Kişisel araçlar

sonraki
önceki
öğeler

Içeriğe geçiş yap. | Gösterime geç

Sound and independent information
on the environment

Buradasınız: Ana Sayfa / İşaretler - Aldığımız her nefes / İşaretler 2012 / Yakın plan / Sürdürülebilirlikle kar edilebilir mi?

Sürdürülebilirlikle kar edilebilir mi?

Dili değiştir
Küçük şirketlerden çok uluslu şirketlere kadar birçok şirket pazar payını korumak veya arttırmak için yollar arıyor. Küresel rekabetin zorlu olduğu koşullarda sürdürülebilirliğin benimsenmesi sadece kurumsal imajın daha ‘yeşil hale’ getirilmesi veya üretim maliyetlerinin kesilmesi anlamına gelmez. Yeni ticaret alanlarının kapısını da aralayabilir.
Production line

Production line  Image © Stockbyte

Gerçekleştiği o güne kadar, devasa maymunlar tarafından istila girişimi, Unilever’in ticari riskler listesinde yer almıyordu. Ancak, 21 Nisan 2008 yılında Unilever’in Londra’daki merkezi ve Merseyside, Roma ve Rotterdam’daki tesisleri orangutan şeklinde giyinmiş Greenpeace aktivistlerinin istilasına uğradı. Aktivistler bu eylemi, Unilever’in birçok ürününde kullanılan hurma yağı üretimi adına Endonezya’daki tropik yağmur ormanlarında yapılan tahrifatı protesto etmek üzere gerçekleştirdiler. Bu istiladan kısa süre sonra, şirket 2015 yılına kadar tüm hurma yağı ihtiyacını ‘sürdürülebilir’ kaynaklardan temin etmeye başlayacağını açıkladı ve temel uygulamalarına sürdürülebilirlik kazandırmak üzere bir iş planı hazırladı.

Çok uluslu bir şirketin daha sürdürülebilir uygulamalar geliştirmesinin birçok farklı nedeni olabilir. Örneğin, bu nedenlerden biri şirketin kurumsal imajı veya markalarının imajı olabilir. Sürdürülebilirlik, ayrıca çevresel değişim risklerini dikkate almayan veya ekoyeniliğin getireceği faydaları önemsemeyen şirketlere paralarını yatırmak istemeyen yatırımcılar tarafından da talep ediliyor olabilir.

Unilever Sürdürülebilir Eş Başkanı Karen Hamilton konuyla ilgili olarak şu görüşü dile getirdi: ‘Biz şirket olarak büyüme ile sürdürülebilirlik arasında bir çelişki görmüyoruz. Bu artık her geçen gün daha fazla sayıda tüketici tarafından talep edilen bir durum’.

Ayrıca, bir şirketin sürdürülebilir uygulamaları özümsemesi şirket imajını yükseltebilir. İyi bir imaj şirketin rekabet gücünü ve pazar payını arttırabilir. Dahası, ‘yeşil’ ürünlere her geçen gün artan talebi karşılaması için yenilikçi eko girişimcilere yeni ticaret ve iş olanakları yaratabilir.

Karen şu şekilde devam etti: ‘Sürdürülebilirlik aynı zamanda maliyet tasarrufu demek. Paketlemeyi azaltabilirsek, fabrikadaki enerji kullanımını da azaltabilir, böylece maliyetleri kısarken, karlılığımızı arttırabiliriz.’

Yeni fikirler

Devasa çok uluslu şirketlerin daha yeşil uygulamaları benimsemeye başlaması, bu şirketlerin boyutları nedeniyle pratikte büyük fark yaratıyor. Ayrıca, rakiplerini de benzer uygulamaları benimsemeye zorluyor. 1992 Rio Zirvesi’nde özel sektöre yön vermek üzere kurulan Küresel Sürdürülebilir Kalkınma Ticari Konseyi (WBCSD) özel sektörde sürdürülebilirliğin teşvik edilmesini hedefliyor.

WBCSD’nin ‘Vizyon 2050’ raporu, önde gelen CEO ve uzmanların da görüşleri dikkate alınarak küresel sürdürülebilirliğin elde edilmesi için önümüzdeki on yıl içinde özel sektör tarafından mutlaka yapılması gerekenleri özetliyor. Bu rapor, içeriden gelen bir sürdürülebilirlik çağrısı olarak da ifade edilebilir.

