Kişisel araçlar

sonraki
önceki
öğeler

Içeriğe geçiş yap. | Gösterime geç

Sound and independent information
on the environment

Buradasınız: Ana Sayfa / İşaretler - Refah ve çevre / İşaretler 2013 / Makaleler / Avrupa’da hava mevzuatı

Avrupa’da hava mevzuatı

Dili değiştir
Hava kirliliği her yerde aynı değildir. Atmosfere çok çeşitli kaynaklardan farklı kirleticiler salınır. Bir defa atmosfere girdikten sonra yeni kirleticilere dönüşerek dünyanın etrafına yayılabilirler. Bu karmaşıklığı ele alan politikaları tasarlamak ve uygulamak kolay görevler değildir. Aşağıda Avrupa Birliği’ndeki hava mevzuatına genel bir bakış sunuluyor.
ImaginAIR: NO2 nedeniyle atmosfer kirliliği

ImaginAIR: NO2 nedeniyle atmosfer kirliliği  Image © Jean-Jacques Poirault

Fotoğraflar, 1997-1998 kışında kaydedilen eşik değerlerin üzerindeki NO2 hava kirliliği olayı esnasında Montparnasse kulesinin tepesinden çekildi.

Jean-Jacques Poirault, Fransa (ImaginAIR)

Soluduğumuz havaya yayılan kirleticilerin miktarı, AB’nin 1970’lerde hava kalitesiyle ilgili politikalar ve önlemler sunmasından sonra önemli ölçüde azalmıştır. Taşımacılık, sanayi ve enerji üretimi gibi başlıca kaynakların çoğundan gelen hava kirliliği emisyonları, artık düzenlenmekte ve her zaman tasarlanan düzeyde olmasa da genel olarak azalmaktadır.

Kirleticileri hedeflemek

AB’nin bu iyileşmeyi elde etmesinin bir nedeni, havada dağılan belirli kirleticiler için Avrupa Birliği’nin tümünde yasal olarak bağlayıcı olan ve bağlayıcı olmayan sınırlar koymuş olmasıdır. AB belirli boylarda partikül madde (PM), ozon, sülfür dioksit, nitrojen oksit, kurşun ve insan sağlığı veya ekosistemler üzerinde zararlı etkiye sahip olabilecek diğer kirleticiler için standartlar belirlemiştir. Avrupa genelinde kirletici sınırlarını belirleyen mevzuatın başında, 2008 tarihli Avrupa İçin Ortam Havası Kalitesi ve Daha Temiz Hava Direktifi’ni (2008/50/EC) ve 1996 tarihli Ortam Havası Kalitesinin Değerlendirilmesine ve Yönetimine Dair Çerçeve Direktifi’ni (96/62/EC) gelir.

Hava kalitesini artırmak için bir başka yasama yaklaşımı da, belirli kirleticiler için yıllık ulusal emisyon sınırlarını belirlemektir. Bu durumlarda ülkeler, emisyon seviyelerinin ilgili kirleticiye yönelik belirlenen tavan değerinin altında olmasını sağlamak için gerekli önlemleri uygulamaya geçirmekten sorumludur.

Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu Uzun Menzilli Sınırötesi Hava Kirliliği (LRTAP) Sözleşmesi Göteborg Protokolü ve AB Ulusal Emisyon Tavan Değerleri Direktifi’nin (2001/81/EC) ikisi de Avrupa ülkeleri için, asitleşme, ötrofikasyon ve yer seviyesindeki ozon kirliliğinden sorumlu kirleticileri de içeren hava kirleticilerinin yıllık emisyon sınırlarını belirler. Göteborg Protokolü 2012 yılında gözden geçirilmiştir. Ve Ulusal Emisyon Tavan Değerleri Direktifi de 2013 yılında incelenip yenilenecektir.

Sektörleri hedeflemek

Belirli kirleticiler ve ülke seviyesinde yıllık tavan değerlerine yönelik hava kalitesi standartlarını belirlemeye ek olarak Avrupa mevzuatı ayrıca, hava kirliliğine kaynak olan belirli sektörleri de hedeflemek üzere tasarlanmıştır.

Sanayi sektöründen kaynaklanan hava kirleticilerinin emisyonları, diğerlerine ek olarak, 2010 Endüstriyel Emisyonlar Direktifi (2010/75EU) ve Büyük Yakma Tesislerinden Havaya Salınan Belirli Kirleticileri İçeren Emisyonların Sınırlandırılmasına Dair 2001 Direktifi (2001/80/EC) tarafından düzenlenir.

Taşıt emisyonları, Benzin ve Dizel Yakıtların Kalitesine İlişkin 1998 Direktifi (98/70/EC) ve Euro standartları olarak bilinen taşıt emisyon standartlarını içeren bir dizi performans ve yakıt standardı yoluyla düzenlenir.

Euro 5 ve 6 standartları; yolcu araçları, minibüsler ve ticari taşıtları içeren hafif taşıtların emisyonlarını kapsar. Euro 5 standardı 1 Ocak 2011 tarihinde yürürlüğe girmiş olup mevzuatın kapsadığı tüm araçların belirlenen sınırlardan daha az partikül ve nitrojen oksit yaymasını gerektirir. 2015 yılında yürürlüğe girecek olan Euro 6, dizel motorların yaydığı nitrojen oksitlerle ilgili daha sıkı sınırlar getirecektir.

