Yeşil bir ekonomi için atık yönetiminin ötesine geçmek

Dili değiştir
Article Yayınlandı 11.04.2016 Son değiştirilme 2016.09.15 10:50
Şu anki kaynak kullanımımız sürdürülebilir değil ve bu durum gezegenimize baskı yapmakta. Atık yönetiminin ötesine geçerek ve eko tasarıma, yeniliğe ve yatırımlara odaklanarak döngüsel ve yeşil bir ekonomiye geçiş yapmamız gerekiyor. Araştırma yalnızca üretimdeki yenilikleri değil, aynı zamanda iş modellerini ve finansman mekanizmalarını da destekleyebilir.

 Image © © Nikolaos Kalkounos, Picture2050 /EEA

Avrupa Komisyonu, 2 Aralık 2015 tarihinde, döngüsel ekonomiye ilişkin yeni bir kanun paketi teklifinde bulundu. Pakette, üretim ve tüketimden atık yönetimine ve ikincil ham maddeler piyasasına kadar, bir ürünün uzatılmış ömrünün farklı aşamaları bulunuyor. Teklif edilen eylemler, insanları enerji tasarrufuna teşvik ederek ve sera gazı emisyonlarını azaltarak hem çevreye hem ekonomiye katkı sağlamak, ayrıca tüm ham maddelerden, ürünlerden ve atıklardan maksimum değer ve kullanım elde etmek üzere tasarlandı.

Son yıllarda, çevre korumaya yönelik mevzuat, soruna özgü yanıtlardan ziyade daha entegre ve bütün bir sistemi ele alan yanıtlar içeren bir mevzuat haline geldi. Döngüsel ekonomi paketi de bu tür entegre politika yanıtlarının en yeni örneklerinden biridir ve kesinlikle Avrupa Birliği’nin “gezegenin ekolojik sınırları içinde daha iyi yaşamak” hedefine doğru atılan çok önemli bir adımdır.

Avrupa’da çevre: Durum ve genel görünüm 2015 raporumuz (SOER2015), günümüzde yüzleştiğimiz sürdürülebilirlik zorluklarının altını çiziyor. Hem Avrupa’da hem de dünya genelinde, gezegenimizin belirli bir süre içerisinde yerine koyabileceğinden daha fazla kaynak kullanıyor ve tüketiyoruz. Ekonomik etkinlikler bir yandan insanların refahına ve yoksulluğun azaltılmasına katkıda bulunuyor. Diğer yandan ise çevreyi kirletiyor, gezegeni ısıtıyor, insan sağlığına zarar veriyor ve gezegenin bize kaynak sağlama kabiliyetini azaltıyor. İklim değişikliği ve nüfus artışı da, kapsamlı ve acil önlemler alma gerekliliğini daha fazla artırıyor.

Şu ana kadar hiçbir ülkenin “daha iyi yaşamayı” da, “kendi doğal kaynaklarıyla” yaşamayı da başaramamış olmasına rağmen, umut veren bazı işaretler de yok değil. Avrupa Birliği, ekonomik büyüme ile enerjinin ve materyallerin tüketimi arasındaki bağlantıyı koparmaya başladı. Avrupalılar kentsel atıklarının büyük bir bölümünü geri dönüştürüyorlar ve atık sahasına daha az çöp gönderiyorlar. Eko-endüstriler (örneğin yenilenebilir enerji, atık su arıtımı, hava kirliliği kontrolü vb. üzerinde çalışan endüstriler), son zamanlardaki durgunluğa rağmen geçtiğimiz on yılda kayda değer bir büyüme kaydetti ve istihdam yarattı.

Ham maddeye olan bağlılığı azaltmak

Döngüsel bir ekonomi, özellikle de yenilenmeyen kaynaklar olmak üzere yeni kaynakların kullanıma “girmesini” azaltmaya, ekonomideki kaynakları elinden geldiğince kullanmaya, yeniden kullanmaya ve bunlara değer biçmeye, emisyonların ve atıkların “çıkışını” en aza indirmeye çalışır.

Verilen mesaj çok açıktır; atık miktarındaki potansiyel bir azalma, ekonomi ve insan sağlığı için azımsanamayacak kazanımlar sağlayabilir. Halihazırda kullanılmış kaynakları kullanımda tutmak yalnızca ham maddeye (ülke içinde kullanılan veya ithal edilen) olan bağlılığı azaltmakla kalmaz, aynı zamanda çevresel baskıları azaltırken rekabet gücünü de artırır. AÇA tarafından yapılan bir ön analiz, Avrupalı ülkelerin, özellikle kaynaklara olan bağlılıkla ilgili ekonomik endişeleri nedeniyle, kaynak verimliliklerini artırmak için önlemler aldıklarını ortaya koymaktadır.

