Kişisel araçlar

sonraki
önceki
öğeler

Içeriğe geçiş yap. | Gösterime geç

Sound and independent information
on the environment

Buradasınız: Ana Sayfa / İşaretler - Refah ve çevre / İşaretler 2013 / Makaleler / Kapalı mekan hava kalitesi

Kapalı mekan hava kalitesi

Dili değiştir
Birçoğumuz günümüzün %90 kadarını ev, iş veya okul gibi kapalı mekanlarda geçirebiliyoruz. Kapalı mekanlarda soluduğumuz havanın kalitesi de sağlığımızı doğrudan etkiler. Kapalı mekan hava kalitesini ne belirler? Açık havadaki ve kapalı mekandaki hava kirleticiler arasında bir fark var mı? Kapalı mekandaki hava kalitesini nasıl artırabiliriz?

 Image © Jose AS Reyes | Shutterstock

Trafiğin ortalama düzeyde olduğu şehirdeki bir caddede havanın, oturma odanızdaki havadan aslında daha temiz olabileceğini duymak birçoğumuzu şaşırtabilir. Güncel araştırmalar, bazı zararlı hava kirleticilerin açık havaya göre kapalı mekanlarda daha yüksek konsantrasyonlarda bulunabileceği belirtiyor. Geçmişte, kapalı mekandaki hava kirliliği, özellikle sanayi ve taşımacılıkla ilgili emisyonlardan kaynaklanan olmak üzere açık havadaki hava kirliliğine göre önemli ölçüde daha az ilgi çekiyordu. Ancak son yıllarda kapalı mekandaki hava kirliliğine maruz kalmanın oluşturduğu tehdit belirginleşti.

Yeni boyanmış, yeni mobilyalarla döşenmiş bir ev düşünün… Ya da temizlik ürünlerinin ağır kokusuyla dolu bir iş yeri… Evlerimizde, iş yerlerimizde veya diğer kamusal alanlardaki havanın kalitesi, yapımında, temizliğinde kullanılan malzemeye ve odanın amacının yanı sıra kullanım ve havalandırma şekline göre önemli ölçüde değişiklik gösterir.

Hava kalitesinin düşük olduğu kapalı mekanlar özellikle çocuklar, yaşlılar ve kalp-damar hastalıkları ya da astım gibi kronik solunum hastalıkları olan hassas gruplar için zararlı olabilir.

Başlıca kapalı mekan hava kirleticilerinin arasında radon (toprakta oluşan radyoaktif bir gaz), sigara dumanı, yanan yakıtlardan çıkan gaz veya partiküller, kimyasallar ve alerjenler yer alır. Karbonmonoksit, nitrojen dioksitler, partiküller ve uçucu organik bileşikler hem açık havada hem de kapalı mekanlarda bulunabilir.

Politika önlemleri yardımcı olabilir

Bazı kapalı mekan hava kirleticileri ve bunların sağlığa etkileri diğerlerine göre daha yakından tanınıyor ve halkın dikkatini daha fazla çekiyor. Kamusal alanlardaki sigara içme yasağı da bunlardan biridir.

Birçok ülkede, çeşitli kamusal alanlardaki sigara içme yasakları, ilgili mevzuat sunulmadan önce bazı tartışmalara yol açmıştır. Örneğin, Ocak 2006’da İspanya’daki sigara içme yasağı yürürlüğe girdikten sonraki günlerde, birçok kişinin kapalı kamusal alanlarda sigara içmeyi hak olarak kabul ettiği büyüyen bir hareket oluştu. Ancak söz konusu yasak aynı zamanda büyük bir kamusal bilince de yol açtı. Yürürlüğe girmesini takip eden günlerde, günde 25.000 İspanyol sigarayı bırakmak için doktor tavsiyesine başvurdu.

Konu kamusal alanlarda ve toplu taşımada sigara içmeye geldiğinde, genel algıda çok şey değişti. Birçok havayolu, 1980’lerde kısa mesafeli uçuşlarda, ardından 1990’larda uzun mesafeli uçuşlarda sigara içmeyi yasaklamaya başladı. Şimdi Avrupa’da toplu taşımada, sigara içmeyenlerin pasif içiciliğe maruz kalmasına izin vermek düşünülemez bile.

