Kişisel araçlar

sonraki
önceki
öğeler

Içeriğe geçiş yap. | Gösterime geç

Sound and independent information
on the environment

Buradasınız: Ana Sayfa / İşaretler - Refah ve çevre / İşaretler 2011 / Makaleler / Kentleşen dünya

Kentleşen dünya

Dili değiştir
Topics: ,
Bunu biliyor muydunuz? Bir şehir kendi sınırlarının dışında geniş bir alanı etkiler. Söz gelimi, tek başına Londra’nın taleplerini karşılamak ve atıkları ile emisyonlarından kurtulmak için kendi coğrafi alanının neredeyse 300 katı bir alana ihtiyaç duyduğu düşünülmektedir. SOER 2010

 Image © EEA/John McConnico

Eylül sonları; son muson yağmurları Yeni Delhi’yi şiddetli vurdu. Hindistan’ın başkentinde hava sıcaklığı – 30 derece civarında ve nemli. Yağmur durmuş ama her yerde su var. Sivrisinek yoluyla geçen dengue ateşi salgını şehirde henüz doğrulandı.

Kentin kuzey doğusundaki Yamuna Pushta veya ‘Yamuna seti’ olarak bilinen yasadışı yerleşim bölgesi normalde büyük nehrin her iki tarafındaki taşkın ovaları boyunca millerce uzanmaktadır. Şu anda, ovaların kendileri tamamen sel altında kalmış durumda. Onbinlerce gecekondu sakini nehir kenarındaki gecekondularını terk edip barınak arayışına düşerken, anayolu bir insan seli kaplamış bulunuyor. 

İnsanlar ellerinde kalan ne varsa onlarla birlikte, Delhi’nin diğer çılgın seli olan trafikten sadece birkaç metre ötede, otoyolda kamp kuruyor. Minicik bir çocuk, yolun birkaç metre ötesinde sert betonda bir battaniyeye sarılmış uyuyor. On yaşlarında bir kız evinin plastik kaplamaları altında uzun, siyah saçlarını itinayla tarıyor. Bir diğeri teneke bir kutuyu su kamyonundan içme suyuyla doldururken cep telefonuyla mesaj yazıyor.

Yol kenarında küresel mega eğilimler

City dweller

Küreselleşmeyi düşündüğümüz zaman gecekondular nadiren aklımıza gelir ama Yamuna Pushta’nın insanları küresel bir olgunun parçası. Milyarlarca insan, topraklarını ve kırsal ortamı geride bırakarak, şehir ve kentlerde toplanıyor. Tarihte ilk kez dünya nüfusunun % 50’den fazlası kentsel bölgelerde yaşıyor. 2050 itibariyle, % 70’imiz büyük bir olasılıkla kentlerde yaşıyor olacak; bu oran 1950’de % 30 idi (UNDESA, 2010).

Şehirler de tarihte görülmemiş boyutlara ulaşıyor. Tüm dünyada sayıları artan mega kentler bunların doğal kaynak destek sistemleri için muazzam baskılar oluşturuyor. Küçük ve orta ölçekli şehirlerde daha da hızlı gerçekleşen büyüme çevre perspektifinden daha bile önemli olabilir.

Şehirler, ekonomik büyüme ve üretkenlik artışını teşvik ederek, yatırım ve istihdam olanaklarını bünyesinde yoğunlaştırmaktadır. Daha yüksek gelirli işlerin yanı sıra mal, hizmet ve tesislere daha fazla erişim sağlar; daha iyi sağlık koşulları, okur yazarlık ve yaşam kalitesi sunar. Bu olanaklar kırsal kesimde yaşayanları daha iyi bir hayat ve daha fazla gelir peşinde kentsel bölgelere sürüklemektedir.

Ancak, güçlü bir yönetim yokluğunda, hızlı kentsel büyüme hem tüketimi, hem de kentsel yoksulluğu arttırmak suretiyle, çok ciddi çevre sorunlarına yol açabilir.

BM-Habitat istatistikleri tüm dünyada kentsel gecekondu alanlarında yaşayan 1,1 milyar insan olduğunu ortaya koymaktadır. Nüfusun artmaya devam etmesiyle dünya çapında giderek daha çok sayıda insanın kentlere taşınması ve bu eğilimin sürmesi beklenmektedir.

Şiddetli yoksulluk çeken nüfusun çoğunluğu hâlâ kırsal bölgelerde yaşamakla beraber, kentlerde de büyük ve büyümekte olan bir oran bulunmaktadır. Ancak, bunların tam sayısının resmi istatistiklerde çok büyük ihtimalle eksik tahmin edildiği düşünülmektedir. Önemli olan bir gerçek de, kentlerde yaşayan yoksulların oranının pek çok gelişmekte olan ülkelerde kent nüfus artışının genel hızından daha hızlı bir şekilde artmakta olduğudur.

Geleceği tasarlamak

Şehirler ekosistemlerdir: bunlar madde ve enerji tüketen, dönüştüren ve salan açık ve dinamik sistemlerdir; gelişir ve adapte olurlar; insanlar tarafından şekillenir ve diğer ekosistemlerle etkileşimde bulunurlar. Dolayısıyla, diğer ekosistemler gibi yönetilmeleri gerekmektedir.

Kentsel tasarım, mimari, ulaşım ve planlamayı yeniden düşünmek suretiyle, şehir ve kent çevrelerimizi iklim değişikliğinin hafifletilmesi (örneğin, sürdürülebilir ulaşım, temiz enerji ve düşük tüketim) ve adaptasyon (örneğin, yüzen evler, dikey bahçeler) süreçlerinin öncelikli alanları arasına katabiliriz. Bunun yanı sıra, daha iyi bir kent planlaması, sessiz, güvenli, temiz ve yeşil kentsel alanlar tasarlamak suretiyle, yaşam kalitesini de iyileştirecektir. Ayrıca, pazarı yeni teknolojiler ve yeşil mimariyi teşvik etmek yoluyla yeni istihdam olanakları da yaratır.

Şehirler, insan ve faaliyet yoğunluğu sebebiyle önemlidir. Bunların sorunları tek başına yerel düzeyde çözülemez. Yerel, ulusal ve bölgesel düzeylerinde daha yakın ortaklıklar ve koordinasyon gerektiren daha iyi politika entegrasyonu ve yeni yönetişime ihtiyaç bulunmaktadır. Kuşkusuz, etkin, birleştirilmiş bir politika içinde yaşadığımız birbirine bağlı dünyada kritik önem taşımaktadır.

Geographical coverage

[+] Show Map

Belge İşlemleri

Yorumlar

Şimdi kaydolun!
Yeni raporlar ve ürünler hakkında bildirimler alın. Şu anda 33003 abonemiz bulunmaktadır. Sıklık: 3-4 e-posta / ay.
Bildirimler arşivi
Bizi takip edin
 
 
 
 
 
Avrupa Çevre Ajansı (AÇA)
Kongens Nytorv 6
1050 Kopenhag K
Danimarka
Telefon +45 3336 7100