Atıkların önlenmesi, geri dönüşüm ve daha iyi atık yönetimi, ekonomiye girişleri ve ekonomiden çıkışları en aza indirmek için kesinlikle elzem unsurlardır. Ancak madde döngüsünü kapatmak, çevre, insan sağlığı ve refah üzerindeki etkileri önlemek için yeterli değildir. Döngüsel ekonomi yaklaşımları atık yönetiminin ötesine geçmeli ve yeşil ekonomiye geçişi kolaylaştırmalıdır. Ürünleri üretme, tüketme ve elden çıkarma şeklimizi yeniden gözden geçirmeliyiz.

Eko-tasarım potansiyelini geliştirmek

Öncelikle, eko-tasarım, geri dönüşüm potansiyelini artırmak ürünlerin ömrünü uzatmak için gereklidir. Ürünleri kolayca onarılabilecek şekilde üretebilir, yalnızca bozuk olan parçalarını değiştirebilir ve optimum geri dönüşüm için bu ürünlerin bileşenlerini kolayca ayrıştırabiliriz.

Ayrıca ürünlerimizde kullandığımız maddelerin sağlık ve çevre boyutlarını da göz önünde bulundurmamız gerekir. Eko-tasarım, kullandığımız maddelerin daha iyi alternatiflere sahip olan yüksek çevresel boyutlarla değiştirilmesine gerçek anlamda yardımcı olabilir. Örneğin tehlikeli kimyasal maddelere maruz kalmak ciddi bir sağlık sorunu doğurabilir. İnsanların tehlikeli maddelere maruz kalmasını önlemek ve ekosistemleri kimyasal kirlilikten korumak için, temiz madde döngülerini kullanabiliriz.

Benzer şekilde ahşap, bitkisel mahsuller veya fiber gibi biyolojik kaynaklı maddeler ve birçok ürün ve enerji ihtiyacı için kullanılabilir. Ancak biyolojik kaynaklı maddelere geçiş, ilgili eko sistem ve sağlık etkileri göz önünde bulundurularak analiz edilmelidir. Örneğin enerji için ormanları yok etmek ve ağaç yakmak hava kirliliğini daha da kötü bir hale getireceği için bu konuda sınırlamalar vardır.

Yeniliği teşvik edecek yatırımlar

Eko yeniliği ve araştırmayı destekleyen yenilikçi çalışmalar, döngüsel bir ekonomiye geçiş için elzem adımlardır. Yenilik yalnızca üretim süreçleriyle sınırlı değildir. Yeni iş modelleri de teşvik edilebilir ve desteklenebilir. Ürün satmak yerine hizmet sağlayan yenilikçi çözümlere dair birçok örnek bulunmaktadır, örneğin ulaşım ihtiyaçlarınızı karşılamak için bir araba sahibi olmak zorunda değilsiniz. Hizmet tedarikine odaklanan ve ortak çalışmaya dayalı olan bu tür iş modelleri, yeni finansman mekanizmalarından faydalanabilir; zira yatırım ve kâr zamanla farklı bir model izler.

Avrupa’daki kamu fonları eko-yeniliği zaten destekliyor; ancak bugün oynadıklarından daha güçlü bir rol oynamaları da mümkün. Altyapıya, araştırmaya ve şehirlere yapılan yatırımların tümü, yeşil bir ekonomiye geçişi kolaylaştırmaya yönlendirilebilir. Net bir finansal ve düzenleyici çerçeve tarafından desteklenen sürdürülebilirlik taahhüdü, tüm paydaşlara gereken sinyali gönderiyor.

Yeşil ve döngüsel bir ekonomiye geçiş yapmanın bazı gruplara ve sektörlere fayda sağlarken diğerlerinin üzerinde baskı oluşturacağı ortadadır. Politika yapıcıların, hem Avrupa içerisindeki hem de global anlamdaki eşitlik hususlarını dikkate almaları ve ihtiyaç duyulan sosyoekonomik geçişi kolaylaştırmak ve bu geçişe yönelmek için bazı destek tedbirler sunmaları gerekecektir.

 

Hans Bruyninckx

AÇA İcra Direktörü

2015/1 sayılı AÇA bülteninde yayımlanan baş makale, Mart 2016

 

İlgili içerik

Geographic coverage

Austria, Belgium, Bulgaria, Croatia, Cyprus, Czech Republic, Denmark, Estonia, Finland, France, Germany, Greece, Hungary, Iceland, Ireland, Italy, Latvia, Liechtenstein, Lithuania, Luxembourg, Malta, Netherlands, Norway, Poland, Portugal, Romania, Slovakia, Slovenia, Spain, Sweden, Switzerland, Turkey, United Kingdom
kategorileri:
Avrupa Çevre Ajansı (AÇA)
Kongens Nytorv 6
1050 Kopenhag K
Danimarka
Telefon +45 3336 7100