Ayrıca, ek protokolleriyle birlikte gemilerin sülfür dioksit emisyonlarını düzenleyen Gemilerden Kaynaklanan Kirliliğin Önlenmesine Dair Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün 1973 Tarihli Sözleşmesi (MARPOL) gibi diğer taşımacılık alanlarındaki hava kirleticilerinin emisyonlarıyla ilgili uluslararası sözleşmeler de mevcuttur.

ImaginAIR: Contamination

(c) Javier Arcenillas, ImaginAIR/EEA

"Neyse ki Romanya'da halen doğanın insan eliyle kirletilmediği, neredeyse el değmemiş ve olağanüstü alanlar var; ancak henüz kentleşmiş alanlarda, belirgin bir ekolojik sorun söz konusu."
Javier Arcenillas, İspanya

Parçaları bir araya getirmek

Bir kirletici genellikle birden fazla mevzuat parçasıyla düzenlenir. Örneğin partikül madde, Avrupa’ya ait üç yasal önlem (ortam hava kalitesi ve hava kirleticilerinin emisyonlarına dair Direktifler ve karayolu taşıtı emisyonlarındaki Euro sınırları) ve iki uluslararası sözleşme (LRTAP ve MARPOL) tarafından doğrudan ele alınıyor. PM öncüllerinin bir kısmı ise başka yasal önlemlerle ele alınıyor.

Bu yasaların uygulanması da bir sürece yayılır ve aşamalar halinde gerçekleşir. İnce partiküller için hava kalitesi direktifi 25mg/m3'ü, 1 Ocak 2010’a kadar karşılanacak bir ‘hedef değer’ olarak belirler. Aynı eşik, 2015’te bir ‘sınır değer’ olarak sınıflandırılıp ek yükümlülükler gerektirecek.

Bazı sektörler için hava politikaları öncelikle Avrupa’nın sınırlı bölümlerindeki belirli kirleticileri kapsayabilir. Eylül 2012’de Avrupa Parlamentosu, AB’nin gemilerden kaynaklanan sülfür emisyonlarına dair standartlarını 2008 yılındaki Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün standartlarıyla uyumlu hale getiren revizyonları kabul etmiştir. 2020 yılına kadar yakıtlardaki sülfür sınırı, AB’nin etrafındaki tüm denizlerde %0,5 olacaktır.

‘Sülfür Emisyonu Kontrol Alanları’ olarak adlandırılan Baltık Denizi, Kuzey Denizi ve Manş Denizi için, Avrupa Parlamentosu 2015 yılına kadar %0,1 gibi daha da sıkı bir sülfür sınırı koymuştur. Standart denizcilik yakıtlarının, arabalar için geleneksel dizelden 2.700 kat daha fazla sülfür içerdiği düşünüldüğünde, bu mevzuatın gemicilik sektörüne daha temiz yakıtlar geliştirip kullanmak için güçlü nedenler verdiği açıktır.

Yerde uygulama

Mevcut Avrupa hava kalitesi mevzuatı, AB ülkelerinin kendi topraklarını farklı yönetim bölgesine ayırması ilkesine dayanır. Ülkeler bu bölgelerdeki hava kalitesini ölçüm veya modelleme yaklaşımlarını kullanarak değerlendirirler. Birçok büyük şehir bu tür bölge olarak tanımlanmıştır. Eğer bir bölgede hava kalitesi standartları aşılırsa, Üye Devlet Avrupa Komisyonu’na bunu bildirmek ve nedenlerini açıklamak zorundadır.

Ardından ülkelerin, hava kalitesini nasıl artırmayı planladıklarını açıklayan yerel veya bölgesel planlar geliştirmesi gereklidir. Örneğin daha çok kirletici olan taşıtlara erişimi kısıtlayan ve düşük emisyon bölgeleri olarak adlandırılan alanlar oluşturabilirler. Şehirler ayrıca taşımacılıkta, yürüyüş, bisiklet ve toplu taşımayı içeren daha az kirletici seçeneklere geçişi teşvik edebilir. Aynı zamanda endüstriyel ve ticari yanma kaynaklarının en yeni, en iyi teknolojiye göre emisyon kontrol ekipmanıyla donatılmasını sağlayabilirler.

Araştırma da çok önemlidir. Araştırmalar bize yeni teknolojiler sunmakla kalmaz, aynı zamanda hava kirleticileri ve bunların sağlık ve ekosistemlere olumsuz etkileriyle ilgili bilgimizi artırır. En yeni bilgileri yasalarımız ve eylemlerimizle bütünleştirmek, Avrupa’daki havayı iyileştirmeye devam etmemize yardımcı olacaktır.

King's Park Copenhagen

(c) Gülçin Karadeniz

Daha fazla bilgi için

Geographical coverage

[+] Show Map

Belge İşlemleri
Şimdi kaydolun!
Yeni raporlar ve ürünler hakkında bildirimler alın. Şu anda 33096 abonemiz bulunmaktadır. Sıklık: 3-4 e-posta / ay.
Bildirimler arşivi
Bizi takip edin
 
 
 
 
 
Avrupa Çevre Ajansı (AÇA)
Kongens Nytorv 6
1050 Kopenhag K
Danimarka
Telefon +45 3336 7100