarından bazılarının etkilerini azaltmak için ağaç dikme gibi düzeltici eylemler gerçekleştirebildiler.

Bologna çok daha farklı bir tutum benimsedi. Bologna, Po Nehri'nin taşma riski altında bulunan, eski bir Orta Çağ şehridir. Ancak, şiddetli yağışlar ve sıcaklık dalgalarından da etkilenmektedir, bu yüzden üçlü bir zorlukla karşı karşıyadır. Bologna şehir yönetimi, vatandaşların şehirde şiddetli yağış veya sıcaklık dalgası gibi herhangi bir olaydan kaynaklanan her tür hasarı tespit edip bildirebilecekleri bir cep telefonu uygulaması geliştirdi. Bu uygulama aynı zamanda vatandaşların gelecekte gerçekleşebilecek herhangi bir olaya hazırlanma konusunda şehir yönetimine önerilerde bulunmasına da olanak veriyor. Uygulama, Bologna Blue AP uyum planının bir parçası ve AB'den fon aldı.

İklim değişikliğine uyum Avrupa'nın politik gündeminde yer alıyor mu?

Evet. Son yıllarda, iklim değişikliğine uyumun önemi oldukça arttı. Bunun nedeni, Avrupa'da birçok bölgenin son on yılda iklim değişikliğinden kaynaklanan şiddetli olaylardan etkilenmiş olmasıdır. Bu şiddetli hava olaylarının etkileri, bundan on yıl önce tahmin edilebileceğinden çok daha kötü oldu. Örneğin, 2010'da Xynthia Siklonu Fransa'nın birçok kıyı bölgesinde sellere neden oldu ve neredeyse bir milyon kişiyi elektriksiz bıraktı. Geçen yıl, Hırvatistan ve Sırbistan yağışlardan kaynaklanan şiddetli taşkınlardan mustarip oldu. Ayrıca geçen yıl haziran ayının başlarında, uzun süren bir sıcaklık dalgası ve ardından gelen şiddetli yağışlar Belçika'yı, Hollanda'yı ve Lüksemburg'u vurdu. Fırtına daha sonra Ruhr'a doğru hareket ederek Düsseldorf ve Dortmund arasındaki bölgede hasarlara ve sellere yol açtı. Sıcaklık dalgaları, özellikle 2013 ve 2014'te yaşanan sıcak yazlarla, Avrupa'nın karşılaştığı diğer bir büyük zorluk oldu. Bu olaylar, hükümetlerin ve kentlerin iklim değişikliğine uyum sağlama gerekliliğinin farkına varmalarını sağladı.

İklim değişikliğinden kaynaklanan sorunlarla başa çıkarken şehirlerin karşılaştıkları en büyük zorluklar nelerdir?

Şehirler, iklim değişikliğine uyum sağlarken çeşitli zorluklarla karşılaşıyorlar. Bilgi eksikliği en büyük zorluk olabilir. Çoğu şehir yönetimi, şehirlerinin iklim değişikliğinden nasıl etkileneceğini bilmiyor. İklim değişikliğine hazırlanmak için harekete geçmek isteyen bu şehirler, genellikle nelerin yapılması gerektiğini veya nasıl organize olmak gerektiğini bilmiyorlar. Bunlara ek olarak, birçok şehir Avrupa'da bunun için fonların ve tavsiyelerin mevcut olduğundan habersiz.

Şu anda bu zorlukların üzerine gidiliyor. Bazı ulusal hükümetler, şehirlerinin uyum planlarını oluşturmalarına yardımcı olmak için programlar yürürlüğe koydu. Birleşik Krallık hükümetinin UKCIP adlı ve Alman hükümetinin KomPass adlı programları var. AB seviyesinde, İklim Değişikliğine Uyum üzerine bir AB Stratejisi mevcut. Ayrıca AB, Avrupa Çevre Ajansı tarafından işletilen Climate-ADAPT adlı bir İnternet sitesi oluşturdu. Climate-ADAPT, şehirlerin, bölgelerin ve ulusal hükümetlerin iklim değişikliğine uyum konusunda bilgi edinmelerine yardımcı oluyor. Ayrıca özel olarak şehirlere yardımcı olmak için kurulan Avrupa seviyesinde bir kuruluş var: Mayors Adapt.

ICLEI'da, kent uygulayıcıları arasında paylaşımları desteklemeye yönelik Bonn Dayanıklı Şehirler konferansı ve Avrupa Çevre Ajansı'yla birlikte Açık Avrupa Günü gibi konferanslar organize ediyoruz. Ayrıca, şehirlere doğrudan iklimle ilgili hizmetler sunuyoruz.

Son olarak, kullanıma açık fonlar mevcut: AB, bütçesinin %20'sini kentlerin ve ülkelerin iklim değişikliğine uyum sağlamalarına ve iklim değişikliğinin etkilerini önlemelerine yardımcı olmak için ayırdı. Ancak, çoğu şehir bu fonlardan habersiz.

Şehirlerin karşılaştığı uygulama zorluklarından biri de idari seviyede organize olmak konusunda yaşanıyor. İklim değişikliğine uyum, idari sınırların ötesinde bağlantılar kurmak anlamına geliyor. Örneğin, farklı şehirlerden geçen nehirlere bakarsanız, bir şehrin nehrin hakkındaki su yönetimi sorumluluğu, o söz konusu şehirde olmayabilir. Ren ve Tuna gibi çok sayıda ülkeden geçen nehirler için durum çok daha karışık olabilir. Bu yüzden, bu nehirlerle bağlantılı selin önlenmesi, kentler ve ülkeler arasında yeni yönetişim tiplerinin şehirler tarafından tecrübe edilmesini gerektirir. Ren Nehri'nden bahsedecek olursak, İsviçre, Fransa, Almanya ve Hollanda sel suyu için tutma alanlarını planlamak amacıyla bir araya geldiler. Şehirlerin ve ülkelerin iklim değişikliğine uyum sağlamak için, gelecekte bu şekilde daha fazla planlama yapmaları gerekecek.

Holger Robrecht
ICLEI Bölge
Direktörü Yardımcısı

Geographic coverage

Austria, Belgium, Bulgaria, Croatia, Cyprus, Czech Republic, Denmark, Estonia, Finland, France, Germany, Greece, Hungary, Iceland, Ireland, Italy, Latvia, Liechtenstein, Lithuania, Luxembourg, Malta, Netherlands, Norway, Poland, Portugal, Romania, Slovakia, Slovenia, Spain, Sweden, Switzerland, Turkey, United Kingdom
Avrupa Çevre Ajansı (AÇA)
Kongens Nytorv 6
1050 Kopenhag K
Danimarka
Telefon +45 3336 7100