WBCSD tarafından vurgulanan temel ‘zorunluluklar’, piyasa fiyatlarının çevreye verilen zararları da yansıtacak şekilde değiştirilmesi, daha fazla toprak ve su tüketmeden daha fazla gıda üretimi için etkin yöntemlerin bulunması, çevre dostu enerjiye geçerek dünya genelindeki karbon emisyonlarının azaltılması ve taşımacılık sektörü de dahil olmak üzere akla gelebilecek her yerde enerji verimliliğinin kullanılması gibi, kanun koyucuların da hedefleri arasında olan konuları içeriyor.

Karbon İfşa Projesi (Carbon Disclosure Project CDP), özel sektörde sürdürülebilirliği teşvik eden bir diğer girişim. CDP, şirketlerin ve şehirlerin neden olduğu sera gazı emisyonlarının ve su tüketiminin azaltılmasını hedefleyen, kar amacı gütmeyen bir kuruluş. CDP ayrıca yatırımcıların, iklim değişikliği, su kıtlığı, sel, kirlilik veya ham madde sıkıntısı gibi çevreyle bağlantılı ticari riskleri değerlendirmelerine yardımcı oluyor. Özellikle mevcut mali kriz dikkate alındığında, yatırımcılar hangi şirketlerin ayakta kalacağını belirleyecek konumdalar.

Copyright: Thinkstock

Her sorunu çözecek için tek bir çözüm yok!

Bir şirketin, sürdürülebilirliği iş yönetimine nasıl çevirebileceği sorusu hala cevaplandırılmayı bekliyor. Ne yazık ki, her durumda uygulanabilecek tek bir çözüm bulunmuyor, ancak çok sayıda öneri ve destek mevcut.

Küresel Sürdürülebilir Kalkınma Ticari Konseyi ve Karbon İfşa Projesi gibi sürdürülebilir iş dünyası platformları, kendilerini bu alanda ön plana çıkarmak isteyen şirketlere yol göstermeye hazır. Ayrıca, OECD Uluslararası Yatırım ve Çok Uluslu Girişimler Bildirimi’nin ekinde sunulan OECD Çok Uluslu Kuruluşlar Kılavuzu gibi daha hedefe yönelik öneriler de mevcut. Bildirime katkıda bulunan ülkelerde faaliyet gösteren çok uluslu şirketler için gönüllü olarak sorumlu şirket yönetimi uygulama ilkelerini ve standartlarını paylaşıyorlar.

Mevcut programların birçoğu gönüllülük esasına göre uygulanıyor ve de genellikle daha geniş bir kurumsal sosyal sorumluluk kapsamında ele alınıyorlar.

Sürdürülebilir uygulamalara geçiş, yalnızca şirketlerin üst yönetimindeki birkaç kişiyle bitmiyor. Hükümetler ve genel olarak kamu kuruluşları, oyun kurallarını belirleyerek ve teşvikler sunarak bu şirketlere yardımcı olabilirler. Her zaman orangutan kostümleri giymelerine gerek olmayabilir, ancak tüketiciler ve sivil toplum, çevre dostu ürünlere tüketicinin ilgi duyduğunu göstererek özel sektöre güçlü mesajlar gönderebilirler.

Karen bu düşünceyi şu sözleriyle onayladı: ‘Hükümetlerin ve sivil toplumun kesinlikle işbirliği içerisinde çalışması gerekiyor. Şirketler özellikle sınır aşırı tedarik zincirlerinde ve tabii ki tüketicilere erişme ölçeğinde büyük fark yaratabilirler.’

Daha fazla bilgi için

Geographical coverage

[+] Show Map

Belge İşlemleri

Yorumlar

Şimdi kaydolun!
Yeni raporlar ve ürünler hakkında bildirimler alın. Şu anda 33082 abonemiz bulunmaktadır. Sıklık: 3-4 e-posta / ay.
Bildirimler arşivi
Bizi takip edin
 
 
 
 
 
Avrupa Çevre Ajansı (AÇA)
Kongens Nytorv 6
1050 Kopenhag K
Danimarka
Telefon +45 3336 7100