Günümüzde tüm AÇA ülkeleri dahil birçok ülkede, kamusal alanlarda kapalı mekanda sigara içmeyi sınırlandıran veya yasaklayan bazı yasalar bulunuyor. Bağlayıcı olmayan bir dizi yasa tasarısı ve önerinin ardından, Avrupa Birliği 2009 yılında, AB’ye Üye Devletlerin vatandaşlarını çevresel sigara dumanına maruz kalmaya karşı tamamen korumaya yönelik yasaları kabul etmeye ve uygulamaya çağıran bir yasa tasarısını benimsedi.

Sigara içme yasağı, kapalı mekan hava kalitesini artırmış gibi görünüyor. Çevresel sigara dumanı kirleticileri kamusal alanlarda azalıyor. Örneğin İrlanda Cumhuriyeti'nde, sigara içme yasağının sunulmasından önce ve sonra Dublin’deki kamusal alanlarda hava kirleticilerine dair ölçümler, çevresel sigara dumanında bulunan bazı hava kirleticiler için %88'e kadar azalmalar göstermiştir.

Açık hava kirleticilerinde olduğu gibi, kapalı mekan hava kirleticilerinin etkileri de yalnızca sağlığımızla sınırlı kalmaz. Bunların ayrıca yüksek ekonomik maliyetleri vardır. 2008 yılında sadece AB iş yerlerinde çevresel tütün dumanı maruziyetinin doğurduğu doğrudan tıbbi maliyetlerin 1,3 milyar Euro’nun ve üretkenlik kayıplarıyla bağlantılı dolaylı maliyetlerin 1,1 milyar Euro’nun üzerinde olduğu tahmin edilmiştir.

Kapalı mekan hava kirliliği

Sigara dumanın ötesinde kapalı mekan kirliliği

Sigara, kapalı mekan hava kirliliğinin tek kaynağı değildir. Hollanda Ulusal Halk Sağlığı ve Çevre Enstitüsü’nden (RIVM) Erik Lebret’e göre, ‘Hava kirliliği kapı eşiğimizde durmuyor. Birçok açık hava kirleticisi, zamanımızın çoğunu harcadığımız evlerimize giriyor. Kapalı mekandaki havanın kalitesi başka birçok faktörden etkilenir; örn. pişirme, odun sobası, yanan mum veya tütsü, balmumu veya yüzey temizliğinde kullanılan cilalar gibi tüketici ürünlerinin kullanımı, kontrplaktaki formaldehit gibi yapı malzemeleri ve birçok malzemedeki alev geciktiriciler. Ayrıca bir de topraklardan ve yapı malzemelerinden gelen radon var.’

Avrupa ülkeleri, kapalı mekan hava kirliliğinin kaynaklarından bazılarıyla mücadele etmeye çalışıyor. Lebret’e göre, ‘daha zehirli maddeleri, daha az zehirli olanlarla değiştirmeye ya da emisyonları azaltan süreçler bulmaya çalışıyoruz, kontrplaktaki formaldehit emisyonlarında olduğu gibi. Bir başka örnek de, duvar yapımında kullanılan bazı radon yayıcı malzemelerin azaltılmasında görülebilir. Bu malzemeler geçmişte kullanılmış olmakla birlikte kullanımları bugün kısıtlanmıştır.’

Yasa çıkartmak soluduğumuz havanın kalitesini artırmanın tek yolu değildir; hepimiz kapalı alanlardaki havada taşınan partikülleri ve kimyasalları kontrol etmek ve azaltmak için adımlar atabiliriz.

Kapalı alanları havalandırmak gibi küçük hareketler, çevremizdeki havanın kalitesini artırmaya yarayabilir. Ancak iyi niyetli hareketlerimizin bir kısmı olumsuz sonuçlara da yol açabilir. Lebret şunu öneriyor: ‘Havalandırma olmalı, ancak bunu önemli enerji kaybına yol açacağı için gereğinden fazla yapmamalıyız. Bu, fosil yakıtlarının daha fazla kullanımına ve daha fazla ısınmaya yol açarak sonuçta daha fazla hava kirliliği anlamına gelir. Bunu genel olarak kaynaklarımızın daha mantıklı kullanımını olarak düşünmeliyiz.’

Daha fazla bilgi için

Geographical coverage

[+] Show Map

Belge İşlemleri
kategorileri: ,

Yorumlar

Şimdi kaydolun!
Yeni raporlar ve ürünler hakkında bildirimler alın. Şu anda 33054 abonemiz bulunmaktadır. Sıklık: 3-4 e-posta / ay.
Bildirimler arşivi
Bizi takip edin
 
 
 
 
 
Avrupa Çevre Ajansı (AÇA)
Kongens Nytorv 6
1050 Kopenhag K
Danimarka
Telefon +45 3336 7100